Cilt 2 Sayı 1 2016
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Deprem sonrası ağır hasarlı bina hasarlarının sınıflandırılması(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2016) Koç, VarolBu çalışmada betonarme binalarda depremler sonrası gözlenen ağır hasar tipleri sınıflandırılıp yapısal davranışla ilişkilendirilerek incelenmiştir. Çok kapsamlı hasar çeşitleri olduğundan, özellikle sadece kolon ve kolon- kiriş birleşim hasarlarından kaynaklanan ağır hasarlar ele alınmıştır. Sınıflandırma öncelikle yapısal sistemin hasar türleri ve yapısal elemanların hasarları şeklinde yapılmıştır. Yapısal sistemin hasar türleri; 1) Üst üste yığılma yıkımı türden hasarlar 2) Yana yığılma (Akordeon) yıkımı hasarları 3) Yana yatma hasarları 4) Düşey hiza boyunca bir bölümün çökmesi tipinde hasarlar 5) Yatayda bir bölümün çökmesi hasarları 6) Yatayda tam kat çökmesi şeklinde, yapısal elemanların hasarları da 1) Kolon düzlem dışı sıyrılması 2) Kolon uç bölgesi hasarları olarak gruplandırılmıştır. Yine yapısal eleman hasarlarından sayılabilecek kiriş ve döşeme hasarları, bu çalışmanın kapsamına dahil edilmemiştir. İncelenen hasar tipleriyle karşılaşılmaması için yapılması gerekenler özetlenmiştir.Öğe Doğu Karadeniz Bölgesindeki partikül madde dağılımlarının coğrafi bilgi sistemleri yardımıyla belirlenmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2016) Demirarslan, Kazım Onur; Akıncı, HalilDoğu Karadeniz Bölgesi’ndeki plansız kentleşme, ulaşım ve sanayi gibi etkenler bölgede önemli olumsuz etkilere neden olmaktadır. Bu etkilerden biri de hava kirliliğidir. Hava kirliliği, kentlerde yaşam kalitesini azalmakta ve birçok sağlık sorununu da beraberinde getirmektedir. Özellikle kış aylarında ısınma amacıyla kullanılan fosil yakıtlar bölgede önemli derecede hava kirliliğine yol açmaktadır. Çalışma alanında hava kirliliğine yol açabilecek önemli kaynaklardan biride Karadeniz sahil yoludur. Bu yol, Gürcistan sınırından itibaren Türkiye’nin batısına kadar uzanan ve taşımacılıkta kullanılan önemli bir hattır. Yapılan çalışmada, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yer alan, Artvin, Bayburt, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Rize ve Trabzon illerindeki PM10 kirleticisinin hava kalitesi üzerindeki etkileri ve dağılımları, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) yardımıyla üretilen haritalarla incelenmiştir. Hava kalitesiyle ilgili veriler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na ait ölçüm istasyonlarında ölçülen 2010-2015 yılları arasındaki saatlik verilerdir. Çalışma sonuçlarına göre, belirtilen tarih aralığında, Trabzon ve Gümüşhane illerinin tüm mevsimlerde, Bayburt ilinin yaz, sonbahar ve kış aylarında, Ordu’nun ise özellikle sonbahar aylarında PM10 konsantrasyonunun yüksek olduğu belirlenmiştirÖğe İstanbul’un Asya ve Avrupa Bölgeleri’nde hava sıcaklığı ve yağış miktarı değişimleri(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2016) Aslan, Zafer; Giden, Fadime; Koyuncu, Hatice; Kalafat, AytenŞiddetli yağış, sel olaylarında küresel iklim değişimine bağlı olarak gözlenen artışlar ve doğal afete dönüşmesi sonucu oluşturduğu etkiler, inceleme bölgesinin topografyası, toprak - bitki örtüsü ve kentleşme özelliklerine bağlı olarak önemli değişimler göstermektedir. Bu araştırma çalışmasında Marmara Bölgesi’nin Asya ve Avrupa yakasında seçilen istasyonlarda (Bahçeköy, Florya, Göztepe ve Şile) sıcaklık ve yağış değerlerinin yerel ve zamansal değişimlerinin analizine yer verilmiştir. Göztepe ve Florya istasyonlarında gözlenen ortalama hava sıcaklığı değerlerinde %3 ve %5 oranında artılar kaydedilmiştir. Aylık maksimum hava sıcaklığı değerlerinde en fazla artış %6 oranı ile Şile İstasyonunda saptanmıştır. Bahçeköy ve Şile’de aylık toplam yağış miktarında %10 ve %17 oranlarında artışlar olduğu belirlenmiştir. Makalemin sonuç bölümünde hızlı şehirleşmenin günlük ve aylık ortalama ve maksimum gözlem değerli üzerinde oluşturduğu değişiklik istatistiksel olarak analiz edilmiş, şehirleşmenin rolü üzerinde durulmuştur.Öğe Budyko yaklaşımına dayanan bir su bütçesi modeli ve parçacık sürü optimizasyonu algoritması ile kalibrasyonu(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2016) Okkan, Umut; Kırdemir, UmutSunulan çalışmada, aylık yağış-akış ilişkisini tanımlamak amacıyla Budyko yaklaşımına dayanan bir su bütçesi modeli kullanılmıştır. Önerilen beş parametreli model girdi olarak sadece aylık ortalama yağış ve potansiyel evapotranspirasyon verilerine ihtiyaç duymaktadır. Çalışma sahası Gediz Havzası’ndaki Nif Çayı’nı kapsamaktadır. Model parçacık sürü optimizasyonu algoritması (PSO) ile kalibre edilmiştir. PSO ile kalibre edilen modelin performansını sınamak maksadıyla istatistiksel ölçütler değerlendirilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular, su bütçesi modelinin aylık akış serilerini modellemede başarılı olduğunu göstermiştir.Öğe Murgul-akasya ağaçlandırmalarının yüzeysel akış ve sediment taşınmasını önlemedeki etkileri ve bunun su yönetimi-kuraklık ilişkileri bakımından irdelenmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2016) Tüfekçioğlu, Aydın; Güner, Sinan; Duman, Ahmet; Küçük, MehmetYüzeysel akışın ve sediment taşınmasının uygun bitki örtüsü seçimi ile azaltılması ve yağan yağışların önemli bir kısmının infiltrasyonla toprağa girmesi ve toprakta depolanması kuraklığın bitki gelişimi üzerinde yapacağı olumsuz etkiye karşı bitkiyi daha dirençli kılacak, bitki büyemesinde görülen azalma ve kuruma gibi olumsuzlukları önemli ölçüde azaltacaktır. Ayrıca, bunun taşkın ve sellerin sebep olacağı zararları da azaltıcı etkisi olacaktır. Bu yönü ile akasya alanları, otlak alanlarına göre, daha az yüzeysel akış ve sediment taşınmasına sahip oldukları için kuraklıktan etkilenme riskleri daha az görünmektedir. Ancak akasya ağaçlarının transpirasyonla kaybedeceği suyun otlak alanlarına göre daha fazla olması bu riski artırıcı yönde etki edecektir. Fakat, ağaç türleri derin kök geliştirmeleri ile, toprak kesitinin daha derinliklerindeki suyu kullanabilmeleri sayesinde kuraklığa daha dirençli olabilmektedirler. Bu çalışmada, Artvin-Murgul yöresinde asit zararına maruz kalmış sahalarda yapılan yalancı akasya ağaçlandırmalarının yüzeysel akış ve sediment taşınmasını önlemedeki etkileri hemen bitişiğindeki otlak alanları ile karşılaştırmak suretiyle araştırılmıştır. En fazla yüzeysel akış ve sediment taşınımı Mayıs-Haziran ve Ekim-Kasım dönemlerinde olmuştur. Mayıs-Kasım dönemindeki toplam yüzeysel akış miktarı otlak alanında 263 m3/ha iken hemen bitişiğindeki orman alanında 18 m3/ha olarak ölçülmüştür. Mayıs-Kasım dönemindeki toplam taşınan sediment miktarı otlak alanda 43,6 kg/ha iken, akasyalık alanda 5 kg/ha olmuştur. Elde olunan sonuçlar akasya ağaçlandırmasının erozyonu ve yüzeysel akışı önlemede çayır alanlarına göre çok daha etkili olduğunu göstermektedir.












