Artvin Çoruh Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@Artvin, Artvin Çoruh Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.




 

Güncel Gönderiler

Öğe
Ön lisans düzeyinde turizm eğitimi alan öğrencilerin sürdürülebilir turizme yönelik görüşlerinin değerlendirilmesi: Arhavi Meslek Yüksekokulu örneği
(İrfan YAZICIOĞLU, 2026) Kıvılcım Zorba, Burcu
Bu çalışmanın amacı, turizm ön lisans programında öğrenim gören öğrencilerin sürdürülebilir turizme yönelik görüşlerini, sürdürülebilir turizm dersi kapsamında yürütülen eğitim süreci bağlamında incelemektir. Araştırmada kullanılan yöntem nitel, örneklemi amaçlı örnekleme, deseni ise özgürleştirici/geliştirici/eleştirel eylem araştırmasıdır. Bu çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği (mülakat) kullanılmıştır. Elde edilen veriler, MAXQDA 24 programı ile tematik olarak analiz edilmiş ve “Fayda”, “Katılım” ve “Farkındalık” olmak üzere üç alt tema belirlenmiştir. Analiz sonucunda, katılımcıların sürdürülebilir turizm dersi almadan önce kavrama ilişkin fikirleri olmadığı, dersi aldıktan sonra sürdürülebilir turizmi “koruma” ve “devamlılık” sözcükleri ile eşleştirdikleri görülmüştür. Ayrıca, katılımcılar dersi aldıktan sonra çevre ve koruma bilinci kazandıklarını, gelecekte sürdürülebilir turizme aktif olarak katılmak ve bölgenin sürdürülebilir gelişimi için bireysel olarak çaba sarf etmek istediklerini ifade etmiştir. Bu çalışmadan elde edilen bulgular doğrultusunda, sürdürülebilir turizm dersinin öğrencilerin sürdürülebilir turizm kavramına ilişkin algı ve farkındalıklarını geliştirdiği söylenebilir.
Öğe
Afet sonrası dönemde gastronomi imajının çevrimiçi restoran yorumları üzerinden analizi: Malatya örneği
(İrfan YAZICIOĞLU, 2026) Türkoğlu, Turgut; Kart, Nurullah; Yayla, İsa
Araştırmada, restoran işletmelerine yönelik çevrimiçi müşteri yorumları çerçevesinde Malatya ilinin gastronomi imajının belirlenmesi amaçlanmıştır. 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan depremlerin bölge üzerindeki yıkıcı etkileri dikkate alınarak, gastronomi imajına ilişkin güncel bir değerlendirme yapabilmek amacıyla 1 Ocak–5 Temmuz 2025 tarihleri arasında Google Haritalar platformunda yapılan 849 yorum incelenmiştir. Verilerin analizinde MAXQDA’20 nitel veri analiz programı kullanılmış; elde edilen veriler temalar, kodlar ve alt kodlar hâlinde sistematik biçimde çözümlenmiştir. Araştırma bulgularına göre Malatya’nın yöresel lezzetleri ve ürün çeşitliliği ziyaretçiler tarafından olumlu değerlendirilmiş; restoranlarda sunulan yiyeceklerin lezzet açısından başarılı bulunduğu tespit edilmiştir. İşletme çalışanlarının güler yüzlü ve ilgili olmaları, hızlı servis sunmaları müşteri memnuniyetini artıran önemli unsurlar arasında yer almıştır. Müşterilerin tavsiye ettiği ürünler incelendiğinde kiraz yaprağı sarması, tandır kebabı, kâğıt kebabı başta olmak üzere yöresel yiyecekler ile kaşarlı alabalık, balıklı pizza, kavurma, beyti gibi beyaz ve kırmızı et ürünleri tavsiye edilmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda, bölgenin gastronomi imajının korunması ve güçlendirilmesi için işletmelere ve turizm paydaşlarına yönelik çeşitli öneriler geliştirilmiştir.
Öğe
Crowd management strategies in mass events: Theoretical and practical approaches
(Ahmet Fidan, 2026) Karayaman, Saffet; Yıldız, Seçkin
Today, crowd management has become an important field of study within security management sciences. Effective crowd management strategies are essential for large-scale events, demonstrations, sporting competitions, and crisis situations. This article examines both theoretical frameworks and practical strategies developed for crowd management, supported by real-world examples. In terms of methodology, the study is based on a qualitative review and descriptive case study analysis of crowd management incidents. Academic studies, policy documents, and official reports were analyzed to identify common patterns, theoretical frameworks, and best practices in managing large gatherings. The study consists of the following sections: the concept and characteristics of crowds, crowd management strategies, misconduct of officials and examples of correct practices, international examples, and the conclusion. Key topics such as crowd psychology, risk management, technological tools, and the role of law enforcement are also discussed. With a particular focus on official misconduct, the study provides essential suggestions on proper approaches to crowd management. Identified forms of misconduct include: excessive use of force, misinformation or lack of communication, absence of preventive dialogue, aggressive or provocative behavior, unplanned or uncoordinated interventions, inadequate response, and blocking of escape routes. Examples from several countries illustrate how poor intervention can lead to loss of control in crowd situations. The study emphasizes that proper training of security forces and conscious decision-making during crises are crucial to preventing potential chaos. It further suggests that professionals responsible for crowd management should receive formal Crowd Management Training. In the future, the integration of data analytics and artificial intelligence systems is expected to enhance the effectiveness of crowd management strategies.
Öğe
Kadro Hhreketi’nden günümüze kalkınma yaklaşımı: Devletçi girişimcilik, kuramsal süreklilikler ve çağdaş ayrışmalar
(Ahmet Arif Eren, 2026) Kurtuluş Şimşek, Güneş; Berberoğlu, Murat
Kadrocuların sınıfsız bir toplum yaratma iddiasını, devletin girişimci kapasitesiyle harmanlayan kalkınma anlayışı, ekonomik alanı, toplumsal dönüşümün kurucu mekânı hâline getiren planlamacı bir vizyonla bütünleşmiştir. Bu nedenle Kadro, yalnızca erken Cumhuriyet’in politik ekonomi tartışmalarına eşlik eden bir entelektüel yönelim değil, Türkiye’de kalkınma söyleminin nasıl kurulduğunu, hangi normatif dayanaklara yaslandığını ve hangi ideolojik sınırlar içinde yeniden üretildiğini sorgulamak için güçlü bir teorik mercek sunmaktadır. Buradan hareketle makale, Türkiye’nin erken Cumhuriyet döneminde şekillenen iktisadi kurgusunu, devletçilik ekseninde örgütlenen kalkınma ve sanayileşme stratejilerinin ötesine geçerek Kadro Hareketi üzerinden yeniden yorumlamaktadır. Çalışmanın temel amacı, Kadro’nun bu devletçi kalkınma kurgusunu çağdaş kalkınma yaklaşımlarının çoğulcu ve parçalı teorik evreniyle karşılaştırmalı biçimde tartışmak; böylece tarihsel sürekliliklerin hangi eksenlerde korunduğunu, hangi noktalarda ise belirgin kırılmaların ortaya çıktığını görünür kılmaktır. Sürdürülebilirlik, çevresel sınırlar, girişimci devlet, neo-kalkınmacı yönelimler, ulusal inovasyon sistemleri ve post-kalkınmacı eleştiriler gibi güncel tartışmalar ışığında yürütülen analiz, erken Cumhuriyet’in iktisadi mimarisini bugünün kalkınma söylemini hâlâ şekillendiren bir entelektüel miras olarak ele almaktadır. Bu çerçevede makale, Türkiye’nin kalkınma paradigmasının uzun erimli dönüşümünü anlamak için yeni bir tartışma zemini sunmaktadır.
Öğe
Osmanlı-İngiliz ekonomik münasebetleri çerçevesinde ticari kökenli bir krizin diplomasi ve siyasete yansımalarını İngiliz arşiv belgelerinden okumak: 1883 Fırat ve Dicle Nehirlerindeki Seyrüsefer Krizi
(Yahya Aydın, 2026) Taşkın, Faruk
Bu çalışma, 1883 yılında Osmanlı Devleti ile İngiltere arasında Dicle ve Fırat nehirlerinde ortaya çıkan seyrüsefer krizini, ekonomik kökenleri ile diplomasi ve uluslararası hukuk alanındaki yansımaları çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada yöntem olarak, başta Foreign Office arşivlerinin FO 424/137–138 serisindeki gizli yazışmalar olmak üzere, konsolosluk raporları, diplomatik muhtıralar ve dönemin ikincil literatürü belge merkezli bir analizle değerlendirilmiştir. Bu yöntem doğrultusunda elde edilen bulgular, krizin temelinde 1834 ve 1841 fermanlarının farklı yorumlanmasından doğan bir statü uyuşmazlığının bulunduğunu; İngiltere’nin “kazanılmış hak” söylemine karşı Osmanlı’nın iç su egemenliğine dayalı dar bir hukukî yorum geliştirdiğini; Bağdat ve Basra’daki yerel idarenin uygulamalarının krizi hızla derinleştirdiğini; Musurus Paşa’nın diplomatik müdahaleleri ile Redhouse’un filolojik değerlendirmelerinin ise Osmanlı tezini güçlendirdiğini göstermektedir. Çalışma ayrıca, seyrüsefer meselesinin yalnızca bir imtiyaz hukuku tartışması değil, aynı zamanda Osmanlı’nın ekonomik millîleştirme çabaları, İngiltere’nin Hindistan stratejisi ve Avrupa güç dengeleriyle yakından ilişkili çok katmanlı bir kriz olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bulgular ışığında çalışma, Osmanlı Devleti’nin uluslararası baskılara rağmen iç su egemenliği ilkesini koruma yönündeki politikalarının, Tanzimat sonrası dönemde ekonomik bağımsızlık arayışının bir parçası olarak okunabileceğini önermektedir.