Yazar "Pakih, Handan" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Çoruh nehri havzasına bağlı Oltu mikro havzasında kanal ve oyuntu erozyonuyla gerçekleşen toprak kaybının belirlenmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2019) Pakih, Handan; Tüfekçioğlu, MustafaToprağı en fazla aşındıran erozyon çeşidi su erozyonudur. Su erozyonuyla gerçekleşen oyuntu ve kanal erozyonları ise büyük miktarda toprak kütlelerinin erozyona uğramasına ve taşınmasına neden olarak sel ve taşkın olaylarını tetiklemekte bu da rusubat birikimini artırmaktadır. Bu çalışma, Çoruh Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi kapsamında, Çoruh Nehri Havzasının alt havzalarından Oltu mikro havzasında 14 farklı deneme alanında gerçekleştirilmiştir. Deneme alanları rastgele seçilmiş 100 m uzunluğundaki kanal (1.sınıf ve 2.sınıf dereler) ve oyuntu sistemlerinden ibarettir. Bu 14 alandaki kuru ve sulu dere şevlerinde/kenarlarında "erozyon çubuk yöntemi" 2,5 yıllığına uygulanarak, oyuntu ve kanal erozyonuyla kaybolan toprak miktarı ölçülmüştür. Çalışmanın birinci (Haziran 2016 – Mayıs 2017) ve ikinci (Haziran 2017 – Mayıs 2018) yılları için ölçülen ortalama kanal ve oyuntu erozyonu değerleri sırasıyla 47,5 ve 30,5 ton/km/yıl'dır. Çalışmanın son altı aylık dönemi (Haziran 2018 –Kasım 2018) için bu değer yağış miktarının artmasıyla birlikte 159 ton/km/yıl olarak çok daha fazla hesaplanmıştır. İki buçuk yıl süresince üretilen ortalama yıllık toprak kaybı ise 90,2 ton/km/yıl'dır. Sonuç olarak bu çalışma kanal ve oyuntu erozyonun çok dinamik bir süreç olarak gerçekleştiğini, zamansal ve mekânsal ölçütlerin bu süreçte çok büyük bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur. Bu bağlamda bu tür çalışmaların daha uzun süreli yapılarak yağış farklılıklarının erozyona olan etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca elde edilen veriler bağlı olarak bu çalışma, havzada çeşitli ıslah tedbirlerinin (özellikle oyuntularda) alınarak toprak kaybının önlenmesi ve akarsularla taşınan sediment/rusubat miktarının azaltılması ve neticesinde barajların ekonomik ömrünün uzatılması için yapılacak olan yeni çalışmalara altlık oluşturacak şekilde öncü olma niteliğini taşımaktadır.












