Yazar "Eren, Ahmet Arif" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 6 / 6
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Are changes in electricity production perpetual or temporary: an evidence from emerging countries(Springer, 2022) Eren, Ahmet Arif; Şimşek, Orhan; Adalı, ZaferThis study intends to distinguish the stationarity features of electricity production from oil, gas, and coal (% of total) in six emerging countries for 1971–2015. Within this objective, the first-generation panel unit root tests, the second-generation panel unit root tests introduced by Pesaran (General diagnostic tests for cross section dependence in panels, Institute for the Study of Labor (IZA), 2004), and a newly offered panel unit root test allow for sharp and smooth structural breaks improved Bahmani-Oskooee et al. (Applied Financial Economics, 24:1429–1438, 2014) are employed. The first and second-generation panel unit root test result displays that the electricity production is not stationary. This finding mentions that the energy policies will have a long-lasting impression on electricity production. In contrast, Panel Unit Root Tests with Multiple Sharp Breaks test confirm that the fluctuations in the electricity production are temporary and, therefore, the electricity production is prone to return its long-run trend path. According to the univariate version of the unit root tests, the temporary effects of the shocks on the electricity production holds for Brazil, Mexico, and Turkey; while the permanent effect is valid for China, Indonesia, and India. According to the result, it is recommended that China, Indonesia, and India diminish the percentage of nonrenewable energy resources in electricity productionÖğe A development path from global south: national development banks of China and Brazil(IJOPEC, 2017) Şimşek, Orhan; Eren, Ahmet Arif; Adalı, ZaferNational Development Banks (NDB) are one of the important institutions. Especially, Keynesian sights have increasingly emphasized this institution since WWII in the belief that NDB can solve capital insolvency and accelerate growth via the provision of long-term financing. With the attempt to neoliberal globalization, developing countries described as Global South have desperately need of industrialization but persisting problems such as financial deficiency and lack of entrepreneurship in these countries impair the industrialization. As a result, regarding the promotion of national industrialization, NDB can be defined as the engine of the economy in the Global South. On the other hand, despite the common characteristic of backwardness and desire of industrialization, each developing country constantly encounter different structural problems so national development banks must produce solutions in this direction and authorities should design their institution in terms of their own characteristics. This study aims to define generally NDB's historical economic role with respect to development sight. Within this scope, two important Global South countries' national development (China and Brazil) banks will be analyzed.Öğe Ekonomide bireysellik hikayesinin anlatıcısı kimdi: mandeville mi yoksa smith mi?(Tarih Okulu Dergisi, 2015) Eren, Ahmet ArifBu çalışmada Adam Smith ve Bernard Mandeville’in eserlerinden hareketle bireyciliğin (kişisel çıkarın) tarihsel kökenleri ele alınacaktır. 18. Yüzyıl yazarlarının çoğu, kişisel çıkar peşindeki koşuşturmacanın ahlaki olarak nasıl meşrulaştırılacağı sorusunu cevaplamaya çalışıyorlardı. Bu konudaki çalışmaları ile Smith, ekonomi politiğin bilgi oluşum sürecindeki bireyin inşasından sorumludur. Ancak bu oluşum süreci, “Ulusların Zenginliği” ve “Ahlaki Duygular Kuramı” kitaplarının bütüncül olarak ele alınması sorununu çözmek için yeterli bir cevap hala yaratamamıştır. Bu bağlamda “Ahlaki Duygular Kuramı” genellikle ihmal edilmektedir. Bu bağlamda Smith’in birey sunumu “Ulusların Zenginliği” yapısı altında bir prototip ile sınırlandırılmıştır ve iktisat biliminin analitik gereksinimlerine büyük ölçüde uymaktadır. Buna karşın Mandeville’in yarattığı birey iktisadi araştırmada Smith’in bireyinden daha elverişli bir araçtır. Bu çalışmada bu birey prototipinin inşa serüveni Adam Smith ve Bernard Mandeville’in uzlaşıları ve anlaşmazlıkları ile birlikte değerlendirilecektir. İktisatçılar neden Mandeville’in değil de Smith’İn bireyini tercih ettikleri çalışmada cevaplandırılmaya çalışılan temel sorudur.Öğe Kamu iktisadi teşebbüslerinin ve özelleştirmenin ekonomi-politiği: Türkiye örneği(Cumhuriyet Üniversitesi, 2022) Eren, Ahmet Arif; Şimşek, OrhanPolitik iktisadın merkezi tartışması olan devlet-piyasa ikiliğinde çok önemli bir alanı kaplayan devlete ait işletmeler/kamu iktisadi teşebbüsleri (KİT’ler), tarih boyunca ülkelerin ulusal kapitalizmlerini oluşturmada, kalkınma deneyimlerinde dikkate değer şekilde görevler üstlenen birer araç olmuştur. Ancak bu durum, kamu iktisadi teşebbüslerini tartışılan, varlığı sorgulanan ve eleştirilen birer kurum olmaktan kurtaramamıştır. Öyle ki, neoliberal manifesto olarak kabul edilen Washington Uzlaşısı çerçevesinde devletin küçültülmesi hevesiyle başlatılan özelleştirme furyası, birçok ülkede kamu mülkiyetinin bu şirketlerden el çekmesine neden oldu. Ağırlıklı olarak gelişmekte olan ülkelerde temel kamusal hizmet alanlarındaki kamu iktisadi teşebbüsleri dahi özelleştirildi. 2000’li yıllara gelindiğinde ise, yaşanan ekonomik ve finansal krizler (örneğin 2008 küresel krizi), devletin ekonomiye geri dönüşünün güçlü bir şekilde seslendirilmesini beraberinde getirdi. Bu durum kamu iktisadi teşebbüslerini de yeniden sahneye çıkardı. Özellikle Çin merkezli kamu iktisadi teşebbüslerinin ve yine mülkiyeti devlet ait ulusal varlık fonu işletmelerinin küresel birer aktör haline gelmesi ve devletçi kapitalizmin farklı bir formatta dönüşü, bu kurumlara olan ilgiyi artırdı. Ancak kamu iktisadi teşebbüslerinin yeniden dönüşünü anlamak, kavramak ve yorumlamak, tarihe müracaatı zorunlu kılmaktadır. Kapitalizmin met-cezir dalgalarının ortasında kalan bu kurumların günümüzde yeniden önem arz etmesini, politik iktisadın hacimli tartışmalarından soyutlamak mümkün değildir. Dolayısıyla bu çalışmada, önce devletin ekonomik faaliyetlerinin kapitalizmdeki yerine ve günümüzde yükselen devletçi kapitalizme Adam Smith ve iktisadi düşünce tarihi perspektifinden bakılmış, daha sonra ise, devletin ekonomik faaliyetlerinin en öncelikli aracı kamu iktisadi teşebbüslerine yönelik politikalar Türkiye örneği üzerinden irdelenmiştir. Türkiye’nin kamu iktisadi teşebbüsleri serüveni üzerine yapılan değerlendirmeler sonucunda, gelinen noktada devletçi ekonomi modeline doğru bir yönelimin olduğu kabul edilmektedir. Bu bağlamda çalışma, devletin ve devlet işletmelerinin geri plana itildiği düşüncelerin reddiyesi ile sonlandırılmıştır.Öğe Neo-liberal küreselleşme ve sosyal hareketler: Kazova işçileri örneği(Ankara Üniversitesi, 2017) Bilgin, Ayhan; Eren, Ahmet ArifNeo-liberal dönemde küreselleşme ile birlikte artan rekabet koşulları, sermayenin emek üzerindeki denetimini arttırmaya yöneltmektedir. Bu anlamda neo-liberal dönemde emek sermaye çelişkisinin azalmadığı aksine yoğunlaşarak ve çeşitlenerek devam ettiği, hem dünya ölçeğindeki hem de Türkiye'deki emek mücadeleleri ve toplumsal hareketlerde gözlemlenebilir. Bu çalışmada bu perspektiften hareket ederek, neo-liberal küreselleşmenin Türkiye hazır-giyim sektöründe ki üretim ve emek süreçleri/hareketleri üzerindeki etkileri Kazova Fabrikası örneğinde irdelenmiştir. Çalışma Kazova işçi direnişinin özgün gelişim seyri üzerinde odaklanmış ve özellikle Gezi Hareketiyle çakışması sonucunda ortaya çıkan etkileri üzerinde durulmuştur. Ayrıca işçilerin kooperatifleşme ve öz-yönetimci işletmeyi kurma ve sürdürme çabalarına değinilerek, böyle bir üretimin koşulları tartışılmıştır.Öğe Yeşil ekonomide ulusal varlık fonlarının rolü(2024) Şimşek, Orhan; Eren, Ahmet ArifDünya ekonomisi iktisadi bunalımlar ile mücadele ederken diğer yandan iklim değişikliği, doğal kaynakların tükenmesi ve çevresel tahribat sorunlarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Hem iktisadi hem de çevresel sorunlara müşterek bir çözüm üretme gayesinde olan yeşil ekonomi, son dönemlerde giderek artan düzeyde ön plana çıkmaktadır. Çevresel konuların ekonomideki karar alma süreçlerine entegresini öngören yeşil ekonomi, döngüsel, düşük karbonlu ve kaynak açısından verimli bir ekonomiye doğru bir rota çizerek, ekonomik büyüme ile çevresel tahribat arasındaki tarihsel bağı kırmaya çalışmaktadır. Diğer yandan da devletin önemli yatırım araçları olarak ortaya çıkan ulusal varlık fonları, yapacağı yatırımlarla yeşil ekonomiyle sinerji oluşturabilecek bir potansiyele sahiptir. Bu çalışmada, yeşil ekonomi ile ulusal varlık fonları arasındaki dinamik etkileşim ve ulusal varlık fonlarının sürece dahil olarak sürdürülebilir ekonomik büyümeyi nasıl teşvik edebilecekleri araştırılmaktadır.












