Artvin Çoruh Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@Artvin, Artvin Çoruh Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
Bir kamu hastanesi çalışanlarında iş sağlığı ve güvenliği performansının değerlendirilmesi ve Fine Kinney metodu ile risk analizi
(Artvin Çoruh Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025) Koyunoğlu, Halit Çağrı
İş güvenliği, çalışma ortamında karşılaşılabilecek mevcut tehlikeler ile çalışan sağlığını riske atabilecek faktörlere karşı koruma sağlamayı amaçlayan; aynı zamanda daha sağlıklı, güvenli ve verimli bir çalışma ortamı sağlamayı hedefleyen entegre ve sistematik bir tatbik sürecidir. Hastaneler, hasta bireylerle direkt etkileşim içinde olunması nedeniyle, yapıları gereği çok yönlü riskler barındıran kurumlardır. Bu sebeptendir ki hem dünyada hem de Türkiye’de tıbbi hizmet alanında görev yapan personel, sağlık ve güvenlik perspektifinden bakıldığında önemli tehditlerle karşı karşıya kalması kaçınılmazdır. Tıbbi hizmet sağlayıcıların başında gelen hastanelerin risk düzeylerinin belirlenmesi ve buna ilişkin önlemler alınması bu hususta oldukça elzemdir.
Bu tez çalışması kamu bünyesinde faaliyet gösteren kurum çalışanlarında İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) performasının değerlendirilmesi ve Fine Kinney metodu ile çalışma alanının risk analizinin değerlendirilmesi amacıyla yürütülmüştür. Mevcut çalışmada İSG performansının değerlendirilmesi personel bilgi formu, İSG uygulamaları performans ölçeği ile gerçekleştirilirken, risk analizinde ise Fine Kinney risk analizi yönteminden yararlanılmıştır. Örneklemi Erzurum Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum kliniğinde görevli 197 personel oluşturmuştur. Verilerin analizi SPSS 26 paket programında yapılarak veriler ortalama, yüzdelikler ve standart sapma ile sunulmuştur. Verilerin normallik dağılımlarında Skewness ve Kurtosis analizleri kullanılmıştır.
Katılımcıların ölçek genel puanı analiz edildiğinde İSG uygulamaları performans değerlendirmelerinin orta olduğu, 36-40 yaş aralığındaki katılımcı çalışanların İSG uygulamaları performansının 18-25 yaş aralığında olan katılımcı çalışanlara göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Medeni durumu evli, cinsiyeti kadın ve eğitim düzeyi üniversite mezunu olan katılımcıların İSG uygulamaları performansının bekâr katılımcılara göre daha iyi seviyede olduğu bulunmuştur. Geliri giderinden az olan katılımcıların İSG uygulamaları performansı geliri giderine eşit olanlara göre daha düşüktür. Bu çalışmada meslekte ve kurumda 16 yıldan fazla çalışan bireylerin İSG uygulamaları performanslarının 6-10 yıl çalışanlara göre daha düşük olduğu bulunmuştur. Hekim, hemşire ve tıbbi sekreterlerin İSG uygulamaları performansının teknik personele göre daha fazla olduğu bulunmuştur. Daha önce iş kazası geçirenlerin İSG uygulamaları performansının iş kazası geçirmeyenlere göre daha düşük olduğu bulunmuştur. Çalışmada iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eğitim alanların İSG uygulamaları performansının eğitim almayanlara göre daha iyi olduğu bulunmuştur. Sonuçlardan yola çıkarak İSG uygulamaları performanslarının gelişimine destekte bulunulmalı, eğitim programları ve takibi düzenli aralıklara yapılmalıdır.
Risk analizi çalışmasında ise Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği ameliyathanesinde 116, poliklinik ve kan alma kısmında 90 adet, travay doğum lohusa odalarında 110 ve yatan hasta servisinde 123 adet olmak üzere tehlike kaynağı tespit edilmiştir. Kısımlar arası tespit edilen tehlike kaynaklarının çoğunluğu benzer olup, farklı tehlike kaynağı tespiti de yapılmıştır. Çalışma sonucunda analiz sonuçları değerlendirilerek düzeltici ve önleyici faaliyetlerde tahmini risk derecelerini uygun düzeylere düşürülmeye çalışılmıştır.
Okul dışı öğrenme ortamlarının sosyal bilgiler öğretmen adaylarının iklim değişikliğine yönelik farkındalıklarına ve bilgi düzeylerine etkisi
(Artvin Çoruh Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025) Kaya, Halime
Sosyal bilgiler öğretiminde önemli bir yer edinen okul dışı öğrenme ortamları, çeşitli içeriklerin hedef kitleye aktarılmasında kullanılmaktadır. Buna ek olarak bazı konulara yönelik bilgi düzeyi ve farkındalığın geliştirilmesinde de okul dışı öğrenme ortamları kullanılabilmektedir. Bu bağlamda ele alınabilecek konulardan birisi de iklim değişikliği konusudur. Çalışmada sosyal bilgiler öğretmen adaylarının iklim değişikliğine yönelik bilgi ve farkındalık düzeyleri üzerinde okul dışı öğrenme ortamlarının etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmada karma yöntem araştırması kullanılmıştır. Araştırma kapsamında Meteoroloji İl Müdürlüğü (Ölçüm İstasyonu), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, planetaryum ve kütüphane gibi alanlar okul dışı öğrenme ortamı olarak kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu sosyal bilgiler öğretmen adayları oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında veri toplama aracı olarak iklim değişikliği bilgi testi ve farkındalık ölçeğine ek olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu ve günlük formu kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin çözümlenmesinde t-testi ve içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Çalışma sonucunda okul dışı öğrenme ortamlarında yapılan etkinlikler sosyal bilgiler öğretmen adaylarının iklim değişikliği konusu hakkındaki bilgi ve farkındalık düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı derecede pozitif yönlü bir etkide bulunmuştur. Buna ek olarak katılımcıların okul dışı öğrenme ortamı kullanımının iklim değişikliğine yönelik bilgi ve farkındalıkları arttırdığı, bu ortamların sosyal bilgiler dersinde bir takım konu, değer ve becerilerin öğretiminde kullanılabileceği görüşüne sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular doğrultusunda iklim değişikliği konusuna yönelik bilgi ve farkındalık kazandırmada okul dışı öğrenme ortamlarının etkinlik odaklı olarak kullanılması önerilmektedir.
İbrahim Erkal'ın eserlerinin kültürel ögeler ve değerler eğitimi açısından incelenmesi
(Artvin Çoruh Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025) Akbulut, İbrahim
Bu çalışma, Türk sanatçı İbrahim Erkal‟ın sözlü ve yazılı eserlerinde yer alan kültürel ögeleri analiz etmek ve değerler eğitimi unsuru olabilecek ifadeleri ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaç çerçevesinde nitel araştırma modeli ve tarama yönteminin kullanıldığı çalışmada doküman analizi ve betimsel analiz kullanılmıştır. Sanatçının yayınladığı 15 albüm içerisinde özgün 149, özgün olmayan 21 eser ile birlikte toplamda 170 müzik eseri bulunmaktadır. Şiirlerini derlediği “Ben Bu Şöhreti Sevmedim” isimli kitap içerisinde ise özgün 44 adet şiiri bulunmaktadır. Araştırmada 214 eserin tamamı analiz edilerek 754 Erzurum ağzı örneği tespit edilmiştir. Tüm bu eserlerin incelendiği çalışma üç boyut içerecek şekilde tasarlanmıştır. Çalışmanın birinci boyutunda, İbrahim Erkal‟ın hayatı, müzik kariyeri ve sanatçının Türk müziği ve popüler kültür üzerindeki etkileri incelenmiştir. Ayrıca Erkal‟ın eserlerindeki temalar, söz ve müzik tarzı üzerine genel bir değerlendirme yapılmıştır. Çalışmanın ikinci boyutunda ise İbrahim Erkal‟ın eserlerine yansıttığı kültürel ögeler Tomalin ve Stempleski‟nin (1993) kültüre yönelik yaptığı sınıflandırma baz alınarak incelenmiştir. Türk müziği geleneği, Anadolu kültürü, kullandığı dil ve yöresel ağız özellikleri ve diğer kültürel unsurlar üzerinde durulmuş, bu ögelerin nasıl işlendiği ve yorumlandığı üzerine analizler sunulmuştur. Üçüncü boyutta ise sanatçının eserlerinde temsil edilen ve aktarılan değerlerin, Schwartz‟ın (1992) değerler ölçeği ile elde edilen temel değerler ve alt değerlere göre hangi kategorilere denk geldiği belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, İbrahim Erkal‟ın eserlerinin sadece müzikal bir yansıma olmadığı, aynı zamanda Türk kültürel mirasını ve değerlerini önemli ölçüde yansıttığı görülmüştür. Eserlerinde işlenen temaların, kullanılan dil ve yöresel ağız özelliklerinin, müzik tarzının, Türk müziği geleneğinin ve Anadolu kültürü gibi unsurların, Türk toplumunun yaşam tarzını, değerlerini ve kimliğini yansıtan önemli unsurlar olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.
Ekolojik restorasyonda yeni emprenye maddeleri ve kullanım ölçeği
(Artvin Çoruh Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025) Alkan, Elif
Ekolojik ortam yüzyıllar boyu insan hayatının idamesinde çok çeşitli katkılar sağlamıştır. Midye kabuğu ekstraktının (Chamelea gallina) maun (Swietenia mahagoni) ve larex (Larix decidua) odunlarının fiziksel, mekanik ve termal özellikleri üzerindeki etkileri incelenmiştir. %2, %4 ve %6 konsantrasyonlarda hazırlanan çözeltiler, daldırma yöntemiyle 30 dakika, 6 saat ve 24 saat sürelerle uygulanmıştır. Emprenye sonrası numunelerde yoğunluk, retensiyon, basınç ve eğilme dayanımı ile elastikiyet modülü ölçülmüş, ayrıca termal özellikler termogravimetrik analiz (TGA) ile değerlendirilmiştir.
Deneysel bulgulara göre, larex odunu midye kabuğu ekstraktını istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek absorpsiyon kapasitesi göstermiş ve hem fiziksel hem de mekanik özelliklerde maun odununa kıyasla daha etkin sonuçlar vermiştir. Özellikle %4 ve %6 konsantrasyonlardaki uygulamalar, larex odununda yüksek retensiyon (maks. 35,44 kg/m³), yoğunluk artışı (tam kuru yoğunluk 0,75 g/cm³) ve mekanik dayanım iyileşmesi sağlamıştır. Buna karşılık, maun odununda uzun süreli ve yüksek konsantrasyonlu uygulamaların elastikiyet modülü gibi bazı mekanik özellikleri olumsuz etkilediği saptanmıştır. TGA sonuçları, maun odununun 320 °C üzerinde, larex odununun ise 298 °C civarında bozunmaya başladığını göstermiştir. Midye kabuğu katkısı, başlangıç bozunma sıcaklıklarını artırmış ve 550 °C’de kalan inorganik miktarı yükselterek CaCO₃ katkısının kömürleşmeyi desteklediğini ortaya koymuştur. Sonuç olarak, midye kabuğu ekstraktının biyolojik temelli ve çevre dostu bir emprenye maddesi olarak özellikle larex gibi yapısal uygulamalarda etkin bir alternatif oluşturduğu tespit edilmiştir. Organik bir materyal olan midye kabuğu, geleneksel kimyasal emprenye maddelerine bir alternatif olarak tarihi ahşap yapıların iç ve dış yapısal bileşenlerinde kullanılabilirligi ortaya konmuştur.
Ahmedî'nin İskendernâme'sinde geçen coğrafi mekânların harita temelli analizi
(Artvin Çoruh Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025) Akpulat, Asuman
Batı dünyasında yüzyıllar boyunca büyük ilgi gören İskender anlatıları, zaman içerisinde birçok farklı kültürde kendine yer edinerek İskendernâme türünün ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Özellikle Arap ve İran edebiyatlarında zenginleşerek edebi bir boyut kazanan bu anlatılar, İskendernâme yazma geleneğinin de öncüsü olmuştur. Bu gelenek, Türk edebiyatında da oldukça rağbet görmüş ve birçok divan şairi tarafından iskendernâme yazılmıştır. Bu bağlamda Ahmedî’nin İskendernâme’si bu geleneğin önemli bir halkası olarak öne çıkmış ve Klasik Türk edebiyatında hatırı sayılır bir yer edinmiştir. İskendernâmeler sadece tarihi bir anlatı değil aynı zamanda dönemin sosyal, siyasal, kültürel, dini ve coğrafi anlayışını da yansıtan ansiklopedi niteliğinde eserlerdir. Bu çalışmada Ahmedî’nin İskendername’sindeki mekânlar, İskender’in seferleri doğrultusunda sırasıyla incelenmiş, metindeki güzergâhın tarihi ve coğrafi gerçeklikle olan ilişkisi tespit edilerek harita üzerinde gösterilmiştir. Söz konusu mekânların hangisinin tarihi ve coğrafi gerçeklikle örtüştüğü hangisinin kurgusal ya da sembolik olduğu ortaya konmaya çalışılmıştır.




















