Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Tilki, Fahrettin" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 20 / 41
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Artvin Çoruh nehri su havzasında erozyon kontrolü amaçlı ağaçlandırma çalışmalarının değerlendirilmesi
    (Artvin Çoruh Üniversitesi, 2010) Pekal, Kadir; Tilki, Fahrettin
    Bu çalışma, Artvin İli Çoruh vadisinde erozyon kontrol amaçlı yapılan ağaçlandırma çalışmalarını değerlendirmek ve dikimi yapılan Yalancı akasya, Toros sediri ve Fıstıkçamının başarı durumlarını incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada Artvin İl Çevre ve Orman Müdürlüğünün 2004-2008 yılları arasında yapmış olduğu erozyon kontrol amaçlı çalışmaları ortaya konmuş ve değerlendirilmesi yapılmıştır. Sözü edilen yıllar arasında beş farklı türün dikim işleminde yaygın olarak kullanıldığı ve bu türlerden sedir, yalancı akasya ve mahlep türlerinin bölgede doğal olarak yayılış göstermediği ortaya çıkmaktadır. Ayrıca erozyon kontrol amaçlı deneme sahasına yörede bu amaçla yaygın olarak kullanılan, her bir türden 90 adet olmak üzere (30x3) 1+0 yaşlı tüplü fıstıkçamı, 1+2 yaşlı tüplü Toros sediri ve 1+0 yaşlı çıplak köklü yalancı akasya fidanı dikimi yapılmıştır. Dikimi yapılan türlerin yaşama yüzdeleri ve büyüme performanslarının 1. yıl sonunda iyi düzeyde olduğu ancak en iyi büyümenin yalancı akasya tarafından yapıldığı belirlenmiştir. Artvin Çoruh Havzası erozyon kontrolü amaçlı ağaçlandırma çalışmalarında yörede doğal olarak yayılış gösteren özellikle yapraklı türlerden meşe, patlangaç, alıç, karaçalı, dağ muşmulası ve peruka çalısı gibi türlerin kullanılması bu türlerin genetik çeşitliliğinin ve popülasyonlarının devamını sağlama açısından önemli olacağı düşünülmektedir.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Artvin ili barajlar ve madencilik faaliyetlerinin çevre üzerine etkilerinin ekolojik açıdan değerlendirilmesi
    ([y.y.], 2010) Tüfekçioğlu, Aydın; Tilki, Fahrettin; Küçük, Mehmet
    Artvin ilinde 10 adet barajın kurulması planlanmış, bunlardan 3 tanesinin inşaatı devam etmekte olup, 2 adedinin inşaatı ise bu yıl sonunda başlayacaktır. Madenler yönünden zengin olan ilde, Murgul yöresinde bakır çıkarılmakta olup, Cerattepe yöresinde ise altın ve bakır madeni çıkarılmasına dönük çalışmalar devam etmektedir. Yine ilin Yusufeli yöresinde kurşun ve çinko çıkarılmasına dönük çalışmalar mevcuttur. Barajların inşası ile, Çoruh vadisi boyunca yetişen 23 adet endemik bitki türünün yaşam alanı kısmen veya tamamen baraj suları altında kalmaktadır. Ayrıca Çoruh vadisi boyunca yayılış gösteren ve endemik ve nesli tehlike altında olan iki yılan türünden birinin (Çoruh engereği, Vipera pontica) yaşam alanının büyük bir kısmı, diğerinin(Hopa engereği, Vipera kaznakovi) ise bir kısmı su altında kalmaktadır. Çoruh nehrinde yaşayan bazı balık türlerinin de (Salmo trutta labrax, Salmo trutta macrositigma, Cypirinus carpio, Barbus cycloepsis and Silurus glanis) yaşam alanları kısıtlanmaktadır. Çoruh nehri boyunca yaşayan Kızıl Akbabaların yuvalandığı alanların bir kısmı sular altında kalmaktadır. Ayrıca barajların yapılması ile birlikte bölgedeki arazi kullanımında da değişiklik görülecektir. İlde kısıtlı olan tarım arazilerinin ve yerleşim alanı olarak kullanılan arazilerin bir kısmı yada tamamı barajların yapılması ile birlikte sular altında kalacaktır. Artvinde şu an için arazi kullanımı % 4,3(32019,5 ha) ile tarım arazisi, %52,5 (390662,5 ha) ormanlık arazi, %17,6 (130810,5 ha) mera arazisi ve % 17,6 (188306,9 ha ) ile diğer alanlar şeklinde dağılım göstermektedir. Bu alanların bir kısmı barajların yapılması ile birlikte su altında kalacaktır. Madencilik çalışmaları, İlde su, toprak ve orman kaynakları üzerine, hava kalitesi üzerine olumsuz etki yapmaktadır. Cerattepe yöresindeki madenin kükürtlü olması asit maden suyu tehlikesini ortaya çıkarmaktadır. Murgul da çıkarılan bakır madeninin işlendiği izabe tesisinin bacasından çıkan SO2 gazı alanda yaklaşık 3000 ha ormanlık sahanın yok olmasına sebep olmuştur. Yine yörede çıkarılması düşünülen altın madeninin işletilmesi ve atık barajının oluşturulması yöre insanı için ciddi tehditler ortaya koymaktadır.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Artvin İli Ormancılık Sektöründe Karşılaşılan Başlıca Darboğazlar ve Sorunlar İle Bunlara Yönelik Çözüm Önerileri
    (Yeşil Türkiye Ormancılar Derneği Yayınları, 2006) Güner, Sinan; Tüfekçioğlu, Aydın; Öztürk, Atakan; Tilki, Fahrettin
    [Abstract Not Available]
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Artvin ormanlarında silvikültürel problemler ve biyoçeşitliliği olumsuz etkileyen ana etmenler
    (I. Çevre ve Ormancılık Şurası, ANTALYA, TÜRKİYE, 2005, 2010) Tilki, Fahrettin; Güner, Sinan; Tüfekçioğlu, Aydın
    Artvin Orman Bölge Müdürlüğünün toplam orman alanı yaklaşık 390 000 ha olup 277 000 ha’lık kısmını koru ormanları ve 113 000 hektarını ise baltalık ormanları oluşturmaktadır. Koru ormanlarının 145 000 ha’ı, baltalık ormanlarının ise yaklaşık 107 000 ha’lık bölümü bozuk orman niteliğindedir. Ormanların bu yapısı bu bölgede yapılması gereken silvikültürel çalışmaların (gençleştirme, bakım, aralama, ağaçlandırma gibi) önemini ortaya koymaktadır. Ancak yetersiz veya düzensiz silvikültürel çalışmalar; ormanlarda verim kaybına, ormanlık alan kaybına ve ormanın niteliğinin (sıklık, kapalılık, ağaç türü bileşimi gibi) değişmesine yol açmıştır. Uygun olmayan veya yapılmayan silvikültürel çalışmalar dışında; orman ve mera alanlarının tarım alanına dönüştürülmesi, yapımı devam eden barajlar ve madencilik faaliyetleri İl’in biyolojik zenginliğini tehdit etmektedir. Zengin flora ve fauna’ya sahip olan bu bölgede, gerekli önlemler alınmadığı takdirde bazı türlerin yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalabileceği düşünülmektedir.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Artvin yöresi doğu ladini (Picea orientalis (L.) Link.) ormanlarının ips typographus (L.) saldırısına maruz kalmasında ağaçların fizyolojik durumu, yetişme ortamı ve meşcere silvikültürel özelliklerinin etkisi
    ([y.y.], 2008) Sarıyıldız, Temel; Akkuzu, Erol; Tilki, Fahrettin; Tüfekçioğlu, Aydın; Güner, Sinan; Küçük, Mehmet; Aksu, Yaşar; Duman, Ahmet
    This present project investigated the impact, extent and severity of bark beetle on Oriental spruce at tree and stand level through an extensive plot network on a portion of Hatila National Park in Artvin. In order to compare the behavior and effects of Ips. typographus on managed and unmanaged area, the Project was carried out in Hatila (unmanaged) and in Saçinka (managed) areas. Soil and stand characteristics of highly, moderately and not damaged (control) spruce stands on the north- and south-facing sites and at two slope positions (top slope-mean altitude 1700 m and bottom slope- 2100 m) on each aspect were determined in Hatila and Saçinka. The influences of aspect and slope position on bark beetle (Ips typographus L.) populations, body length and weight in Oriental Spruce (Picea orientalis) dominated stands in was only investigated in Hatila Valley National Park using pheromone traps. The effects of Ips. typographus damage on litter quality and decomposition rates of Oriental Spruce were also determined in Hatila. Results have showed that (1) bark beetle population, length and weight were significantly higher on south sapect and at top slope stands on each aspect. (2) soil and stands characteristics can be used as predictors of the vulnerability of oriental spruce stands to attack by Ips typographus, but the relationships between Ips typographus attack rates and site characteristics of spruce stands vary significantly according to aspect and slope position. (3) Ips typographus damage on Oriental spruce can accelerate litter decomposition rates by increasing N concentration and decreasing C:N and lignin:N ratios. With higher sand content and rainfall, this may result in leaching soil nutrients through the soil, and in turn this can influence nutrient cycling, soil productivity, soil chemistry, species dynamics and ecosystem development.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Artvin yöresi ormanlarında gerçekleştirilen bölmeden çıkarma ve yol yapımı çalışmalarından kaynaklanan zararların belirlenmesi üzerine araştırmalar
    (TUBITAK, 2009) Erouğlu, Habip; Akkuzu, Erol; Sarıyıldız, Temel; Acar, Hulusi H.; Tilki, Fahrettin; Küçük, Mehmet; Yolasığmaz, Ahmet; Sönmez, Turan; Özkaya, Sinan
    In this study, firstly, the efficiency and negative effects of logging were studied and effects of different logging techniques (with man power, tractor and skyline) on residual trees, seedlings and products were compared. Secondly, the effects of three timber logging techniques (skyline, tractor, manpower and chute system) on some physical properties and chemical properties of forest soil and. Permeability, moisture, water holding capacity, bulk density, fine and coarse soil and soil texture (sand, silt and clay) and organic matter, electrical conductivity, lime, P2O5, K2O, Ca, Mg, Na, Fe, Zn, Cu ve Mn content at two soil depths (0-15 cm and 15-30 cm) were determined at the loading, unloading, skid road, and undisturbed plots. Also, in this study the effects of forest roads on foliage discoloration levels of oriental spruce Picea orientalis (L.) Link by Ips typographus (L.), considering location, ground slope and ground surface type of the spruce stands was investigated. This part of study was carried out over two years (2006-2007) in Artvin-Hatila National Park, Turkey. A total of 480 spruce trees from 12 stands were sampled. The results showed that timber harvesting techniques resulted in damages to residual trees, seedlings, and timber products, but the degree of damages caused by the harvesting techniques was significantly different. The results show that in the region tractor and manpower can have an important influence on soil permeability, bulk density and the soil water balance and these techniques can significantly reduce soil organic matter and nutrients. It was noted in the field that these two logging techniques constantly removed the litter and humus on the forest floor. This reduced the amount of soil organic matter and nutrients. The removal of the organic matter and nutrients from the soil will also affect soil organisms which play an important role on organic matter decomposition rates. Besides, locations of the trees (down-slope, up-slope, and forest interior plots) and ground surface types of the area (rocky and non-rocky grounds) significantly affected the foliage discoloration levels, and mean foliage discoloration level of trees were highest in the down-slope plots followed by up-slope and forest interior plots. Mean foliage discoloration level of trees grown up on the rocky stands were significantly greater than those on the non-rocky stands, and mean stem volume of the trees with the foliage discoloration level 4 (death) were significantly greater than those with the other foliage discoloration levels (0, 1, 2, 3).
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Artvin yöresinde biyolojik çeşitlilik, biyoçeşitliliği tehdit eden etmenler ve öneriler
    ([y.y.], 2010) Tilki, Fahrettin; Tüfekçioğlu, Aydın; Terzioğlu, Salih; Başkaya, Şağdan
    Artvin bitki türü ve endemik türler çeşitliliği bakımından önde gelen illerimiz arasındadır. Artvin sınırları içinde 119 endemik takson olmak üzere toplam 1268 bitki taksonu tespit edilmiştir. Artvin faunasını oluşturan türler, sayısı ve türlerin niteliği bakımından da oldukça önemlidir. Artvin’de biyoçeşitliliği tehdit eden ana etmenler ekosistemin bozulması (baraj yapımı, ormandan açma), türlerin aşırı kullanımı, toprak, su ve hava kirlenimi ve yanlış ormancılık ve tarımsal faaliyetler olarak belirlenmiştir. Artvin’de korunan alan miktarı 40000 ha civarında olup bu alanların miktarlarının artırılması yanında var olan alanlardaki ormancılık faaliyetleri, bitki ve hayvan varlığını koruma yönünde düzenli ve planlı bir şekilde yapılmalıdır. Biyoçeşitliliğin korunması yönünde ayrıca bilimsel kalitede biyolojik envanter yapılmalı, karışık ormanların varlığını sürdürmesi yönünde müdahale yapılmalı, ağaçlandırma amacıyla doğal türler kullanılmalı ve özellikle geniş alanlarda yapılan ağaçlandırma çalışmalarında (baraj havzalarında) dikim yapılmayan bazı alanlar bırakılmalı, baraj suları altında kalan türlerin varlıklarını devam ettirebilmesi amacıyla ex situ koruma yöntemi kullanılmalı ve etkin kamuoyu eğitimi ve bilinci oluşturma yönünde çalışılmalıdır.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Biyokütle enerjisi ve enerji ormancılığı
    (Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi, 2003) Tilki, Fahrettin; Çiçek, Emrah
    Biyokütle dünyada temin edilen enerjinin yaklaşık %14’ünü karşılamaktadır. Biyokütle üretimi amacıyla enerji ormancılığı çalışmaları 1960’lı yılların ortalarından itibaren başlamış ve özellikle 1970’li yıllarda ortaya çıkan petrol krizinden sonra hızlanmıştır. Bu sistemde, kavak, okaliptüs ve söğüt gibi hızlı büyüyen türler sık dikim aralıkları ile tarım uygulamasına benzer yoğun bir işletim sistemiyle biyokütle üretimi amacıyla kullanılmaktadır. Ülkemizde, baltalık alanlarında yapılan iyileştirme çalışmaları enerji ormancılığına yönelik olarak değerlendirilmekle birlikte, bu alanlar ve kullanılan türlerin modern anlamda uygulanan enerji ormancılığına uygun olmadığı görülmektedir.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Clımate change and orıental spruce (pıcea orıentalıs) ecosystems ın eastern blacksea regıon of Turkey
    (Artvin Çoruh Üniversitesi, 2008) Tüfekçioğlu, Aydın; Güner, Sinan; Tilki, Fahrettin
    Climate change has been getting more attention from scientific community recently. Eastern Black Sea Region of Turkey will get significant influences from the climate change according to regional climate model (RegCM3). Oriental spruce (Picea orientalis L.) is an important tree species of Turkey and it only grows in the Eastern Black Sea Region of Turkey. With the increase in global warming, spruce forests started to have serious bark beetle problems. More than 200 000 trees died in the region recently due to bark beetle attack. We used existing literature related to oriental spruce and future climate of the region and field observations done in the different times to assess current status of the spruce stands. Future climate of the region has been predicted using RegCM3 regional climate model. Climate change could significantly influence distribution, diversity, structure and stability of the oriental spruce ecosystems. According to RegCM3 regional climate model, the temperatures will increase 2-4 °C in the region in the next century. Future climate scenarios predict 200-300 mm increases in precipitation in the eastern part of the region while the western part won't have any increase in precipitation in the next century. Temperature increases in the western part of the region can cause more stress on spruce trees and would probably increase bark beetle attacks. Also, fire could become an important threat in the western part of the region. It is possible to observe 400- 800 m upward shift in the spruce belt in the western part. Treeline of spruce stands would probably move upward both in western and eastern part of the North-eastern Blacksea Region
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Doğu kayınında (Fagus orientalis Lipsky) yükseltiye bağlı olarak transpirasyon, yaprak buhar basınç açıklığı ve yaprak su potansiyeli değişimi
    (Artvin Çoruh Üniversitesi, 2015) Bayraktar, Fatih; Tilki, Fahrettin
    Bu çalışmada, Doğu kayınında transpirasyon (E), yaprak buhar basınç açıklığı (Vpdl) ve yaprak su potansiyeli (?L) fizyolojik parametrelerinin yükseltiye bağlı olarak değişimlerinin araştırılması amaçlanmıştır. Artvin-Ortaköy’de doğal olarak yayılış gösteren doğu kayınının bulunduğu meşcerede aynı bakı ve aynı toprak yapısı belirlenerek ölçümlerin farkının sadece yükseltiden kaynaklanabilecek değişiklikler olmasına özen gösterilerek fizyolojik değişiklikler belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma sonucunda, yükseltiye bağlı olarak transpirasyon ve yaprak buhar basınç açıklığının arttığı, buna karşın yaprak su potansiyeli değerinin ise önemli oranda azaldığı belirlenmiştir.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Doğu ladini ormanlarının ips typographus saldırısına maruz kalmasında yetişme ortamı ve meşcere özelliklerinin etkisi
    ([y.y.], 2010) Sarıyıldız, Temel; Akkuzu, Erol; Tüfekçioğlu, Aydın; Tilki, Fahrettin; Güner, Sinan; Aksu, Yaşar; Küçük, Mehmet; Duman, Ahmet
    Bu çalışmada, Ladin ormanlarına zarar veren L typographusün etkisi, boyutu ve şiddeti meşcere düzeyinde ortaya konulmaya çalışılmıştır. Si vikültürel müdahalenin, J. typographusun saldırısına etkisini belirlemek için,Hatila (müdahale görmemiş) ve Saçinka (müdahale görmüş) alanları seçilmiştir. Doğu Ladininin yayılış gösterdiği alanlarının kuzey ve güneyinin alt (ort. 1700 m) ve üstünde (ort. 2100 m), çok zarar,az zarar ve kontrol amaçlı parseller alınarak toprak ve meşcere özellikleri belirlenmiştir. Hatila da, ayrıca zararın ölü örtüsü ayrışmasına olan etkisi araştırılmıştır. Sonuçta: (1) Doğu Ladininin bazı meşcere (yaş, çift kabuk kalınlığı gibi) ve toprak özelliklerinin (besin elementleri), L typographusün saldırı hassasiyetinin belirleyicisi olarak kullanılabileceği, fakat bu ilişkilerin bakı ve yükseltiye bağlı olduğu belirlenmiştir. (2) L typographusün ağaçlara verdiği zarar, ibre ayrışmasını hızlandırmıştır. Yüksek kum miktarına ve yağışa sahip olan bu alanlarda, ölü örtünün hızlı ayrışması ve olumsuz yetişme ortamı şartları, toprakta besin elementlerinin yıkanmasına neden olabilecektir. Bu etkilerin zamanla besin elementlerinin döngüsünü, toprak verimliliğini,tür dinamiğini ve ekosistem gelişmesini olumsuz etkileyebileceği sonucuna varılmıştır.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Doğu Ladini'nin (Picea orientalis L. Link.) Türkiye'deki genekolojisi
    (TOVAG, 2008) Ölmez, Zafer; Temel, Fatih; Tilki, Fahrettin; Güner, Sinan; Göktürk, Aşkın
    Bu çalışmanın amaçları (1) Doğu Ladininin (Picea orientalis L. Link.) genetik yapılanmasının tanımlanması ve (2) bu yapılanmanın çevre etmenleriyle ilişkilendirilmesidir. Bunun için, Doğu Ladininin Türkiye’deki doğal yayılış alanı içinde 59 noktadan bir, üç ya da beşer anaçtan açık tozlaşma ürünü tohumlar toplanmış ve bu kozalaklardan elde edilen tohumların 1000 tane ağırlığı, çimlenme yüzdesi ve çimlenme hızı ile kozalak boyu ve çapı, bir kozalaktaki tohum sayısı laboratuarda belirlenmiştir. Daha sonra Trabzon-Of Orman Fidanlığında her ailenin (bir ağaçtan elde edilen tohumlardan yetişen fidanlar) her tekrarda 5 fidandan oluşan bir sırayla temsil edileceği 3 tekrarlı rasgele tam bloklar düzeninde bir ortak bahçe deneyi kurulmuştur. Fidanların kotiledon sayısı, hipokotil boyu, kök boğaz çapı ve fidan boyu gibi özellikleri belirlenmiştir. Ayrıca kozalakların elde edildiği ağaçların bulunduğu yerin GPS yardımıyla koordinatları, denizden yüksekliği ve bakıları tespit edilmiştir. Elde edilen veriler yukarıdaki amaçları karşılamak üzere varyans (ANOVA) ve korelasyon analizlerine tabi tutulmuştur. Örnekleme noktalarının değerlendirmeye katılan tüm değişkenler bakımından birbirlerinden farklılıklar gösterdikleri ve bu değişkenlerin örnekleme noktalarının coğrafi özellikleri ile önemli derecede ilişkili oldukları bulunmuştur.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Dormancy breaking in cotinus coggygria Scop. seeds of three provenances
    ([y.y.], 2009) Güner, Sinan; Tilki, Fahrettin
    With the objective of studying the effect of pretreatments involving sulfuric acid scarification, cold moist stratification, and scarification followed by stratification on germination of Cotinus coggygria Scop. seeds of different provenances, fruits were collected in three provenances from Artvin, Turkey. Sulfuric acid was not found an effective scarifying agent for breaking seed coat dormancy in C. coggygria seeds. Germination percentage and germination rate increased significantly with increasing stratification duration (30 to 120 days), with optimum at 120 days for all seed provenances. When averaged over all provenances, cold stratification for 3 months resulted higher germination percentage (GP = 72.3%) and germination rate (PV = 8.2) than that of scarification. Also, germination response for different scarification and stratification treatments revealed a significant difference on germination of the provenances. Seeds scarified with sulfuric acid followed by cold moist stratification showed significant improvement for germination performance. Highest improvement observed under scarifi- cation (20 - 40 min) followed by stratification (30 or 60 days) treatments (GP > 90%; PV > 16), and seeds from three provenances exhibited uniformity in response.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Effects of and use on biodiversity in the eastern black sea region of Turkey
    ([y.y.], 2006) Tüfekçioğlu, Aydın; Terzioğlu, Salih; Tilki, Fahrettin
    The biodiversity of Turkey is deteriorating due to rapid human population growth and associated intensive or unwise utilization of natural resources and habitats. Cultivation, forestry practices and heavy grazing are some of the main reasons of decreasing biodiversity in the East Black Sea Region of Turkey. Endemism is high in this region and 386 plants are endemic to the region. Eight of the endemics are in critically endangered list of IUCN while 55 are in endangered list. Most of these critically endangered and endangered species were found in grasslands and forest openings. Also, influence of land use on biodiversity was evaluated in the region, and possible effects of conversion of the forests into cultivation on biodiversity were discussed in this paper.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Effects of land management types on surface soil properties and aboveground herbaceous biomass production in semihumid region in Turkey
    (Taylor & Francis Inc, 2012) Yüksel, Turan; Tilki, Fahrettin; Yüksek, Filiz
    The effects of various land-use regimes on the aboveground herbaceous biomass yield and soil properties were studied in the semihumid region in Turkey. Field soil samples under the four land-use types (grassland I, grassland II, grassland III, and apple orchard) were collected from the experimental sites. The aboveground herbaceous biomass yield was determined from a single May harvest each year during three growing seasons. General statistical tools were used to analyze soil and aboveground herbaceous biomass data. The results indicated that saturated hydraulic conductivity, total porosity, and lime content were significantly less In soils under the gramine pasture, legume pasture, and apple orchard compared to the control site. Plant-available water, soil organic matter, total nitrogen, and available phosphorus were significantly less in soils under grassland II compared to the control site. The general linear model (GLM) indicated that aboveground herbaceous biomass yield was affected by the management type and rain.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Effects of land-use regime on soil erodibility indices and soil properties in Unye, Turkey
    (Parlar Scientific Publications, 2007) Yılmaz, Murat; Usta, Ayhan; Altun, Lokman; Tilki, Fahrettin
    We evaluated the effects of land-use regime on soil erodibility indices and several soil properties in forested, deforested, and cultivated areas in the village of Unye, Turkey. Twelve sample plots (spaced 150 m apart) with northern aspects were established in each land-use regime, and samples were taken at soil depths of 0–20, 20–50, and 50– 80 cm. Soil organic matter (SOM), soil reaction (pH), total lime (CaCO3), texture (sand, silt, and clay), dispersion ratio (DR), erosion ratio (ER), colloid-moisture equivalent ratio (C-MER), structural stability index (SSI), field capacity (FC), wilting point (WP), and available water capacity (AWC) were analyzed. The average (of the three soil depths) AWC, FC, and WP values were not affected by the site, although site, soil depth, or both significantly affected other analyzed soil variables. Deforestation and subsequent tillage practices resulted in an almost 20% decrease in clay content, a 33% decrease in SOM, a 15% decrease in AWC, a 51% decrease in total CaCO3, a 24% decrease in SSI, a 60% increase in DR, and a 98% increase in ER relative to undisturbed forest soil. At cultivated and forested sites, the ER and DR increased with increasing soil depth. At deforested sites, ER and DR were lowest at 50–80 cm. SOM was the highest at 0–20 cm in the forested sites. Decreasing SOM, clay content, and SSI, as well as increasing DR and ER were outcomes of deforestation. These results indicate that the conversion of forest into cropland deteriorates some soil properties, especially SOM and SSI, and alters the stability of soil aggregates, thus increasing the susceptibility of deforested sites to erosion.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Effects of light, temperature and pretreatment on germination of rhus coriaria L. Seeds
    ([y.y.], 2013) Tilki, Fahrettin; Bayraktar, Fatih
    Effects of light, temperature and pretreatments (scarification followed by cold stratification) on seed germination of Rhus coriaria L. were investigated in this study. Responses in germination varied and were clearly influenced by the methods used to break dormancy. Scarification with sulfuric acid for 60 min followed by cold stratification for 60 or 90 days in Rhus coriaria gave the highest germination percentage. Germination of the seeds pretreated with sulfuric acid for 60 min followed by cold stratification for 60 days differed significantly between light and temperature. Germination percentage and germination rate were the highest at 25/15 0C under 12 h photoperiod.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Effects of spacing and post-planting treatments on survival and growth of Fraxinus angustifolia seedlings
    (Triveni Enterprises, 2010) Çiçek, Emrah; Yılmaz, Faruk; Tilki, Fahrettin; Çiçek, Nurten
    This study was conducted at a bottomland hardwood site with heavy textured soil in Akyazi, Turkey to determine the effect of initial spacing (3.0 x 3.0, 3.0 x 2.0, 2.5 x 1.6 and 2.5 x 1.2 m) and post-planting treatments (untreated check, moving, hoeing, disking, and hoeing plus disking) on early survival and growth,of Fraxinus angustifolia Vahl. One-year old bare-root seedlings (70 +/- 5 cm in height) were hand-planted in December 2004. Through three years survival was perfect with a rate of 98% in all treatments. Spacing and the interaction between spacing and post-planting treatment did not significantly affect seedling growth through three years. However, height and diameter growth increased overtime and differed significantly among post-planting treatments. The hoeing and hoeing plus disking treatments gave the highest growth, and resulted in about 31% increase in diameter and height increment, and in total diameter and height about 20%. These results suggest that post-planting treatments on bottomland sites with heavy textured soil give promising results.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Farklı ön işlemlerin cotoneaster nummularia fisch.&mey. tohumunun çimlenmesi üzerine etkisi
    (Artvin Çoruh Üniversitesi, 2010) Tilki, Fahrettin; Kambur, Semra
    Bu çalışmada, Artvin’de doğal olarak yetişen Cotoneaster nummularia Fisch.&Mey. türüne ait tohumlara uygulanan farklı ön işlemlerin, tohum çimlenmesi üzerine olan etkisi ortaya konmaya çalışılmıştır. Doğal ortamından toplanan türe ait tohumlara tohum çimlenme engelinin giderilebilmesi amacı ile soğuk katlama (4 farklı işlem), sıcak katlama+soğuk katlama (2 farklı işlem), sülfürik asit ile muamele (6 farklı işlem) ve sülfürik asit ile muamele+soğuk katlama işlemleri (12 farklı işlem) uygulanmıştır. Tohum çimlendirme testleri laboratuar ortamında her işlem için 200’er tohum (4 x 50 tohum) ile sabit 20 ºC sıcaklık altında petri kapları içerisinde çimlendirme dolabında gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda, türde çimlenme engelinin olduğu ve yapılan işlemlerin çimlenme performansı üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. Herhangi bir ön işleme tabi tutulmayan kontrol tohumlarında %1.5 olarak elde edilen çimlenme yüzdesi 90 dak. sülfürik asitle muamele+90 gün soğuk katlama ve 120 dak. sülfürik asitle muamele+60 ve 90 gün soğuk katlama işlemini takiben en yüksek değere ulaşmıştır (>%79). En yüksek çimlenme hızı ise 120 dak. sülfürik asitle işlemi takiben yapılan 60 ve 90 gün soğuk katlama işlemleri sonucu (PV>5) elde edilmiştir
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Fidan tipi ve dikim zamanının Erzurum-Tortum yöresinde sarıçamın (pinus sylvestris l.) dikim başarısına etkisi
    (Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi, 2012) Aytaş, Vedat; Tilki, Fahrettin
    Bu çalışmada; beş farklı fidan tipi (1+0, roket, 2+0 roket, 1+0 enso, 2+0 enso ve 2+0 çıplak köklü) ve iki farklı dikim zamanının (ilkbahar ve sonbahar) sarıçamın (Pinus sylvestris) bir yıllık arazi performansına etkisi yarı kurak alan karakterindeki Erzurum-Tortum yöresi erozyon kontrol sahasında araştırılmıştır. Fidanların morfolojik özellikleri fidan tipine göre dikimden önce belirlenmiş ve fidanların araziye dikiminden bir yıl sonra fidan yaşama yüzdesi, çap, boy, çap artımı ve boy artım değerleri tespit edilmiştir. Dikim öncesi fidanların morfolojik özellikleri fidan tipine göre değişmekte olup en yüksek fidan morfolojik değerleri 2+0 roket kap tipinde elde edilirken en düşük fidan morfolojik değerleri 1+0 roket kapta üretilen fidanlarda tespit edilmiştir. Dikimden bir yıl sonra yapılan değerlendirmede, dikim zamanı ve fidan tipinin yaşama yüzdesi, fidan çapı ve fidan boyunu önemli düzeyde etkilediği belirlenmiştir. En yüksek fidan yaşama yüzdesi sonbahar dikimlerinde 2+0 roket (%47) ve 2+0 enso (%46) kap tiplerinde elde edilirken, ilkbahar dikimlerinde en yüksek 2+0 enso kap tipinde (%53) tespit edilmiştir. Beş farklı fidan tipinin ortalaması esas alındığında; fidan yaşama yüzdesi ve fidan boy artımı ilkbahar dikimlerinde daha yüksek elde edilirken fidan dikim zamanı çap artımı üzerinde etkili olmamıştır. Sonbahar dikimlerinde boy artımı en yüksek 2+0 roket kap tipinde, çap artımı ise en yüksek 2+0 roket ve 2+0 enso kap tiplerinde elde edilirken ilkbahar dikimlerinde çap ve boy artımı 2+0 roket kap tipinde en yüksek elde edilmiştir. En düşük değerler ise 1+0 roket kap tipinde belirlenmiştir. Çalışma sonucuna göre, yarı-kurak verimsiz alan olarak nitelenebilen bu tip alanlarda erozyon kontrolü amaçlı tesis edilen sarıçam ağaçlandırmalarında 2+0 roket kaplı fidanların ilkbaharda dikimi tavsiye edilebilir.
  • «
  • 1 (current)
  • 2
  • 3
  • »

| Artvin Çoruh Üniversitesi | Kütüphane | Açık Erişim Politikası | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


Artvin Çoruh Üniversitesi, Artvin, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

DSpace 7.6.1, Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim