Cilt 18 Sayı 2 (2017)
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Balıkesir-burhaniye yöresi fıstıkçamı (pinus pinea l.) ağaçlandırmalarında bazı fizyografik etmenlerle çap, boy ve kozalak özellikleri arasındaki ilişkiler(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2017) Üçler, Ali Ömer; Arpacı, MustafaBu çalışmada, bazı fizyografik etmenlerin (bakı, eğim ve yükselti) Balıkesir-Burhaniye yöresi fıstıkçamı (Pinus pinea L.) ağaçlandırmalarının çap ve boy değerleri ile kozalak özellikleri (kozalak ağırlığı, kozalak sayısı, kozalak eni ve kozalak boyu) üzerine olan etkileri araştırılmıştır. Fizyografik etmenlerin etkilerini belirleyebilmek amacıyla çalışma alanı, bakı, eğim ve yükselti gruplarına ayrılmıştır. Buna göre; gölgeli (B1) ve güneşli (B2) olmak üzere iki bakı grubu, %36’dan düşük (E1) ve %36’dan fazla (E2) olmak üzere iki eğim grubu ve 400 m’den düşük (Y1) ve 400 m’den fazla (Y2) olmak üzere iki yükselti grubu oluşturulmuştur. Tabakalı örnekleme yöntemi ile örnek alanlar bu arazi sınıflarına dağıtılmıştır. Çalışma, 32 adet örnek alandan sağlanan verilerle yürütülmüştür. Örnek alanlarda ağaç boyu, göğüs çapı ve kozalak sayısı değerleri ile her örnek alanda 5 adet olmak üzere seçilen örnek ağaçlardan toplanan kozalakların çap, boy ve hava kurusu ağırlık değerleri ölçülmüştür. İstatistiksel değerlendirmelere göre; bakı etmeninin ağaç boyu, kozalak sayısı ve kozalak ağırlığı üzerinde, eğim etmeninin ağaç çapı, kozalak sayısı ve kozalak çapı üzerinde, yükselti etmeninin de ağaç çapı, ağaç boyu, kozalak sayısı ve kozalak ağırlığı üzerinde etkili oldukları belirlenmiştir. Ağaç boy ve çap değerleri bakımından; en yüksek ortalama göğüs çapı 13.6 cm ile B1E1Y1’de, en yüksek ortalama boy değeri B2E2Y2 ortak etkileşiminde bulunmuştur. Kozalak özellikleri bakımından; en yüksek ortalama kozalak sayısı 8.5 adet ile B1E1Y1’de, en yüksek ortalama kozalak ağırlığı 232 gr ile B1E1Y1’de, en yüksek kozalak çapı ise 5.4 cm ile B2E2Y1 ortak etkileşiminde elde edilmiştir. Korelasyon analizi sonuçlarına göre; göğüs çapı üzerinde eğim ve yükselti etmenlerinin pozitif yönde bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Boy üzerinde ise bakı ve yükselti etmenleri pozitif etki göstermektedir. Kozalak sayısı ile bakı ve eğim negatif, yükselti ise pozitif ilişkilidir. Kozalak çapı ile her üç etmen, pozitif ilişki içerisindedir. Kozalak boyu ise, eğim etmeni ile negatif, yükselti etmeni ile pozitif bir ilişki göstermektedir.Öğe L tipi köşe birleştirmelerinde epoksi reçinesinin eğilme moment üzerine etkisi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2017) Yıldırım, Mehmet Nuri; Karaman, Abdurrahman; Aykan, Recep; Yeşil, HüseyinMobilya endüstrisinde, çerçeve ve kutu konstrüksiyonlu mobilyaların birleştirme noktalarının kullanım yeri etkisinde kalacak yüklere göre tasarlanması kullanıcının güvenliği ve mobilya elemanın servis ömrü açısında önem arz etmektedir. Bu önemden yola çıkarak, masif ahşap malzemelerden hazırlanan kutu konstrüksiyonlu mobilyaların “L” tipi köşe birleştirmelerinin diyagonal basma ve diyagonal çekme eğilme moment değerlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca ulaşmak için Karaçam (Pinus Nigra), Doğu Kayın’ı (Fagus Orientalis L.) ve Kavak (Populus Nigra) masif ahşap malzemelerden kutu tipi konstrüksiyonlar oluşturulmuştur. Deney konstrüksiyonun köşe birleştirmelerinde odun esaslı bisküvi birleştirme elemanı ve yapıştırıcı olarak epoksi reçinesi kullanılmıştır. Deney ASTM-D1037 esaslarına göre statik yükleme uygulanmıştır. Deney sonuçlarına göre; çekme ve basma deneylerinde en yüksek eğilme moment değeri Doğu kayını örneklerinde, en düşük değerin ise Kavak örneklerinde olduğu belirlenmiştir. Araştırmada çekme eğilme momenti değerleri basma eğilme momenti değerlerinden yüksek çıkmıştır. Yapılan istatistik çalışmasında, bisküvi birleştirme elemanının çekme ve basma eğilme moment değerleri arasındaki farklılık istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Araştırmanın sonuçları doğrultusunda, Epoksi reçinesi ve odun esaslı bisküvi birleştirme elemanı kullanarak Doğu Kayınından hazırlanan L tipi birleştirmelerin çerçeve kontstrüksiyonlarda kullanımı önerilebilir.Öğe Uzaktan algılama ve coğrafi bilgi sistemleri yardımıyla aladağlar’da kış sporları için uygun alanların belirlenmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2017) Akın, Anıl; Erdoğan, Mehmet AkifÇalışmanın amacı, Çukurova bölgesinde ikinci konut ve yayla turizmine doğal bir alternatif olarak Toros Dağları’nın Aladağlar bölgesinde kış sporlarına uygun alanların, uzaktan algılama ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) yardımıyla tespit edilmesidir. Uygun alanların tespiti kar örtüsü, mevcut arazi örtüsü, Sayısal Yükseklik Modeli (SYM) ve buna bağlı verilerden (yükseklik, bakı, eğim grupları, eğim uzunluğu) kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda Landsat TM/ETM ve ASTER uydu görüntüleri uzaktan algılanmış veri seti olarak kullanılmıştır. Çok Kriterli Analizler (ÇKA) yöntemi kullanılarak CBS ortamında çakıştırma ve ağırlıklandırma analizleri gerçekleştirilmiştir. Böylece kayak için uygun alanların belirlenmesinde birden çok değişken ile farklı alternatifler oluşturulmuştur. İlk olarak alan için uygun olan fiziksel çevre koşulları ve giriş verileri saptanmıştır. Bu bilgiler dikkate alınarak kriterler ve kısıtlayıcı faktörler tespit edilmiştir. Kriterler standardize edilerek, yeni başlayanlar, orta düzey ve iyi düzeyde olan kayakçılar için 3 farklı düzeyde uygunluk haritası oluşturulmuştur.Öğe Bina içi iklim koşullarında verniklenmiş bazı ağaç türü odunları rutubet miktarının değişimi(Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi, 2017) Üçüncü, Kemal; Aydın, Aytaç; Malkoçoğlu, Abdulkadir; Ay, NurgülBu araştırmada, verniklenmiş Karakavak (Populus nigra) ve Sarıçam (Pinus silvestris L.) ağaç türü odunlarının Trabzon’da (Türkiye) merkezi ısıtma uygulanan bina içi iklim koşullarında rutubet değişimi incelenmiştir. Bu amaçla; Karadeniz Teknik Üniversitesi Kanuni yerleşkesinde yetiştirilen her iki ağaç türü odunlarından uzunlukları 300 mm, enine kesitleri 12.5 mm ve 25 mm teğet ve radyal, 25 mm ve 50 mm kare kesitli olmak üzere odun örnekleri elde edilmiştir. Araştırmada ayrıca verniklenmemiş referans odun örnekleri kullanılmıştır. Odun rutubeti tartı metodu, odun denge rutubeti HailwoodHorrobin modeli ve bina içi iklim koşullarında havanın bağıl nemi nemli hava termodinamiği bağıntıları ile belirlenmiştir. Sonuç olarak; verniklenmiş odun örneklerinin rutubeti ile denge rutubeti, sıcaklık ve bağıl nem arasında kuvvetli ilişkilerin olduğu görülmüştür. Aynı iklim koşullarında, verniklenmiş odunların rutubeti verniklenmemiş odunların rutubetinden yüksek bulunmuştur. Aylık rutubet ortalamaları arasındaki fark, verniklenmiş odunlarda verniklenmemiş odunlara oranla daha düşük çıkmıştır. Bu sonuçlara göre; odunun kurutulmasında belirlenecek sonuç rutubetinin, odun denge rutubetine oranla daha yüksek seçilmesinin uygun olacağı belirtilebilir. Böyle bir uygulama, aynı zamanda kurutma giderlerini de azaltacaktır. Ayrıca, verniklenmiş odunlarda rutubet değişim aralığının düşük olması çalışmayı azaltıcı yönde etkileyeceğinden, çeşitli uygulamalarda odunun verniklenerek kullanılması gerekliliği önerilebilir.Öğe Yabani kızılcık (Cornus australis L.) odunundan kâğıt üretimi ve kabuğun kâğıt özelliklerine etkisi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2017) Gençer, Ayhan; Aksoy, HasanGenellikle kabuk hamur ve kâğıt özelliklerine olumsuz etki yapmaktadır. Bu çalışmada, Kraft yöntemi kullanılarak Yabani kızılcık (Cornus australis L.) odunundan kâğıt hamuru ve deneme kâğıtları üretilmiştir. Pişirme yonga/çözelti oranı 1/5 ve pişirme sıcaklığı 170±2 °C sabit alınarak farklı koşullarda yapılmıştır. Kraft metodu Na2S/NaOH 18/20, 18/15, 18/10, 18/5 şartlarında gerçekleştirilmiştir. Kabuğun kâğıt hamuru ve kâğıt üretimine olumsuz etkisi olup olmadığını belirlemek için kabuksuz örneklerde en yüksek verimin elde edildiği K2 Pişirmesi kabuklu örneklerle (K5) tekrarlanmıştır. Ayrıca, K2 pişirmesinin maksimum sıcaklığa ulaşma süresi 120 dakikadan 90 dakikaya indirilerek yapılan pişirmede (K6) zaman ve enerji tasarrufu yapılıp yapılanamayacağı irdelenmiştir. Kabuk ölçülen mekanik özellikleri ve hamur verimini olumsuz etkilemiştir. Fakat bu olumsuz etki mekanik özelliklerde %95 güven aralığında belirgin değildir. Diğer taraftan, kabuk parlaklık özelliklerinde olumsuz, opaklığa olumlu etki etmiştir. Bu etkiler %95 güven düzeyinde anlamlıdır.Öğe Atatürk’ün kırsal kalkınma projesi "İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi" nin mekân kuramları açısından değerlendirilmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2017) Atabeyoğlu, ÖmerKöyler, ülke kalkınmasının temelini oluştururlar. Gelişmiş ülkeler için köylerin geliştirilmesi bir devlet politikasıdır. Türkiye'de de köyler ile ilgili önemli adımlar atılmıştır. Bu adımların en önemlilerinden birisi Cumhuriyetin ilk yıllarında hazırlanan köy projesidir. Çalışmanın materyalini, İdeal Cumhuriyet Köyü projesi oluşturmaktadır. 1937 Yılında çizdirilen proje Atatürk'ün de büyük önem gösterdiği, katkıda bulunduğu ve özel olarak ilgilendiği önemli bir projedir. Model, hem köylerdeki kültürel ve sosyal yapıyı desteklediği, hem de üretim ve refahı artırdığından ilham verici özelliklere sahiptir. Bu ve benzeri modeller kentlerin ve köylerinin gelişimi açısından önemlidir. Çalışma, projenin Lynch, Norberg-Schulz ve Gestalt'un mekân ve tasarım kuramları açısından değerlendirilmesini kapsamaktadır. Bu yolla projenin mekân örgüsü ve tasarımı objektif olarak değerlendirilmiştir.Öğe Endemik Pilosella hoppeana subsp. lydia (Bornm.& Zahn) Sell & West (Asteraceae) taksonu üzerine morfolojik, anatomik ve karyolojik bir çalışma(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2017) Sepet, HakanEndemik Pilosella hoppeana subsp. lydia (Bornm.&Zahn) Sell&West (1975) taksonuna ait bitki örnekleri doğal yayılış alanlarından biri olan Manisa, Spil Dağı’ndan 2013 yılında toplanmıştır. Taksonun rozet şeklinde tabanda bulunan yapraklarında yoğun bir örtü tüyü gözlenmiştir. Anatomik incelemelerde kökte radyal iletim demetlerinde ksilem elemanlarının floem elemanlarına göre büyük bir yer kaplamaktadır. Gövdede yoğun tüylerin bulunduğu, kalın bir kutikula tabakasının epidermis hücrelerini örtmekte, iletim demetlerinin genelde bir büyük, bir küçük demet şeklinde diziliş göstermektedir. Yapraklar bifasiyal yaprak tipindedir ve buna bağlı olarak palizat parankiması ve sünger parankiması ayrımının net olarak gözlenmektedir. Abaksiyal yüzde daha uzun ve yoğun olmak üzere her iki yüzde de örtü ve salgı tüyleri ile belirli aralıklarla diziliş gösteren stoma hücrelerinin vardır. Stomalar abaksiyal yüzde üst durumludur. Taksonun yapılan karyolojik çalışmalarda kromozom sayısı 2x=2n=18 olarak belirlenmiş, kromozom ölçümleri yapılmıştırÖğe Prunus cerasifera cv. “Pissardi Nigra” nın fitokimyasal içeriğinin belirlenmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2017) Kırbağ, Sevda; Göztok, FerdaKiraz veya süs erik olarak da bilinen Prunus cerasifera cv. “Pissardi Nigra, karışık ve dikenli dallara sahip küçük bir çalımsı ağaç yapısına sahiptir ve erik gibi yenilebilir meyveleri vardır. Bu çalışmada, Elazığ ilinde farklı lokalitelerden toplanan Prunus cerasifera cv. “Pissardi Nigra” örneklerinin fitokimyasal içeriği (flavanoid, resveratrol, fitosterol ve şeker), yağ asidi, element içeriği ile protein düzeyi araştırılmıştır. Çalışma sonucunda meyvelerde yüksek miktarda morin, sonra rutin, resveratrol ve naringin tespit edilmiştir. Ayrıca örneklerde fitosterol olarak ergosterol, stigmasterol ve ß-sitosterol belirlenmiştir. Meyvelerin düşük oranda şeker içerdiği ve tüm örneklerde palmitik, linoleik ve lignoserik asit tespit edilmiştir. Meyvelerde en yüksek protein miktarının 1.45 mg/g ve Ca düzeyinin ise 88 ppm olduğu saptanmıştır.Öğe Türkiye’deki Toros sediri (Cedrus libani A. Rich.) ağaçlandırma sahalarının iklim tipi açısından değerlendirilmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2017) Ayan, Sezgin; Yer, Esra Nurten; Gülseven, OrhanToros sediri (Cedrus libani A. Rich.), Türkiye’de Anadolu karaçamından (Pinus nigra Arnold. subsp. pallasiana Lamb. Holmboe) sonra ağaçlandırma çalışmalarında en çok tercih edilen, plastitesi yüksek bir türdür. Potansiyel ağaçlandırma çalışmalarına katkı sağlamak ve Türkiye’de mevcut Toros sediri ağaçlandırma sahalarının tespiti için; türün dijital yayılış haritası baz alınarak ArcGIS programı ve Orman Genel Müdürlüğü Ağaçlandırma Daire Başkanlığı dokümanları kullanılmıştır. Çalışma sonucunda; 15 Orman Bölge Müdürlüğünde 26 işletme müdürlüğü bünyesinde ve takriben 85 işletme şefliğinde/lokalitede Toros sediri ağaçlandırmalarının varlığı tespit edilmiştir. Ağaçlandırma projelerinde uygulama amaçları genel olarak; “Erozyon Kontrol, Ağaçlandırma, Toprak Koruma, Sosyal Ormancılık, Karayolu Kenarı Ağaçlandırması, Yeşil Kuşak Ağaçlandırması ve Çevreyolu Ağaçlandırması” olarak belirlenmiştir. Mevcut ağaçlandırma sahaları De Martonne, Erinç ve Aydeniz iklim sınıflandırmalarına göre irdelendiğinde; De Martonne göre; Yöntemin belirlediği 8 iklim indisinden "Step-nemli arası", "Yarı nemli" ve "Step-yarı kurak" olan üç iklim tipinde Toros sediri plantasyonları görebilmektedir. Erinç’e göre; "Nemli", "Yarı nemli" ve "Step-yarı kurak" iklim tipleri; Aydeniz’e göre ise belirlenen 7 iklim sınıflandırmasından "Kurak", "Yarı kurak", “Nemli” ve "Yarı nemli" iklim tiplerinin Toros sediri plantasyon alanlarında hakim olduğu belirlenmiştir. İndis değerleri bakımından Toros sediri plantasyon sahaları incelendiğinde; De Martonne kuraklık indisinin (Ia) 9.10 ile 20.53; Erinç yağış etkenlik indisinin (Im) 18.42 ile 44.45 ve Aydeniz kuraklık katsayısının (Kks) 0.43 ile 1.48 arasında değer aldığı hesaplanmıştır. Bu değerlere göre Toros sedirinin iklim amplitutesinin geniş olduğu teyit edilmiştir.Öğe Aydınlatılmış kent parklarının kullanıcılar tarafından değerlendirilmesi: meydan parkı ve atapark örnekleri(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2017) Kurdoğlu, Banu Çiçek; Üstün Topal, TuğbaBu çalışma ile kentsel park alanlarında yapılan aydınlatmaların kullanıcı üzerindeki etkileri ile kullanıcıların aydınlatmayı beğenisi ve tercihlerini sorgulamak, mevcut tasarımın estetik olarak kullanıcılar üzerinde yarattığı etkiyi irdelemek amaçlanmıştır. Bu doğrultuda kullanılma ilkeleri, kentteki konumları, erişilebilirlikleri ve sahip oldukları nitelikler bakımından benzer sayılabilecek özelliklere sahip olan ancak, kullanılan aydınlatma tip ve teknikleri açısından geleneksel ve modern olmak üzere iki farklı yaklaşımın görüldüğü iki kent parkı çalışma alanı olarak seçilmiştir. Bu amaç doğrultusunda, her iki parkın da kendi kullanıcılarına aydınlatma tasarımı ile ilgili hazırlanan anket çalışması uygulanmıştır. Ankette öncelikle kullanıcıları tanımaya ve kullanımları belirlemeye yönelik sorular sorulduktan sonra her iki parkın aydınlatılmış mekân bileşen ve öğelerinin (yaya yolları ve merdivenler, oturma alanları vb.) kullanıcılar tarafından anlamsal açıdan değerlendirilmesi için “anlamsal farklılaşım ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin istatistik analizleri sonucunda Meydan Parkı’nın %75, Atapark’ın %76 güvenli bulunduğu, mekân bileşen ve öğelerinden oturma alanlarının her iki park için sırasıyla 3.46, 3.21 değerleriyle güven verici; 3.38, 3.34 ile dinlendirici; 3.25, 3.04 ile hareketli; su elemanlarının 3.68, 3.60 ile güven verici; bitkisel elemanların da 3.13, 3.02 ile güven verici, 3.04, 3.12 ile etkili, 3.19, 3.09 ile ferahlatıcı olarak nitelendirdiği görülmüştür. Bu sonuçlar ile Meydan Parkı ve Atapark’ın aydınlatma tip ve teknikleri açısından farklılıklar göstermesine karşın, bu durumun aydınlatmanın güvenlik, estetik ve ekonomik yönden sağladığı katkılar açısından büyük farklılıklara sebep olmadığı, benzer şekilde kullanıcılarının aydınlatma ile ilgili beğeni ve tercihlerinde de büyük farklılıklar olmadığı ortaya konulmuştur.Öğe Ecological distribution and seasonality of Chrysopids (Neuroptera: Chrysopidae) in the East Mediterranean Region of Turkey(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2017) Bozdoğan, HakanThis study was conducted to establish Chrysopidae fauna and assess habitat preferences and diversity of species in the East Mediterranean Region of Turkey. The specific family (Neuroptera: Chrysopidae) in this region is poorly known and this survey. Traps (sweeping net, light traps) were used to catch of Chrysopidae species from all study sites at the four provinces (Adana, Hatay, Mersin, Osmaniye) in the East Mediterranean Region of Turkey between the years 2012 and 2013. The most abundant species were Nineta flava (Scopoli, 1763). From all sites a total of 1841 Neuroptera were trapped, representing 18 species. All the species were found in all sites while species Chrysopa dorsalis Burmeister, 1839, Chrysopa viridana Schneider, 1845, Chrysopa astarte Hölzel, 1967 were confined to 3 sites. All the species reached peak abundance respectively in the June and July. The appearance and distribution of the Chrysopidae species were strongly linked with seasonal changes.Öğe Orta tabakası kompost atığı ilaveli yongalevhaların vida tutma gücü ve ısı iletkenlik değerlerinin belirlenmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2017) Şahin, Halil İbrahim; Yalçın, Mesut; Yaglıca, NurbanuBu çalışmada laboratuvar ortamında odun ve kompost atıklarından üre formaldehit tutkalı kullanılarak üretilen yongalevhaların vida tutma gücü ve ısı iletkenlik değerleri araştırılmıştır. Bu amaçla, dış tabakada sadece endüstriyel odun yongası kullanılır iken orta takada ise belli oranlarda kompost atığı ve endüstriyel odun yongası karışımı kullanılmıştır. Levha yoğunluğu 0.630 g cm-3 olan, 50x50x1.8 cm boyutlarında, %50’lik üre formaldehit tutkalı kullanılarak yatık preslenmiş yongalevhalar üretilmiştir. Levhaların yüzeylerine ve kenarlarına dik vida tutma gücü ile ısı iletkenlik değerleri belirlenmiştir. Kompost atığı ilavesinin, yongalevhaların yüzeyine dik ve paralel yöndeki vida tutma gücü değerleri üzerine etkili olduğu saptanmıştır. Levha gruplarına ait ısı iletkenlik değerleri 0.086-0.120 W m-1 °K-1 arasında değiştiği tespit edilmiştir. İzolasyon levhası olarak en iyi sonuçlar orta tabakasında %100 kompost atığı kullanılan yongalevhalarda elde edilmiştir.Öğe Korunan alanlarda çevre sorunlarının değerlendirilmesi: Pamukkale özel çevre koruma bölgesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2017) Dağ, Veysel; Mansuroğlu, SibelKentleşme, birçok kaynak üzerinde olduğu gibi korunan alanlarda da çeşitli etkilere yol açabilmektedir. Bu etkiler korunan alanlar çevresindeki kullanımlara bağlı olarak farklılık gösterebilir. Hızlı kentleşmeye bağlı olarak Denizli kent merkezine yaklaşık 20 km uzaklıkta bulunan Pamukkale Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKB)’nin alan içerisindeki ya da çevresindeki kullanımlardan kaynaklı çeşitli çevre sorunlarından olumsuz etkilendiği düşünülmektedir. Bu araştırmanın amacı ulusal ve uluslararası boyutta önem taşıyan Pamukkale ÖÇKB’nde çevredeki alan kullanımları ile ziyaretçilerden kaynaklanan çevre sorunlarının belirlenmesidir. Bu amaçla Pamukkale ÖÇKB ve çevresi ile ilgili yapılan gözlem ve incelemelerin yanı sıra, alanı ziyaret eden yerli turistlere yönelik, standart formlar aracılığıyla, karşılık görüşme yolu ile yerinde anket (400 kişiye) uygulanmıştır. Elde edilen tüm verilerden yararlanılarak, çevre sorunlarının olumsuz etki var/yok şeklinde değerlendirildiği “Etkileşim Matrisi” oluşturulmuş, alanın koruma/kullanma dengesinin sağlanması temelinde, belirlenen çevre sorunlarının etkilerinin azaltılması veya sorunun kaynağında çözülmesine yönelik bazı öneriler geliştirilmiştir.












