Cilt 22 Sayı 2 (2021)
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Yangın geciktirici kimyasallarla emprenye edilmiş kontrplakların en iyi ısı iletim özellikleri için optimum çözelti konsantrasyonunun yapay sinir ağları ile belirlenmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Demir, Aydın; Aydın, İsmailYangın geciktirici kimyasallar, uygulanmış oldukları malzemelerin fiziksel, mekanik ve diğer bazı teknolojik özellikleri üzerinde farklı etkilere neden olmaktadır. Bu etkiler, çözeltilerin konsantrasyon miktarlarına ve retensiyon miktarlarına bağlı olarak değişim gösterebilmektedir. Bu yüzden, yangın geciktirici kimyasalların uygulandıkları malzemeleri kullanım yerlerinde istenilen özelliklere göre en az seviyede olumsuz etkileyebilmesi için en uygun konsantrasyonlarda kullanılması gerekmektedir. Bu çalışmada, farklı yangın geciktirici kimyasallarla emprenye edilmiş kontrplakların en iyi ısı iletim özellikleri için optimum çözelti konsantrasyon değerlerinin yapay sinir ağları aracılığıyla (YSA) belirlenmesi amaçlanmıştır. Deneysel veriler, literatürde tarafımızca yapılan önceki çalışmadan elde edilmiştir. Ağaç türü olarak, sarıçam (Pinus sylvestris L.) ve kızılağaç (Alnus glutinosa subsp. barbata), yangın geciktirici kimyasal olarak da çinko borat, monoamonyum fosfat ve amonyum sülfat kullanılmıştır. Kaplama levhaları daldırma metoduna göre emprenye edilmiş ve %5, %7 ve %10 olmak üzere üç farklı çözelti konsantrasyonları seçilmiştir. Kontrplak levhalarının ısı iletim özelliklerini belirlemek için ısıl iletkenlik katsayıları ASTM C 518 standardına göre belirlenmiştir. Deneysel olarak elde edilen veriler ile YSA analizleri sonucunda elde edilen tahmin değerleri hem istatistiksel hem de grafiksel karşılaştırmalar kullanılarak, en iyi performansa ve kabul edilebilir sapmalara sahip tahmin modeli belirlenmiştir. Daha sonra, bu tahmin modeli kullanılarak, ısıl iletkenlik katsayı değerleri deneysel olarak testi yapılmayan ara çözelti konsantrasyon değerleri için tahmin edilmiştir. Analiz bulgularına göre, sarıçam kontrplaklarda optimum çözelti konsantrasyon değerleri monoamonyum fosfat, çinko borat ve amonyum sülfat için sırasıyla, %5, %8.6 ve %6.2 iken kızılağaç kontrplaklar için ise bu değerler, %8.4, %6.2 ve %8.8 olarak hesaplanmıştır.Öğe Bartın ili Çiftlik Köyü doğal mera alanının bazı vejetasyon karakteristiklerinin belirlenmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Palta, Şahin; Genç Lermi, Ayşe; Alagöz Altıntaş, GülşahBu araştırma Bartın ilinin Çiftlik köyü mera alanının bazı vejetasyon karakteristiklerini belirlemek amacı ile 2018 yılında yürütülmüştür. Çalışmada, botanik kompozisyon, bitki ile kaplı alan, yeşil ot ve kuru madde verimi belirlenmiştir. Mera alanı eğimli bir yapıya sahip olduğu için alan; üst yamaç, orta yamaç ve alt yamaç olacak şekilde üç lokasyona ayrılmıştır. Bununla birlikte analiz edilen parametrelerin lokasyonlara bağlı olarak ortalamalar arasındaki farklılıklarını belirlemek için tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre; tüm mera alanında 27 farklı familyaya ait toplam 87 bitki taksonu teşhis edilmiştir. Bu bitkilerin 17 adedi baklagiller, 14 adedi buğdaygiller ve 56 adedi diğer familya taksonlarına aittir. Teşhis edilen bitkilerin 12’si azalıcı, 7’si çoğalıcı ve 68’i istilacı gruptadır. Yine bu bitkilerin 24 adedi tek yıllık ve 63 adedi çok yıllıktır. En yüksek toplam kuru madde verimi alt yamaçta tespit edilmiştir. Her ne kadar çalışma alanına ait bitki çeşitliliği fazla gibi görünse de bu bitkilerin 56 (%64) adedinin diğer familyalara ait olması ve 68 (%78) adedinin istilacı grupta yer alması, mera alanının klimaks mera vejetasyonundan oldukça uzaklaşmış olduğunu göstermektedir.Öğe Sosyal etkileşim ortamı olan kent parklarında kullanıcı tercihlerinin belirlenmesi: Artvin-Hopa örneği(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Karaşah, Banu; Aşık, Sedenİnsanların sosyal refahı ve psiko-fiziksel sağlığı üzerinde etkili bir faktör olan kent parkları, bireylerin kent yaşamından uzaklaşıp doğayla etkileşim kurabilecekleri ve sosyalleşebilecekleri mekanlar sunmaktadır. Bu mekanların sağladığı servislerin sürekliliği kullanıcıların alandan elde ettikleri faydalarla bağlantılıdır. Buradan hareketle bu çalışmada kent parklarında kullanıcı tercihlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma alanı olarak Hopa ilçesinin kullanım yoğunluğu fazla olan 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Parkı ve 14 Mart Parkı seçilmiştir. Çalışmada kullanıcı tercihlerinin belirlenmesinde 215 kişiyle anket çalışması yürütülmüştür. Kullanıcıların mekânsal tercihlerinin belirlenmesinde ise gözlem tekniğinden faydalanılmıştır. Anket çalışması sonucunda kullanıcıların çalışma alanını yılda birkaç defa ve daha çok yaz aylarında ziyaret ettiği, çalışma alanında daha çok öğleden sonra ve akşam saatlerinde 0-1 saat zaman geçirdikleri, çalışma alanını sahil kenarında oturmak, yürüyüş yapmak ve deniz manzarasını seyretmek amacıyla kullandıkları belirlenmiştir. Alanların daha çok çocuklara yönelik olması, yöresel lezzetlerin eksikliği ve toplu oturma alanlarının olmaması çalışma alanında görülen eksikliklerdir. Gözlem çalışmasının sonucunda da kullanıcıların çok yoğun ve yoğun kullandığı mekanların çocuk oyun alanı, yürüyüş yolları, iskele, su kenarı oturma alanları ve yeme-içme alanları olduğu belirlenmiştir. Elde edilen veriler ışığında kullanıcıların alanı dört mevsim kullanılabileceği, daha uzun zaman geçirilebileceği, farklı yaş gruplarına da hizmet verecek bir alan olması yönünde öneriler getirilmiştir.Öğe Bilecik Pelitözü Göleti yakın çevresinin rekreasyonel kullanımına yönelik peyzaj tasarım önerisi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Kahveci, Hilal; Hergül, Özlem Candan; Göker, Parisa; Altınok Çalışkan, Sultan EceBilecik, yüzey şekilleri (topoğrafik) bakımından eğimli bir arazi biçimine sahiptir. Bu nedenle kentlinin boş vakitlerini değerlendirebilmek, fiziksel ve ruhsal açıdan yenilenebilmek için gerçekleştirecekleri aktiviteler için kent içerisindeki açık-yeşil alanlar sınırlı ölçekte kalmış kent yakın çevresine eğilim artmıştır. Kentlinin ve ziyaretçilerin rekreasyonel etkinliklerini gerçekleştirdikleri alanlardan en önemlisi ise Pelitözü Göleti ve yakın çevresidir. Pelitözü Göleti, Bilecik kentinin kuzeybatı kısmında, kent merkezine 7 km mesafede, doğal çam ormanları ile göletin buluştuğu bir doğa parçasıdır. Gölet çevresinde yörük çadırı, çay bahçeleri, çocuk oyun alanları, gözleme evi ve mangal yapılabilecek mekanlar, bisiklet kiralama, göl çevresi yürüyüş ve bisiklet parkuru, bisiklet kiralama ve göl içinde deniz bisikletleri ile gezilebilme imkanları mevcuttur. Ayrıca amfi, balık restorantı ve Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Sosyal tesisleri de göl çevresinde kullanıcılara hizmet sunmaktadır. Fakat bu aktiviteler özellikle hafta sonlarında kullanıcı yoğunluğunu ve taleplerini karşılayamamaktadır. Bu doğrultuda yapılan çalışmada tarihi ve kültürel özellikleri ile dikkat çeken Bilecik kenti için yakın çevresinde kullanıcı odaklı sürdürülebilir rekreasyonel alan tasarımı önerisi gerçekleştirilmiştir. Oluşturulan öneri projesinde alan etüt çalışması ile mevcut yapı değerlendirilerek, yapılan SWOT analizi ile planlama önerileri geliştirilmiş, ihtiyaçlar doğrultusunda rekratif etkinliklere alternatifler oluşturularak mekansal organizasyonların tasarımı gerçekleştirilmiştir.Öğe Ateş çiçeğinde (Salvia splendens) yetiştirme ortamı olarak fındık zurufunun kullanımı(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Çiçek, Nuray; Yücedağ, CengizBu çalışmada, Ateş çiçeğinin büyüme ve kalite parametreleri, fotosentetik pigmentleri ile besin maddesi içerikleri üzerine fındık zurufunun etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, Ateş çiçeği fideleri kontrol (%100 torf) ve farklı oranlarda fındık zurufu içeren altı yetiştirme ortamında beş yinelemeli olarak denenmiştir. Bitkilerde estetik görünümü, taç genişliği, çiçek sayısı ve ağırlığı, ana sürgün sayısı, bitki boyu, bitki yaş ve kuru ağırlıkları, kök yaş ve kuru ağırlıkları, klorofik a ve b, klorofil a+b, karotenoid, klorofil a+b/karotenoid ve besin içerikleri (N, P, K, Ca, Mg, Fe, Cu, Zn ve Mn) tespit edilmiştir. Ateş çiçeğinin kalsiyum, magnezyum ve demir dışındaki tüm özellikleri üzerine fındık zurufunun etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Çalışmadaki özelliklerin en yüksek ortalama değerleri “%50 Torf/Perlit+%50 Fındık Zurufu” ortamından elde edilmiş olduğu için, ateş çiçeği için bu yetiştirme ortamı kullanılabilir. Ayrıca, deneme boyunca bitkilerde herhangi bir bitki besin maddesi noksanlığı gözlenmemiştir ancak bütün ortamlarda mangan değerinin düşük olması nedeni ile gübreleme programında mangan önerilebilir.Öğe Suriyeli sığınmacıların Hatay orman ürünleri işletmeleri üzerindeki etkisinin hukuki yapı bakımından araştırılması(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Serin, Hasan; Durgun, MuhammetSuriye Krizi, Kuzey Afrika ve Ortadoğu’daki çeşitli ülkelerde meydana gelen protesto ve çatışmaların, Suriye’yi etkisi altına alması ve burada iç savaşa dönüşmesi sonucu yaşanan olaylar bütünüdür. Bu krizle beraber milyonlarca Suriyeli ülkelerini terk etmiş ve birçok ülkeye sığınmak zorunda kalmıştır. Bu ülkelerin başında gelen Türkiye açık kapı politikası uygulayarak milyonlarca Suriyeliyi misafir etmiştir. Suriyeli sığınmacılar için geçici barınma merkezleri inşa edilmiş ancak sığınmacıların büyük kısmı kent merkezlerinde yaşamayı tercih etmiştir. Suriyeli sığınmacılar yaşamlarını sürdürdükleri illeri sosyal, ekonomik, demografik ve kültürel olarak etkilemiştir. Hatay da Suriyeli sığınmacıların yoğun olduğu illerden biridir ve ifade edilen etkiler burada açık bir şekilde görünmektedir. Bu çalışmada Suriye Krizinin Hatay orman ürünleri sanayi işletmeleri üzerindeki etkisi işletmelerin hukuki yapıları bakımından araştırılmıştır. Çalışmada 96 işletme sahibine ve/veya yöneticisine yüz yüze görüşme yöntemiyle anket uygulanmıştır. Toplanan veri çapraz çizelgelerle gösterilmiş ve şahıs işletmeleri ile şirketler arasındaki farklılıkları ortaya koymak için bağımsız örneklem t testi yapılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre işletmelerin %60.3’ünde en az 1 Suriyeli çalışmaktadır. Suriye krizinden sonra şahıs işletmeleri ile şirketler arasında müşteri memnuniyeti, ithalat miktarı, ithalat nakliye masrafı, ihracat nakliye masrafı, genel üretim maliyeti, üretim kapasitesi ve ticari gelir bakımında anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir.Öğe Nutritive value of Pleurotus ostreatus (Jacq.) P. Kumm. grown on some cellulosic residues(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Akyüz, Mehmet; İnci, Şule; Kırbağ, SevdaIn this study, the effects of different cellulosic wastes on the nutritional values of Pleurotus ostreatus (Jacq.) P. Kumm. were investigated. Dry matter, moisture, protein, fat and ash contents of P. ostreatus were analyzed according to AOAC methods. Crude protein and fat contents were determined by the Kjeldahl method and Soxhlet extraction, using ether as a solvent, respectively. Chemical composition of P. ostreatus such as dry matter, moisture, crude protein, fat and organic matter were 93.5-93.7%, 6.3-6.5%, 25.2-33.5%, 1.7-2.5%, 5.3-9.7% and 84.0-88.2% of dry weight, respectvely. There were no significant differences in dry matter and moisture content of P. ostreatus grown on various local residues (p>0.05), but changeable in other nutrient composition (p<0.05). Crude protein, ash, fat and organic matter varied significantly, the lowest protein content was obtained from WS (25.2%), whereas the highest was obtained in the mixture of MS-WS (1:1) (33.5%) and MS-PP (1:1) (33.3%). P. ostreatus is highly valued as a good source of protein (25-33%), but low in fat (1.7-2.5%). It was observed that the type of substrate used for cultivation of P. ostreatus could influence the crude protein content of the fruit bodies.Öğe Lentinus edodes (Shiitake) yenilebilir mantarının vejetatif gelişmesi üzerine farklı bitkisel materyallerin etkisi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Yetişsin, Fuat; Yıldız, AbdunnasırMevcut çalışma ile yenilebilir bir kültür mantarı olan Lentinus edodes misellerinin (LEM) vejetatif gelişmesi üzerine farklı ligno-selülozik maddelerin etkileri incelenmiştir. Bu amaçla; Mısır Unu (MU), Pirinç Unu (PU) ve Buğday Ununun (BU), %20, %15, %10 ve %5’lik konsantrasyonları ile MU, PU, BU karışımı ve malt ekstrakt kullanıldı. Misel Gelişim Süresi (MGS) üzerine farklı besi yerlerinin etkisi gösterilmiştir. Tohumluk misel ve kompost ortamındaki ligno-selülozik madde olarak, Dut Talaşı (DT), Kavak Talaşı (KT), Meşe Talaşı (MT) ve bu materyallerin karışımı kullanıldı. Pirinç Kepeği (PK) ve Buğday Kepeği (BK) azot kaynağı olarak kullanıldı (%22 kepek:%78 talaş). SPSS 17.0 istatistik programı ile elde edilen veriler değerlendirildi. 12.4 günlük MGS ile en kısa %5’lik PU ortamında, 17.4 günlük MGS ile en uzun %20’lik BU’lu petrilerde belirlendi. Tohumluk misel eldesinde; 19.2 günlük MGS ile en kısa karışımda, 22.8 günlük MGS ile en uzun DT’de gözlendi. Kültür ortamı için 18 günlük MGS ile en kısa DT’nin PK’li ortamında, 36.8 günlük MGS ile en uzun KT’nin katkı maddesiz ortamında görüldü. Bu çalışma ile Lentinus edodes yenilebilir mantarının laboratuvar ortamındaki vejetatif gelişimi için en uygun besi yerinin, %5’lik PU’lu agar ortamının; tohumluk misel (spawn) eldesi için karışım ortamının ve kompost üretiminde ise %78 DT ile %22 PK içeren kültür ortamının en uygun ortamlar olduğu sonucuna varılmıştırÖğe Adıyaman ilinde el sanatlarında yararlanılan bitkiler üzerine etnobotanik bir araştırma(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Tel, Ahmet Zafer; Furkan, Merve Kevser; Satıl, FatihBu çalışmada, Adıyaman ilinde yapılan etnobotanik araştırmalar kapsamında halk arasında el sanatlarında kullanılan bitkiler araştırılmıştır. Çalışmada halkın mutfak eşyası, sepet, nazarlık, süpürge, oyuncak vb. çeşitli el sanatlarında yararlandığı bitkiler belirlenerek bu bitkilerin kullanım şekilleri ortaya konmuştur. Çalışma; Adıyaman merkez ve merkeze bağlı 8 ilçe ile bu ilçelerdeki 30 yerleşim biriminde gerçekleştirilmiştir. Ayrıca bölgede kurulan 3 yerel pazarda araştırma yapılmıştır. Araştırmalar sonucunda 25 familyaya ait toplam 39 taksonun yörede el sanatlarında kullanıldığı tespit edilmiştir. En çok kullanımın olduğu ilk 5 familya; Betulaceae (14), Platanaceae (11), Salicaceae (10), Fagaceae (9) ve Poaceae (8). En çok yararlanılan ilk 5 takson ise; Platanus orientalis (11), Juglans reyi (10), Carpinus orientalis(9), Quercus infectoria (7) ve Phragmites australis(7) şeklindedir. Bitkilerin en çok dal ve gövde kısımlarından yararlanılmaktadır. Bunları çoktan aza doğru; meyve, yaprak, çiçek, tohum ve mazı takip etmektedir. Bitkilerden; 27 mobilya/ahşap malzemesi (beşik, baston vb.), 17 mutfak eşyası (kaşık, kepçe vb.), 9 adet süs, nazarlık ve tesbih vb., 7 adet hayvan barınağı (arı kovanı, kafes vb.), 6 adet oyun ve oyuncak, 5 adet yapı ve çit malzemesi, 5 adet müzik aleti, 5 adet ip/halat vb., 3 adet sepet/hasır, 3 adet süpürge ve 3 adet boya yapımında yararlanıldığı tespit edilmiştir. Merdane yapımında kullanılan Fraxinus angustifolia subsp. syriaca ve Süpürge yapımında kullanılan Scrophularia canina subsp. bicolor’ın kullanımını ilk defa bu çalışma ile ortaya konmuştur.Öğe Abelmoschus esculentus yaprağı kullanılarak gümüş nanopartiküllerin yeşil sentezi ve bazı gıda patojenleri üzerindeki antimikrobiyal etkileri(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Hatipoğlu, AbdulkerimBu çalışmada, Abelmoschus esculentus (AE) yaprağı özütü kullanılarak düşük maliyetli, çevre dostu ve kolay bir şekilde gümüş nanopartiküller (AgNP’ler) sentezlendi. Ultraviyole-görünür (UV-vis.) Spektrofotometre analiz verilerine göre, nanokristaller 431 nm'de karakteristik bir tepe noktası gösterdi. Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM), Transmisyon Elektron Mikroskobu (TEM) ve enerji dağılımlı X-Işını Spektroskopisi (EDX) analizleri, biyolojik yolla sentezlenen AgNP'lerin morfolojik yapılarının küresel olduğunu ortaya koydu. XRD analizi sonuçlarına göre AgNP'lerin kristal yapılarının kübik olduğu görüldü. Nanopartiküllerin boyutu, Debye-Scherrer denklemi ile 19.05 nm olarak hesaplandı. Sentezlenen nanomalzemenin zeta potansiyeli -9.83 mV ve zeta boyutu da 142.2 nm olarak ölçüldü. AgNP'lerin, gıda patojenlerinden Staphylococcus aureus ATCC 29213, Escherichia coli ATCC25922, Bacillus subtilis ATCC11774, Pseudomonas aeruginosa ATCC27833 ve Candida albicans üzerindeki Minimum İnhibitör Konsantrasyonu (MİK) değerlerinin (mg/mL) sırasıyla 0.125, 0.50, 0.0312, 0.125 ve 0.125 düzeyinde olduğu tespit edildi.Öğe Harbiye (Daphne) Şelalesi Mesire Alanının rekreasyonel potansiyelinin belirlenmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Yiğit, ŞeymaKentler sosyo-kültürel ve ekonomik ihtiyaçlar başta olmak üzere pek çok açıdan ihtiyaçlara cevap vermektedir. Bu nedenle ülke nüfusunun yarısından fazlası kent ekosistemi içerisinde yaşamını sürdürmektedir. Fakat kentlerdeki artan nüfus nedeniyle yoğun ve plansız yapılaşma meydana gelmektedir. Dolayısıyla insanların rekreasyon faaliyetlerini gerçekleştirecekleri açık ve yeşil alanlar azalmaktadır. Bu durum ise insanların her geçen gün doğadan uzaklaşmasına neden olmaktadır. Fakat özellikle son yıllarda fiziksel, sosyal, psikolojik, kişisel beceri - yeteneklerin geliştirilmesi ve duygusal ihtiyaçların karşılanması amacıyla insanlar rekreasyon alanlarına daha fazla ihtiyaç duymaktadırlar. Bu rekreasyon alanlarından biri ise orman içi dinlenme alanları diğer ismiyle mesire alanlarıdır. Bu çalışma Hatay iline bağlı Defne ilçesi sınırları içerisinde yer alan Harbiye (Daphne) Şelalesi mesire alanının rekreasyon potansiyelinin belirlenmesini amaçlamıştır. Çalışmada “Gülez Yöntemi” uygulanmıştır. Yöntem kapsamında alanı en az bir kez ziyaret etmiş olan öğretim elemanlarına anket soruları yöneltilmiştir. Literatür taraması – anket verileri – yerinde analiz ile mesire alanının rekreasyon potansiyeli %65 (rekreasyon potansiyeli yüksek) olarak belirlenmiştir. Fakat mesire alanının rekreasyon potansiyelini “çok yüksek” yapabilmek için insan müdahalesi ile değişebilecek “ulaşılabilirlik, rekreatif kolaylık ve olumsuz etkenler” kriterleri üzerinde durulmuştur. Bu kriterlerin rekreasyon potansiyeli üzerindeki etkisi istatistiksel açıdan incelenmiştir. Böylelikle bu kriterlerin öğeleri arasında ilişkiler saptanmış ve çalışma sonucunda mesire alanı için geliştirilen önerilerin temelini oluşturmuştur.Öğe Effects of altitude on some seedling quality characteristics of Carpinus betulus L. (Common Hornbeam) and Carpinus orientalis Mill. (Oriental Hornbeam)(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Atar, FahrettinThis study aims to determine some morphological characteristics of two-year-old common hornbeam (Carpinus betulus L.) and oriental hornbeam (Carpinus orientalis Mill.) seedling and to determine the quality classes of the seedlings according to Turkish Standards Institute’s (TSI) seedling quality standards and sturdiness quotient values. As a study material, two-year-old common hornbeam and oriental hornbeam seedlings, grown from seed obtained from three different altitudes as lower (0- 400 m), mid (400-800 m) and upper (800-1200 m) in the Trabzon-Maçka watershed were used. The seedlings were grown in seedbeds in open nursery conditions of Karadeniz Technical University Forestry Faculty Research and Application Greenhouse. Seedling length and root collar diameter were measured in two-year-old seedlings. The sturdiness quotient was calculated with the data of the measured seedling morphological characteristics. Quality classes were classified according to TSI seedling quality standards determined for hornbeam seedlings. The highest mean seedling length for common hornbeam was determined as 48.76 cm at the 3rd altitude level, while the highest mean seedling length for oriental hornbeam was found as 38.90 cm at the 2nd altitude level. The mean root collar diameters for were varied between 4.97-5.23 mm in common hornbeam and 4.62-5.09 mm in oriental hornbeam. As a result of variance analysis, statistically significant differences (p<0.05) among altitudes regarding seedling length and sturdiness quotient of common hornbeam. As for the oriental hornbeam, it was found that statistically significant differences on 95% confidence level in terms of seedling length and root collar diameter. In addition, significant differences between the two seedling quality assessments and consistent results were not obtained. This shows that both TSI seedling quality standards and the sturdiness quotient criteria are not sufficient by themselves to determine the quality of common hornbeam and oriental hornbeam.Öğe Ekolojik sürdürülebilirlik kavramının 3B gölge analizi tekniği ile irdelenmesi: Amasya Üniversitesi Hâkimiyet Yerleşkesi örneği(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Kurt Konakoğlu, Sultan Sevinç; Keskiner, MustafaÇalışmada; küçük ölçekte kent modeli olarak değerlendirilen üniversite yerleşkesi ele alınarak Amasya ili Merkez ilçe sınırları içerisinde yer alan Amasya Üniversitesi Hâkimiyet Yerleşkesi çalışma alanı olarak seçilmiştir. Çalışmanın amacı Hâkimiyet Yerleşkesi’nde yer alan eğitim ve idari binaların yeşil alanlar üzerinde oluşturdukları gölge süresi uzunlukları doğrultusunda yerleşke yeşil alanlarında kullanılan bitkilerin ışık-gölge-su isteklerine göre bitki tür seçiminin doğru olup olmadığını tespit ederek yerleşkelerin ekolojik sürdürülebilirliğe ve kent ekosistemine olan katkısını belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda öncelikle literatür taraması ile arazi çalışması yapılarak yerleşkede bulunan bitki türleri tespit edilerek farklı açılardan fotoğraf çekimi yapılmıştır. Hâkimiyet Yerleşkesi’nde bulunan 3 eğitim binası ve 3 idari bina CityEngine yazılımı kullanılarak, prosedürel modelleme teknikleriyle 3 boyutlu (3B) olarak modellenmiştir. 3B Kampüs modeli, Sketchup Pro 2019 programına aktarılarak, yılın farklı aylarına göre 3B gölge analizi yapılmıştır. Elde edilen bulgular ışığında Hâkimiyet Yerleşkesi’ndeki binaların oluşturduğu gölge sürelerinin Aralık ve Ocak aylarında daha fazla, Haziran ve Temmuz aylarında ise daha az olduğu görülmektedir. Yerleşkenin 392-400 m. ile 410-420 m. kotları arasında yerleşke sınırlarında yer alan her dem yeşil ağaç ve ağaççıklar ile çalı gruplarının binaların oluşturduğu gölgeden olumsuz etkilenmediği, 400-410 m. kot aralığında bina yakın çevrelerinde yer alan yaprağını döken ağaç ve ağaççık bitki türleri ile çalı gruplarının ise bu durumdan olumsuz etkilendiği belirlenmiştir. Bulgular dâhilinde yerleşkenin ekolojik sürdürülebilirliğinin sağlanmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur.Öğe Artvin’deki orman ürünleri işletmelerinin iş sağlığı ve güvenliğinin risk değerlendirilmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Irmak, Serkan; Peker, Hüseyin; Ersen, Nadir; Akyüz, İlkerİş sağlığı ve güvenliğinin önemi alınan tedbirlerle birlikte çalışma ortamını daha güvenli ve verimli hale getirmesi sebebiyle her geçen yıl daha iyi anlaşılmaktadır. Ülkemizde, mobilya ve ahşap endüstrisinde faaliyet gösteren işletmeler kaza riski yüksek işletmeler kategorisinde bulunması nedeniyle iş sağlığı ve güvenliği bakımından önemli bir yerdedir. Bu tür işletmelerde tehlike oluşturabilecek durumlar karşısında önlem alınmadığı takdirde ciddi yaralanma hatta ölüme sebebiyet verebilecek durumlarla karşılaşma olasılığı yüksektir. Bu çalışmada Artvin ili merkezinde bulunan orta ölçekli mobilya ve ahşap endüstrisinde faaliyet gösteren 4 farklı işletmede L Tipi (5X5) matris yöntemi uygulanarak işletmelerde ortaya çıkabilecek iş kazaları, ölüme sebebiyet verecek tehlikeli durumlar ve mesleki hastalıkların önüne geçilmesi için risk değerlendirmesi yapılması amaçlanmıştır. Aynı zamanda, işletmede çalışanlara anket uygulaması yapılarak iş sağlığı ve güvenliği ve çalışma esnasında içinde bulundukları tehlikelerin farkında olup olmadıkları hakkında bilgilere ulaşılmıştır. Sonuç olarak, yüksek tehlikeli sınıf kategorisindeki bu işletmelerdeki çalışanların iş sağlığı güvenliği bilincinin pekiştirilerek, gelecekte işletmede oluşabilecek riskler ve kazaların en aza indirilip çalışanlar açısından daha verimli bir çalışma ortamı sağlanabilir. İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eksikliklerin giderilmesiyle üretim aksaklıklarından doğan maddi kayıpların önüne geçilebilir.Öğe Enerji iletim hatlarının geçtiği güzergâhlarda yapılan bölmeden çıkarma çalışmalarının orman toprağının bazı özellikleri üzerine etkilerinin belirlenmesi (Artvin Ortaköy Orman İşletmesi örneği)(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Surat, Bülent; Karaman, Ali; Surat, HilalBu çalışmada, Artvin Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı Ortaköy Orman İşletme Şefliği sınırları içerisinden geçen “154 Kw Meydancık Bayram HES-Artvin II Enerji İletim Hattı” için yapılan üretim faaliyetlerinin (kesme, sürütme, yükleme ve taşıma) toprak üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çalışma, hat güzergâhının geçtiği ve en yoğun kesimlerin yapıldığı 285, 286, 321 nolu bölmelerde yapılmıştır. Çalışmanın yapıldığı bölmelerdeki üretim faaliyetlerinin toprağın fiziksel ve kimyasal özellikleri üzerine etkilerini belirleyebilmek amacıyla iki derinlik kademesinde (0-10 cm ve 10-20 cm) toprak örnekleri alınmış ve geçirgenlik (permeabilite), su tutuma kapasitesi (nem ekivalanı), hacim ağırlığı, mekanik analiz (tekstür tayini), toprak reaksiyonunun (ph) tayini, organik madde tayini gibi analizler yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, makine kullanmadan yapılan bölmeden çıkarma çalışmalarında toprağın geçirgenlik, hacim ağırlığı ve toprak suyu dengesinin değiştiği, hava hattı ile yapılan bölmeden çıkarma çalışmaların da ise toprağın organik madde ve besin elementleri miktarlarının azaldığı tespit edilmiştir.Öğe Orman ürünleri sanayi sektöründe gri ilişkisel analiz yöntemiyle performans değerlendirme(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Akyüz, Kadri CemilGünlük yaşantımızda ve gelecekle ilgili planlamalarımızda birçok faktör karar verme sürecini etkileyebilmekte ve en iyisini seçme endişesi önemli bir konu olarak karşımızda yer almaktadır. Finansal alanda yapılacak yatırımlarda ve alınacak olan kararlarda yapılacak hatalar kıt olan sermaye ve zaman faktörünün geri dönüşü olmayacak biçimde zarar görmesine neden olacaktır. Bu nedenle karar verilirken çok boyutlu ve alternatiflerin birlikte düşünülmesini gerektirecek yöntemlerin kullanılması gerekmektedir. Gri ilişkisel analiz yöntemi karar vermemize yardımcı olacak olan verilerin yetersizliği ya da kesinliğinin olmadığı durumlarda sıralama yapma ve karar konusunda derecelendirme yapabilme bakımından önemli ve kullanışlı çok boyutlu karar verme tekniği niteliğindedir. Bu çalışmamızda finansal yatırım konusunda Orman Ürünleri Sanayi sektörünü tercih etmek isteyen yatırımcılara firma seçiminde yardımcı olunması hedeflenmiş ve firmaların finansal performansları gri ilişkisel analiz tekniğiyle değerlendirilmiştir. Borsa İstanbul bünyesinde faaliyet gösteren beş adet firmanın analiz kapsamında yer aldığı çalışma 2016-2020 yılları dikkate alınarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda firmalar finansal oranlar bakımından sıralanmış ve yatırımcılara farklı bakış açısı sağlanmıştır.Öğe The Larval food-plants of Apochima diaphanaria ssp. rjabovi (Wehrli, 1936) (Lepidoptera: Geometridae) and its new larval parasitoid Drino imberbis (Wiedemann, 1830) record(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Akın, Kesran; Kürşat, MuratThe larval food plant of the Apochima diaphanaria ssp. rjabovi (Wehrli, 1936) in the Geometridae family has not been known until now. In this study, the medicinal plants Ferula haussknechtii H. Wolff ex Rech.f., Prangos uloptera DC. (Apiaceae) and Rheum ribes L. (Polygonaceae) species are identified for the first time as larval food plants of Apochima diaphanaria ssp. rjabovi. In addition, Drino imberbis (Wiedemann, 1830) (Diptera, Tachinidae) species is recorded as the first larval parasitoid of Apochima diaphanaria ssp. rjabovi. Pictures of the habitat, larva, pupa and adult individual of this moth subspecies, as well as pictures of the pupa and the adult individual of the larval parasitoid are present in the study.Öğe Elektrostatik toz boya uygulanmış ahşap esaslı levhaların bazı teknolojik özelliklerinin incelenmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Akkuş, MemişElektrostatik toz boyalar, otomotiv ve beyaz eşya gibi iletken metalik yüzeyler üzerine uygulanmaktadır. Elektrostatik toz boyalar uçucu organik bileşik içermemesi, çevre, iş güvenliği ve işçi sağlığı açısından diğer sıvı boyalara göre daha avantajlıdır. Bu avantajlarından dolayı son zamanlarda iletken olmayan plastik, ahşap ve ahşap esaslı levhalara uygulanması yönünde birçok araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürütülmektedir. Bu çalışmada ahşap esaslı levhalardan yongalevha ve orta yoğunlukta liflevha (MDF) yüzeylerinin iletkenlik değerini artırmak için ön ısıtma (70 °C) ve sonrasında korona tipi tabanca ile hibrit esaslı (Epoksi/Polyester) elektrostatik toz boya işlemi uygulanmıştır. Daha sonra örnekler, kızılötesi (infarared) fırınlarda 130 °C sıcaklıkta 20 dakika boyunca kürlenme işlemine tabi tutulmuştur. Ön ısıtma ve kürlenme esnasında MDF ve yongalevhalarda ısının etkisi ile levhalarda mekanik ve fiziksel değişimler öngörülmektedir. Bu amaç doğrultusunda; elektrostatik toz boya uygulanmış ve uygulanmamış MDF ve yongalevha örneklerinin, TS 319 standardına göre iç yapışma direnci, TS EN 310 standardına göre eğilme direnci, TS EN 320 standardına göre vida çekme direnci, ASTM D 1037 standardına göre su alma oranı ve TS EN 317 standardına göre kalınlığına şişme testlerine tabi tutularak istatistiksel karşılaştırılması yapılmıştır. Yapılan karşılaştırma sonucunda, elektrostatik toz boya ile kaplanması MDF örneklerinde çok fazla değişikliğe neden olmaz iken, yongalevha örneklerinin mekanik ve fiziksel özelliklerini etkilediği tespit edilmiştir.Öğe Kırklareli Kavaklımeşe Korusu Tabiat Parkının rekreasyon potansiyelinin belirlenmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Aslan, Fürüzan; Ateş, Oğuz; Büyükbayraktar, Nehar; Kabataş, EnginBu araştırmada Kırklareli ilinde bulunan Kırklareli Kavaklımeşe Korusu Tabiat Parkı’nın rekreasyon potansiyelinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Rekreasyon potansiyelinin belirlenebilmesi için ülkemizdeki pek çok çalışmada kullanılmış Gülez yönteminden yararlanılmıştır. Çalışma alanına 2020 yılı Eylül, 2021 yılı Mayıs ve Haziran aylarında 4 hafta içi ve 5 hafta sonu olmak üzere toplamda 9 kere gidilmiş ve yerinde gözlemler yapılarak rekreasyon potansiyeli belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonucunda Kırklareli Kavaklımeşe Korusu Tabiat Parkı’nın rekreasyon potansiyelinin %59 (orta düzey) olduğu ortaya konmuştur. Alanda bulunan yapı ve tesisler iyileştirilerek, rekreatif kolaylıklar arttırılarak, olumsuz etmenler giderilerek Kırklareli Kavaklımeşe Korusu Tabiat Parkı’nın rekreasyon potansiyelinin arttırılabileceği sonucuna ulaşılmıştır.Öğe Morphological variations based on geometric morphometrics between male and female pronota of Oxythyrea cinctella (Schaum, 1841) (Coleoptera: Scarabaeidae, Cetoniinae)(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Koçak, Yavuz; Doğan Sarıkaya, Aslı; Sarıkaya, Özkan; Şahin, ÜlfetIn this study, pronotum size and shape were used as an exemplar characteristic to evaluate the utility of pronotal morphology on the sexual dimorphism determination of the scarab beetle Oxythyrea cinctella (Schaum, 1841). Using geometric morphometrics, the sexual size and shape dimorphism of pronotum of 85 specimens (45 females, 40 males) collected from Ankara Province (Turkey) were analyzed. Results of geometric morphometrics revealed that there is statistically significant sexual size and shape dimorphism in pronotum. Further, the mean centroid sizes of the females was significantly larger than that of the males. Finally, multivariate regression results indicated that size has negligible influence on the differentiation in pronotum shape between sexes. We hope the results here presented would be helpful for the further understanding of the sexual dimorphism in the beetle genus Oxythyrea.












