Yazar "Turan, Emine Su" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Türkiye'nin iklim değişikliğine bağlı kuraklık durumu(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2018) Turan, Emine SuÇeşitli insan faaliyetleri sebebiyle sanayi devriminden bu yana sera gazlarının atmosferdeki birikimleri hızla artmıştır. Atmosferde sera gazı birikimi sonucu oluşan sera etkisinin en önemli sonucu dünya ikliminin daha sıcak ve daha değişken olmasına sebep olmasıdır. Diğer yandan iklim değişikliği, küresel veya bölgesel olması fark etmeksizin ekstrem hava ve iklim olaylarının sıklığında, şiddetinde, alansal dağılımında, uzunluğunda ve zamanlamasında da önemli değişikliklere neden olmaktadır. Küresel ve bölgesel olarak bir takım etkileri olduğu bilinen küresel iklim değişikliğinin potansiyel etkileri; temiz su kaynakları, tarım, orman, deniz seviyesi, enerji, insan sağlığı ve biyoçeşitlilik üzerinde yoğunlaşmaktadır. Ülkemizin, küresel iklim değişikliğinin olası etkileri açısından risk grubu ülkeler arasında yer aldığı, gelecekte özellikle Akdeniz ve İç Anadolu Bölgelerimizin iklim değişikliğinden daha çok etkileneceği tahmin edilmektedir. Günümüzde en zararlı ve en az farkında olunan doğal afetlerden biri; kuraklıktır. İklimi yarı kurak olan ülkemizde yaşanan kuraklıklardaki artışın pek çok nedeni bulunmaktadır. İklim değişikliği ile beraber yağışların olduğu yerlerle suya ihtiyacın olduğu yerlerin birbirinden çok farklı olması bunların başında gelmektedir. İklim değişikliği projeksiyonları sıcaklıkların ülke genelinde yükseleceği ve yağışların özellikle ülkenin güney yarısında azalacağını göstermektedir. Bu değişimlerin ülkemizin su kaynaklarını olumsuz yönde etkileyerek özellikle güneydeki havzalarda su potansiyelini azaltması kaçınılmazdır.Öğe Türkiye’de çevresel etki değerlendirme mevzuatındaki değişimler(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2017) Turan, Emine Su; Esra Deniz, GünerÇevresel Etki Değerlendirme (ÇED) çalışmaları günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde gerek yasal, gerekse uygulama olarak yerini almışken, ülkemizde ise1983 yılında yürürlüğe giren Çevre Kanunu’nun 10. maddesi ile yasal statüye kavuşmuştur. Çevre Bakanlığı’nın teşkilatlanmasından sonra 07 Şubat 1993 tarihinde yönetmelik olarak uygulamaya geçirilmiştir. ÇED’in ülkemizde yeni olması sebebiyle uygulamada ortaya çıkan sorunların giderilmesi, etkin ve verimli uygulamanın sağlanması amacıyla yönetmelik 23 Haziran 1997 tarihinde revize edilmiştir. Daha sonra, Avrupa Birliği (AB) Mevzuatı ile uyum çalışmaları kapsamında ve AB ÇED Direktifi doğrultusunda, ÇED yönetmeliği 2002 ve 2003 yıllarında yeniden revize edilerek 16 Aralık 2003 tarih ve 25318 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 2003 yılında yayımlanan yönetmeliğin ardından 2008 ve 2013 yıllarında revize edilmiş ve son olarak 2014 yılında revize edilen hali ile bugün yürürlükteki son şeklini almıştır. Bu çalışmada, 1993 yılından itibaren geçen 23 yıllık sürede toplamda 7 kez tamamen değişikliğe gidilmiş olan ÇED yönetmeliğindeki değişiklikler ele alınmıştır. Ayrıca, Türkiye’nin değişen ve gelişen koşullarının etkisiyle ÇED raporu hazırlama sürecinde günümüze kadar meydana gelen değişimler de ayrıntılı şekilde incelenmiştir.Öğe Yenilenebilir enerji kaynaklarının küresel iklim değişikliği üzerine etkisi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2017) Güner, Esra Deniz; Turan, Emine SuSanayileşme sürecinin bir sonucu olarak 1870’li yıllardan bu yana, fosil yakıtların kullanımındaki artışla birlikte insanlık, küresel iklim değişikliği sorunuyla yüzleşmek zorunda kalmıştır. Bu sorun gelişmişlik düzeyinden bağımsız olarak dünya ülkelerinin hemen hepsini ciddi oranda etkilemektedir. Yenilenebilir enerji veya alternatif enerji kaynakları son yıllarda savunulmakta olup, doğayı koruma üzerine en fazla uzlaşı sağlamış önerme olarak öne çıkmaktadır. Küresel ısınma, iklim değişikliği ve sınırlı doğal kaynaklardaki azalmasıyla birlikte doğaya ve doğal kaynaklara zarar vermeyen enerji ve üretim biçimleri, bilhassa Kyoto Protokolünün imzalanmasını izleyen süreçte, devletlerin öncelikli taleplerinden biri haline gelmiştir. Bu çalışmada, küresel iklim değişikliği sorunu ve bu sorunun yönetimi için yenilenebilir enerji kaynakları kullanımının yaygınlaştırılmasının önemi ortaya konulmaktadır.












