Yüksek Lisans Tezleri
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi evlatlıkları (Biyografik deneme)(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Tunç, Ayfer; Atalay, AhmetMilli mücadelenin ardından askeri kimliğini bir yana bırakıp devlet adamı ve inkılâpçı kimliğiyle yola devam eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu süreçte yurt gezileri düzenlemiştir. Bu esnada halkla bütünleşmesinin yanı sıra çocuklarla da özellikle ilgilenmekten geri durmamıştır. Yetiştirme yurdundan tutun da yolda gördüğü bir çobanla dahi keyifli sohbetler etmiştir. Hatta onun bu samimiyeti başka çocuklar için de Gazi'nin karşısına çıkma cesareti vermiştir. Farklı şekillerde, farklı yerlerde ve farklı yaş gruplarında tanıdığı veya tanıştığı dokuz çocuğu evlat edinmiştir. Evlat edindiği bu çocukları yetiştirirken edindiği ilk gaye Cumhuriyet'e yaraşır birer birey olmalarını sağlamaktır. Hayatına dokunduğu çocuklar da iz bırakan Gazi Paşa, onlara bir lider vasfıyla öncülük etmiş ve baba şefkatiyle sarıp sarmalamıştır. Evindeki çocuklarını birbirinden ayırmamış ve hepsinin yetişmesinde aynı özeni göstermiştir. Himaye ettiği manevi evlatlarının ilgi ve alakalarını dikkatle takip ederek meslek seçimleri konusunda onlara yardımcı olmuştur. Çocuklar için Gazi'nin himayesinde olmak onlara güven vermiş ve O'na layık birer evlat olmak için çaba göstermişlerdir. Anahtar Kelimeler: Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Sabiha Gökçen, Afet İnan, Rukiye Erkin, Nebile İrdelp, Ülkü Adatepe, Bülent (Nejat) Hanım, Afife, Zehra Aylin, Sığırtmaç Mustafa, Abdürrahim TunçakÖğe Birinci Dünya Savaşı öncesi uluslararası savaş hukukunun oluşumu(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2023) Çelik, Sümeyye; Yavuz, Nuri19. yüzyılın ikinci yarısına kadar savaşın sınırlandırılmasına ilişkin tartışmalar hiçbir bağlayıcılığı olmayan haklı savaş doktrininde görüşülmüştür. Doktrin; kuvvete başvurmanın ne zaman haklı olabileceği, haklı bir savaşın nasıl sürdürülebileceği konuları üzerinde durmuştur. 19. yüzyılın ikinci yarısına gelindiğinde ise silahlanmanın artması uluslararası savaş hukukunun motivasyonunu oluşturmuş, devletler artık bu konularda adımlar atmaya başlamıştır. Savaş yasaklanamasa da yıkıcılığını azaltmak hedeflenmiştir. Bu oluşum ilk ayağını 1856 Paris Bildirgesi ile almıştır. Devamında ise; 1863 Lieber Yasası, 1864 Cenevre Sözleşmesi, 1868 Petersburg Bildirgesi, 1874 Brüksel Konferansı, 1899 I. Lahey Konferansı, 1907 II. Lahey Konferansı peş peşe gelmiş, I. Dünya Savaşı öncesi modern uluslararası savaş hukukunu oluşturmuştur.Öğe 1780 numaralı Samsun Şer'yye Sicili'nin transkripsiyonu ve degelendirmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Ustasu, İhsan; Yücetürk, Zemzem1780 Numarlı Samsun Şer'yye Sicili'nin Transkripsiyonu ve Degelendirmesi Bir milletin geçmişe sahip olması ne kadar önemliyse, tarihini iyi anlayıp değerlendirmesi ve onu anlatabilmesi de o kadar önemlidir. Bir milletin tarihini iyi anlayıp değerlendirmesi için tarihçilere büyük sorumluluklar düşmektedir. Tarihi anlamanın en iyi yolu, birinci elden sahip olduğumuz kaynakları inceleyip değerlendirmektir. Osmanlı tarihinin birinci elden kaynaklarından biri de şer'iyye mahkemelerinde tutulmuş olan şer'iyye sicil defterleridir. Kadı sicilleri, kadı divanı, mahkeme kayıtları, sicillât-ı şer'iyye ve yaygın kullanımı ile şer'iyye sicilleri denilen bu defterler kadı yahut nâibi tarafından tutulmakta ve çeşitli türden belgeleri içermektedir. Osmanlı Devleti'nde merkezde ve taşrada her tabakadan insanlar arasındaki hukukî ilişkilere dair kayıtları içeren bu defterler Osmanlı hayatının aile, toplum, ekonomi ve hukuk gibi birçok alanına dair önemli bilgiler içerir. Bu çalışmada 1780 numaralı şer'iyye sicil'i defteri'nin (02.-75.) Sayfaları transkrip edilip değerlendirilmesi yapılmıştır. Çeviri yapılan hükümlerin tarihleri H.1300-1303 M.1882-1883/1885-1886'dir. Bu tarihlerde Osmanlı Devleti'nde dağılma dönemi yaşanmaktadır. 1780 Numaralı şer'iyye sicil'i defteri, 27. Osmanlı Sultanı II. Abdülhamit'in (1876-1909) saltanatı döneminin siyasi, askeri, idari ve toplumsal olaylarını ele alan çalışmalar için kaynak teşkil etmektedir. Yapılan bu çalışmanın daha önce yapılan alışmalarla birlikte Samsun şehrinin tarihine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Öğe Bankacılık sektöründe psikolojik sözleşme ile örgütsel destek algısının duygusal emek performansı üzerine etkisi: Erzurum bölge örneği(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2023) Gülcü, Bahtinur; Sözbilir, FikretPsikolojik Sözleşme, bir örgütte iş gören ile işveren arasındaki ilişkiyi tanımlamaktadır. Benzer şekilde "Örgütsel Destek" kavramı da işletmede çalışan iş görenlerin, çalıştığı işletme tarafından desteklenmesi ve iş görenlerin bu desteği hissetmelerini ifade etmektedir. Tez çalışmasının karşı kutbunda konumlanan "Duygusal Emek" kavramı ise literatürde, "Bir Ücret Karşılığında duyguların yönetilmesi" olarak tanımlanmakta olup, iş görenin ortama ve duruma göre duygu göstermesi olarak da ifade edilebilmektedir. Literatür bağlamında yapılan bu tanımlamalardan hareketle birbirleriyle ilişki ve etkileşimi olduğu düşünülen bu üç ayrı yapı, bu tez çalışmasının yapılmasına neden olmuştur. Bu noktadan hareketle doğan çalışmanın amacı, psikolojik sözleşme ile algılanan örgütsel desteğin çalışanlar üzerindeki duygusal emek performansına etki düzeyini tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda yapılan çalışmanın evreni olarak Erzurum bölgesinde bankacılık sektöründe istihdam edilen 102 uzman bankacı seçilmiştir. Tezin kapsamını aşacağından dolayı çalışma evreni açısından kısıtlılık, Türkiye' de bankacılık sektöründe çalışan tüm uzman bankacıların çalışmaya dahil edilememesi ve bölgede toplam 3 (üç) ayrı bankanın bölge müdürlüğü bulunmasından dolayı örneklem sayısındaki kısıtlılıktır. Bu bağlamda tamamlanan tez çalışması, nicel yöntem kullanılarak yapılmış olup, katılımcılarla yapılan anketler, beşli Likert ölçeği kullanılarak cevaplanmıştır. Katılımcılar tarafından yanıtlanan anketler ise "Kaiser-Meyer-Olkin Örneklem Yeterliliği Ölçütü", "Bartlett'in Küresellik Testi", "Faktör Yükü Bulguları", "Güvenilirlik Analizi", "Varyans Analizi", "Korelasyon" ve "Çoklu Regresyon Analizi" yöntemleriyle analiz edilmiştir. Analizler SPSS 25 yazılımı kullanılarak yapılmıştır. Yapılan bu tez çalışması sonucunda gelinen noktada ise örgütsel destek algısının duygusal emek performansını pozitif yönde etkilediği ancak psikolojik sözleşmenin duygusal emek performansı üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı tespit edilmiştir. Çalışmadan çıkan bu sonuç, bankacılık sektöründeki yöneticilerin, çalışanlarının duygusal emek performansını artırmak için örgütsel destek sağlamalarının önemini vurgulamaktadır.Öğe 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı sonrası Anadolu'ya göç eden Çerkezlerin yerli unsurlarla ilişkileri(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Karkın, Veysel; Yavuz, Nuri1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı Sonrası Anadolu'ya Göç Eden Çerkezlerin Yerli Unsurlarla İlişkileri 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, Osmanlı Devleti'nin Avrupa topraklarındaki hâkimiyet sahalarının daralmasına neden olan en önemli gelişmelerden biridir. Osmanlı Devleti, Balkanlar ve Doğu Anadolu'da olmak üzere çok sayıda toprağını kaybederken bu topraklarda yaşayan Türk ve Müslüman tebaasını da iç sahalarına çekerek toplumsal bir dönüşüme doğru sürüklenmiştir. 93 Harbi öncesi ve sonrasında yaşananlar dönemin popüler siyasi dönüşümlerinden biri olan milli-devlet bilincinin doğmasına ve Osmanlıların kabullenmesi gereken bir dönüşümün yaşanmasına neden olmuştur. 93 Harbi ile Kafkaslar ve Balkanlardan Anadolu üzerine gerçekleşen göç dalgaları, Osmanlı Devleti'nin yakın gelecekte yok olmamak için vereceği mücadeleler için kaynak sağladığı gibi Anadolu coğrafyasının da Türkiye'ye dönüşürken temellerinin atılmasına zemin hazırlamıştır. 93 Harbi Avrupalı Devletlerin Türkleri Avrupa topraklarından atmak istemeleri ile Rusların genişleme siyasetlerini örtüştürmüştür. Dolayısıyla yaşanan savaş sonucunda milyonlarca Türk ve Müslüman unsur vatanlarından olurken yüz binlercesi de savaş sırasında katliamlardan savaş sonrasında ise salgın hastalıklardan ve iskân edildikleri bölgelerde yaşadıkları çatışmalardan hayatlarını kaybetmişlerdir. 93 Harbi sırasında doğrudan Ruslara dolaylı olarak da Avrupalı devletlere karşı vatan savunması yapmak için verilen mücadelede başta Türkler olmak üzere birçok Müslüman etnik unsur etkilenmiştir. Bu unsurlar arasında Osmanlı Devleti sınırları içinden ya da dışından Osmanlı ülkesine sürgün edilen Çerkezler, aynı yüzyıl içerisinde ikinci kez sürgüne tabi tutulmuşlardır. Çerkezlerin göç sırasında yaşadıkları sıkıntıların yanı sıra vatanları dışında farklı bir iklime yerleştirilmeleri uzun bir uyum süreci yaşamalarını da gerektirmiştir. Çerkezlerin uyum süreci içerisinde yerleştirildikleri bölgelerde yerli unsurlara kendilerini kabul ettirme çabaları bir dizi sorunu beraberinde getirmiştir. Güney Anadolu Bölgesi'nde Türk ve Müslüman unsurların nüfuslarının Çerkez Muhacirler ile artması bölgede yaşayan gayrimüslim unsurları endişelendirmiş, Çerkezlerin bölgeye kabullerini de güçleştirmiştir. Göç olaylarının ve iskânın yaşandığı dönemde Çerkez Muhacirler ile yerel unsurların ilişkilerinin analizi yeni toplum yapısının anlaşılmasına katkı sağlayacaktır. Anahtar Sözcükler: 93 Harbi, Çerkez, göç, iskân, yerel unsur, uyum.Öğe Nedîm Divânı'nda mekân unsurları(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Göl, Emre; Erkal, AbdulkadirKlasik Türk şiiri inceleme geleneği tahlil metoduyla birlikte gelişerek devamı sağlanmıştır. Özellikle XIX. yüzyılda divan şiirine giren bu metodlar zamanla değiştirilerek kullanılmıştır. Bunlar dışında Batı'daki edebiyat araştırmalarında kullanılan metodlar da kullanılmıştır. Tahlil ve şerh geleneğinin bu yüzyıldan sonra gelişerek yoğun bir biçimde kullanıldığı söylenebilir. Yapılan çalışmanın amacı divan şiirinde var olan mekânsal tasvirlerin nasıl kullanıldıklarını incelemektir. Şüphesiz klasik Türk şiirinde anlam dünyasının büyük çoğunluğunu -hatta denebilir ki şairlerinin divanlarına bakıldığında tamamını- mekân unsurlarının oluşturduğu görülmektedir. Yaptığımız çalışmada amaç Nedîm divanında mekân unsurlarının neler olduğunu tespit etmektir. Divan incelenirken öncelikle şair ve yaşadığı dönem hakkında bilgiler verilmiş, ardından mekân kavramı üzerinde durulmuştur. Daha sonra mekânlar bir sınıflandırmaya tabi tutulmuştur. Sınıflandırma yapılırken aynı zamanda mekân unsurlarının açıkça verildiği beyitler değerlendirmeye alınmıştır. Ancak sınıflandırma yapılırken bazı farklılıklar doğduğu için başlıklandırmada birtakım düzenlemelere gidilmiştir. Kavramlar doğrudan değil de dolaylı olarak bir mekân algısı oluşturduğu için bunlar Dolaylı Anlatılan Mekânlar adlı bir başlık açılarak burada verilmiştir. Ayrıca isimsel olarak kullanılan yerler o isim başlığı altında verilmiştir. Bellirli bir adı olan mekân isimleri ise kendi sınıfında değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Mekân, mekân algısı, 18. Yüzyıl, Lâle Devri, Nedîm Divânı'nda mekân unsurlarıÖğe TIMSS 2015 verisine dayalı olarak öğrencilerin fen başarısını etkileyen faktörlerin incelenmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Üstün, Neslihan; Özdemir, ErtuğrulBu çalışmanın temel amacı TIMSS 2015 verisinden yararlanarak Türkiye'deki 8. sınıf öğrencilerinin fen başarısına etki eden faktörlerin araştırılmasıdır. Bu amaçla Türkiye'deki 218 okuldaki 6079 öğrenciden elde edilen TIMSS 2015 verisi yapısal eşitlik modellemesi (YEM) kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında öncelikle açımlayıcı faktör analizi (AFA) kullanılarak YEM analizine dâhil edilecek gizil değişkenler belirlenmiştir. Ardından elde edilen gizil değişkenler kullanılarak fen başarısını etkileyen öğrenci düzeyindeki değişkenleri araştırmak için bir yapısal model oluşturulmuştur. Yapılan analizler sonucunda öğrencilerin sosyoekonomik statüsü (SES) ve fen öz-yeterliği, zorbalık, fen öğretiminde öğretmen rehberliği ve fene verilen değer değişkenlerinin öğrencilerin fen başarısındaki değişkenliğin %51'ini açıkladığı görülmüştür. Ayrıca fen başarısını yordamada en önemli iki değişkenin öğrencilerin SES'i ve fen öz-yeterliği olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte fene verilen değer ile fen başarısı arasında manidar bir ilişki bulunamamıştır. Sonuç olarak SES ve fen öz-yeterlik, zorbalık, fen öğretiminde öğretmen rehberliği değişkenleri ile Türkiye'deki 8. sınıf öğrencilerinin fen başarısı arasında manidar bir ilişki bulunduğu görülmüştür.Öğe İkinci Dünya Savaşı öncesi Romanya'dan Türkiye'ye göçler ve iskân (Çumra örneğinde 1935-1939)(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Yeşertmen, Esra; Kurtulgan, KürşatToplumsal tarih açısından değerlendirildiğinde göçlerin araştırılması ve incelenmesi büyük bir öneme sahiptir. Geçmişten günümüze Türk tarihinde göçlerin yaşanmadığı dönem neredeyse hiç yoktur. Bu göçlerin genel tanımları, çeşitleri, nedenleri, sonuçları ve önemli göç hareketleri ile göçün sonucunda yapılan yardımlar tez çalışmasında incelenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanı ile birlikte yeni devletin Balkan devletleriyle dış politikasında barışçıl bir yöntem izlenmiştir. Bu devletlerle anlaşmalar imzalandıktan sonra ilişkiler kuvvetlendirilmiş ve Türkiye'ye gelen göçmen sayısı düzenli hale gelmiştir. Üstelik sınırları korumak ve oluşabilecek dış tehlikelere karşı birlikte hareket etmek için Yunanistan, Romanya, Arnavutluk ve Yugoslavya ile Balkan Paktı imzalanmıştır. Fakat Bulgaristan kendi çıkarları gereği anlaşmaya dahil olmamıştır. 1934 imzalanan paktın ömrü uzun olmamış ve Balkan ülkelerinin İkinci Dünya Savaşı'nda işgale uğramasıyla paktın geçerliliği sona ermiştir. Türkiye ise İkinci Dünya Savaşı esnasında tarafsız kalarak savaş dışında kalmayı başarmıştır. Bu tezin ana konusu, birer Balkan devleti olan Romanya ve Bulgaristan'dan Konya'nın Çumra ve Akşehir ilçelerine yapılan göçlerdir. Çumra ve Akşehir'in tarihi geçmişi, gelen göçmenlerin yerleştirilmesi ve devletin göçmenlere yardımları, gelen göçmen sayısı, nüfus dağılımları bu iki ilçe örneğinde ele alınmıştır. Göçle birlikte gelen sosyal, siyasal ve ekonomik değişimler Balkanları etkilediği kadar Türkiye'yi de etkilemiştir.Öğe Üniversite öğrencilerinde psikolojik sermaye ve risk alma davranışının girişimcilik eğilimine etkisi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2023) Yelboğa, Esra; Sözbilir, FikretBu çalışma üniversite öğrencilerinde psikolojik sermaye ve risk alma davranışının girişimcilik eğilimine etkisini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda çalışma Türkiye'deki üniversitelerinde lisans ve ön lisans programlarında eğitime devam eden 404 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında Kişisel Bilgi Formu, Psikolojik Sermaye Ölçeği, Risk Alma Eğilimi Ölçeği ve Girişimcilik Eğilimi Ölçeği kullanılmıştır. Anketler online/çevrim içi olarak gerçekleştirilerek veriler toplanmıştır. Söz konusu veriler nicel veri analizinde kullanılan SPSS 22.0 programı ile analiz edilmiştir. Verilerin durumuna ve sınanan hipotezlere uygun olarak frekans analizleri, parametrik testler (T Testi ve ANOVA Testi), korelasyon testleri ve regresyon testleri yapılmıştır. Gerçekleştirilen analizler neticesinde oluşturulan hipotezler doğrulanmıştır. Buna göre katılımcıların psikolojik sermayeleri girişimcilik eğilimlerini pozitif ve anlamlı olarak; katılımcıların psikolojik sermayeleri risk alma eğilimlerini pozitif ve anlamlı biçimde; katılımcıların risk alma eğilimleri girişimcilik eğilimlerini pozitif ve anlamlı biçimde etkilediği anlaşılmıştır.Öğe Hastane işletmelerinde iç kontrolün muhasebe hataları üzerindeki etkisi ve bir devlet hastanesi uygulaması(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2021) Uysal, Merve; Akçay, SerkanGünümüz değişen şartları içerisinde işletme ya da kurumların faaliyetlerinin verimli ve etkin bir şekilde devamının sağlanması için, kurum içinde yazılı ya da kendiliğinden var olan bir sistemin bulunması gerekmektedir. Bu sistem, iç kontrol olarak tanımladığımız, belirli ilke ve amaçlar çerçevesinde işletmelerin varlıklarını korumak ve finansal raporlamaların güvenilirliğini sağlamak amacıyla ortaya çıkmıştır. İç kontrol sistemi, aynı zamanda sistem içinde denetim sağlayarak, hata ve hilelerin de minimuma indirilmesini sağlamaktadır. Bu tez çalışmasında, öncelikle konuyla ilgili literatür taraması yapılarak, iç kontrol kavramının tanımı, tarihsel gelişimi, modelleri, ilkeleri ve özelliklerinden bahsedilmiştir. İç kontrol sisteminden bahsedilirken, sistemi iyi kavrayabilmek açısından iç denetim kavramı da incelenmiştir. Muhasebede hata türleri ve hastane işletmelerinde iç kontrol sisteminin genel hatları çizilmeye çalışılmıştır. Muhasebede hata kavramı geçmişten günümüze değişim göstermiştir. Daha önceleri kolaylıkla yapılan hatalar, değişen sistemler ile minimum sayılara indirilmiştir. İç kontrol sisteminin bu bakımdan, muhasebe hataları ile olan ilişkisi ve iç kontrolün etkinliğinin hatalar üzerindeki ilişkisi bir devlet hastanesinde, ilgili çalışanlar ile düzenli olarak görüşülerek incelenmiştir. Tez çalışmasında yapılan inceleme ile devlet hastanesinin iç kontrol sistemi çerçevesinde faaliyetleri, iç kontrol sisteminin ilkeleri ve muhasebe hatalarının türleri ile ilişkilendirilerek tartışılmaya çalışılmıştır. Görüşmeler belirli bir zaman diliminde her bir çalışan ile ayrı ayrı ve yüzyüze yapılarak gerçekleştirilmiştir.Öğe Kripto paralarda çatallanmanın etkisi: Bitcoin örneği(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2023) Güner, Özge; Berberoğlu, MuratGünümüze dek var olan süre içerisinde insan ihtiyaçlarının giderek artması ve çeşitlenmesi trampa ekonomisini ortaya çıkarmıştır. Giderek dijitalleşen dünyamızda ise bu ekonomi gelişerek paranın keşfini beraberinde getirmiştir. Zaman içerisinde para farklı formlara bürünmüş olup, günümüzde sanal bir hal alarak kripto para meydana gelmiştir. Kripto paralar gün geçtikçe insanlarda merak uyandırarak günümüzde adından sıkça söz ettirmeye devam etmektedir. Son yıllarda dijital teknolojilerin yaygınlaşması sonucunda kripto para birimi ve blockchain kavramlarına odaklanma konusunda eğilimler artmıştır. Kripto parayı anlamak için blockchain teknolojisini de bilmek gerekmektedir. Bu anlamda blockchain teknolojisinin işleyişini şu şekilde özetlemek mümkündür. Verilerin kaydedilen kopyaları bilgisayarlarda depolanmaktadır. Dünyanın her yerinde bulunan bu bilgisayarlar bir blok zincir oluşturmaktadır. Yeni bir işlem yapıldığında bir önceki veriler sistemden silinmemektedir. Çünkü veriler bilgisayarların hafızasında kopyalanıp saklanmaktadır. Burada toplanan veriler kullanıcılar tarafından erişilebilirdir. Bu nedenle de güvenlik teknoloji garantilidir (Aliyev, 2022: 38). Kripto para projelerinde hem bazı riskleri ortadan kaldırmak, hem de birtakım iyileştirmeler ile sistemi daha güvenilir hale getirmek amacıyla bazı güncelleme ve revizeler yapmaya ihtiyaç duyulmuştur. Çatallanma genel anlamda bu revize ve yeniliklere onay vererek yazılımın yeni bir zincir olarak devam etmesi olarak ifade edilmektedir. Araştırma çatallanma yaşandıktan sonra farklı para birimi olarak değişkenlik gösteren Bitcoin Cash, Bitcoin Diamond ve Bitcoin Gold gibi kripto paralar üzerine yapılmıştır. Çalışmanın amacı kripto paralarda çatallanma sonucu oluşan yeni kripto paraların eskisi ile olan ilişkisinin belirleyerek Bitcoin Cash, Bitcoin Diamond ve Bitcoin Gold'a yatırım yapacak kişileri hem fiyat, hem getiri hem de volatilite üzerinde bilgi sahibi yapmaktır. Eğer değişkenler arasında etkileşim varsa ona göre bir yatırım stratejisi sunmaktır. Araştırma için kullanılan veri seti Bitcoin için 2009 yılı ile çatallanma yaşanılan tarihe kadar geçen süreler dikkate alınmıştır. Bitcon Cash, Bitcoin Diamond ve Bitcoin Gold için ise çatallanmanın gerçekleştiği tarihten 2023 yılı verilerine kadar geçen süre baz alınmıştır. Çatallanma öncesi ve sonrası veriler ayrı ayrı incelenmiştir. Araştırmada Augmented Dickey-Fuller (ADF), Kwiatkowski Phillips Schmidt Shin (KPSS), Fourier KPSS birim kök testleri uygulanmış olup Breitung – Candelon Granger nedensellik testi kullanılmıştır. Uygulanılan testler sonrasında fiyat serilerinde Bitcoin Diamond ve Bitcoin arasında ve Bitcoin Gold ile Bitcoin Diamond arasında kalıcı biçimde nedensellik ilişkisi tespit edilirken, Bitcoin ile Bitcoin Cash arasında herhangi bir nedensellik ilişkisi söz konusu değildir. Bununla birlikte getiri serileri genel olarak incelendiğinde Bitcoin Diamond ile Bitcoin Cash arasında, Bitcoin Cash ile Bitcoin Diamond arasında ve Bitcoin Gold ile Bitcoin Diamond arasında uzun dönemde nedensellik ilişkisi bulunmaktadır. Anahtar Kavramlar: Bitcoin, Çatallanma, Kripto Paralarda Çatallanma, Kripto Para, BlokzincirÖğe Kelâmî'nin Sehername (Ravza) adlı mesnevisi (İnceleme-metin)(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2017) Baturay, Serkan; Türkoğlu, SerkanSosyal, tarihî ve kültürel mânâda yaşanılan çağın kodlarını yansıtan mesnevîler Dîvân edebiyatında önemli bir yer tutan anlatılardır. Şairin yaşadığı devrin daha iyi anlaşılıp incelenmesinde büyük rolü olan mesnevîler, aynı zamanda konuyu uzunca bir şekilde işlemesiyle de bilinir. Eski zamanlarda romansların yerini tutan mesnevî, kafiye şeması itibariyle de bir meseleyi rahatlıkla her yönüyle ele almaya uygundur; çünkü bu türde her beyit kendi içinde kafiyelidir ve konu bütünlüğü metne yayılmış biçimdedir. 17.yy'da Kelâmî tarafından kaleme alınan Sehernâme, diğer bir adıyla Ravza, döneminin önemli mesnevîlerinden biridir. Mesnevîde şair; kendi hakkında bilgi vermenin yanı sıra, şiire nasıl başladığı, mahlasını nasıl aldığı, bulunduğu şiir meclisini, başka şairlerle arasındaki muhabbeti dolayısıyla şiirle ve şairlerle irtibatını, babasının mesleğini, bulunduğu devrin önemli devlet adamlarıyla diyalogunu ve katıldığı, şahit olduğu ve duyduğu seferleri metnine dahil etmesiyle de eser incelenmeye değerdir. Temelde çalışmamız üç bölümü ihtiva etmektedir. Birinci bölümde; şâirin yaşamış olduğu döneme sosyal, siyasal, kültürel ve edebî açıdan geniş çerçevede bakılmıştır. İkinci bölümde; Kelâmî ve eseri hakkında ayrıntılı bilgiler verilmiştir. Üçüncü bölümde ise; okunup transkribe edilmiş metin verilmiştir. Eserin tek nüshası, İstanbul Üniversitesi Türkçe Yazmalar 181 numarada kayıtlıdır. Çalışmamızda da bu nüshadan istifade edilmiştir. Bu çalışmanın 17.yy Dîvân edebiyatı ve mesnevîleriyle ilgili alanlarda çalışanlar ve bu konuya ilgi duyanlar için faydalı bir başvuru kaynağı olabileceği düşünülmektedir.Öğe Artvinli Aşık Coşarî'nin hayatı ve eserleri (Monografi-derleme-tasnif)(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2019) Aşık, Gürel; Bahadır, SedatÂşık tarzı şiir söyleme geleneği, halk edebiyatı içinde önemli bir yere sahiptir. Yüzyıllar boyu devam eden bu gelenekten günümüze birçok âşık ve eseri ulaşırken nice âşıklar ve eserleri de tarih olmuştur. Oysa bu gelenek bir bütündür ve bir bütün halinde incelenirse değeri kavranabilir. Artvin ili âşık tarzı ile şiir söyleme geleneği açısından değerli örneklere sahiptir. Yapılan çalışmalar incelendiğinde bölgede yaşamış ya da yaşayan birçok âşık üzerine çalışmalar yapıldığı görülmektedir. Âşıklık geleneği açısından oldukça zengin olan bu coğrafyada henüz üzerinde çalışılmamış birçok âşık da bulunmaktadır. Bunlardan biri olan Âşık Coşarî gizli kalmış cevherlerdendir. Öyle ki şairin çok sayıda eseri vardır. Farklı konularda yazılan bu eserlerin birçoğu bölge tarihine ışık tutmakta ve bölgedeki insanların yaşayış biçimlerini, geleneklerini, geleceğe bakışlarını anlamaya yardım etmektedir. Âşık Coşarî incelenirken âşık edebiyatı üzerine yazılmış birçok eseri incelenmiştir. Âşığın şiirlerini tasnif ederken bu alanda yapılmış birçok çalışmadan faydalanılmıştır. Böylece âşığın şiirlerine çok yönlü bakılması amaçlanmıştır. Koşma türünde çokça eser veren Coşarî incelenirken koşma türü hakkında yazılmış çeşitli kaynaklardaki bilgiler faydalanıldı. Artvin'de yaşayan ve eserlerinin çoğunu burada yaşarken oluşturan âşığın bu eserleri; bölgenin coğrafyasına, kültürüne ve yaşayış biçimlerine tutulan bir ayna vazifesi görmektedir. Bu bağlamda eserin, bölge insanının yaşayış şekline, geçmişine ve edebi zevkinin incelenmesine katkı sağlayacağı muhakkaktır.Öğe Çorum ili halk inançları ve halk hekimliği(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2017) Tozlu, Sümeyra; Bahadır, SedatHalk inançları, toplumun genel olarak kabul ettiği din dışında halk arasında yaygın olarak görülen, değer verilen sonraki nesle aktarılan inanışlardır. Halk inançları değişmez kuralları olan din değildir, fakat dinle yakın temas halindedir. İnsan hayatında doğum, evlenme ve ölüm gibi çeşitli evreler bulunmaktadır. Bu evrelere "geçiş dönemleri" denilmektedir. İnsan çeşitli inanç ve uygulamalarla bu geçiş dönemine hazırlanmaktadır. Bir toplumu tanımak için o toplumun bu geçiş dönemlerinde neler yaptıklarını bilmek gerekmektedir. Kutladıkları günlerde yaptıkları uygulamalar, yas törenlerindeki uygulamalar bize o toplum hakkında bilgiler vermektedir. Çorum yöresinde merkez ilçede yoğun olarak görülmese de merkez köylerde ve ilçelerde bu geçiş dönemleriyle ilgili çeşitli inanç ve pratikler uygulanmaktadır. Evlenme, hamilelik, doğum ve sonrası, ölüm gibi pek çok konuyla ilgili inançlar ve pratikler uygulanmaktadır. Çorum yöresinde halk hekimliğinin yaygın olarak yapıldığı görülmektedir. Evde yapılan bitkisel uygulamalar, ocak tedavileri ve türbelerle ilgili çeşitli uygulamalar bulunmaktadır. Çorum yöresinde Hitit kültürü, eski Türk kültürü ve İslamiyet'ten sonraki kültürün iç içe geçmiş olarak uygulandığı görülmektedir. İnançlar yoğun olarak Türk-İslam Kültüründedir ancak diğer kültürlerin etkisindeki uygulamaların da devam ettiği görülmektedir.Öğe 16. yüzyılın belli başlı şairlerinin divanlarında övünme unsurları(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2019) Güyen, Nergiz; Uzun, AdnanBu çalışmamızda 16. yüzyılın başlıca şairlerinden Fuzûlî, Bâkî, Hayâlî ve Muhibbî divanlarında övünme unsurları incelenmiştir. Klasik edebiyatın zirvesi olarak da düşünebileceğimiz 16. yüzyıl, şairlerin sanatlarını en üst düzeyde sergiledikleri ve Divan şiirinin doruğa ulaştığı bir dönemdir. Bu çalışmamızda, 16. yüzyıl Divan şairlerinin sanatını icra ederken şiirde ne gibi unsurlarla ilgiler kurduğunu, şiir ve söz söyleme ustalığını nasıl sergilediğini ve şairin şiir anlayışı ile hayal dünyasını yansıtan bu unsurlarla ne şekilde övündüğünü anlamayı amaçladık. Çalışmamızda konu iki bölüm halinde ele alınmıştır. Tezimizin asıl konusunu teşkil eden birinci bölümde 16. yüzyıl şairlerinin divanlarında sanat anlayışını gösteren beyitler önce nesre çevrilip günümüz Türkçesiyle yazılmıştır. Akabinde beyitler tasnif edilmiş ve şairlerin şiirde ortak övünme unsurları belirlenip bu çerçevede konu örneklerle açıklanmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda bu övünme unsurları ışığında sanatçının ideal şiir portresi ortaya konulmuştur. İkinci bölümde ise çalışmanın geneli değerlendirilmiş ve sonuç kısmı oluşturulmuştur.Öğe 15.yüzyıl divanlarında tabiat ile ilgili alegorik unsurlar(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2019) Kınalı, Eray; Çelebioğlu, AyşeBu çalışmamızda alegorik sözcüklerin 15. yüzyıl divan şairlerinden Adlî, Ahmed Paşa, Avnî, Hamdullah Hamdi, Necâtî Bey ve Şeyhî divanlarında kullanılışı incelenmiştir. Böyle bir konu seçmemizdeki amaç; Osmanlı Devleti'nin kültür ve edebiyat bakımından gelişme gösterdiği bir devir olan 15. yüzyılda divan edebiyatında şairlerin ortak kullandıkları kimi sözcüklere hayal gücünün etkisiyle nasıl farklı anlamlar yüklediklerini ve ne denli zengin bir hayal gücüne sahip olduklarını gözler önüne sermektir. Çalışmamız; ön söz, giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Ön sözde çalışmanın konusu, takip edilecek yöntem ve teknikler gibi hususlara değinilmiştir. Çalışmamızın birinci bölümü olan "Giriş" kısmında 15. yüzyılın genel özellikleri, divan edebiyatı ve incelenen divanların şairleri hakkında bilgi verilmiş, böylelikle divan edebiyatının gelişme ortamı ve yüzyılın sosyal şartlarının zihnimizde canlanması amaçlanmıştır. Ayrıca kendileri de birer divan sahibi olan padişahların ilme, âlime, edebiyata özellikle şaire ve şiire verdikleri önem gözler önüne serilmeye çalışılmıştır. Çalışmamızın ikinci bölümünde ise incelediğimiz divanlarda geçen alegorik sözcükleri önce genel sınıflandırma ile daha sonra ise alt başlıklarla örneklendirdik. Bu incelemede hem divanlarda geçen bu ortak kavramları bir araya topladık hem de bu kavramları hangi şair hangi anlamda kullanmış açıklamaya çalıştık.Öğe 5 numaralı Konya Şer'iye sicili'nin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi (1562-1834)(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2019) Avşar, Serkan; Şafakcı, HamitGünümüzde ünü bir hayli artan şehir tarih çalışmalarının en önemli kaynağı şer?iye sicilleridir. Osmanlı şehir yaşamına ait sosyal, iktisadî, hukuki, idarî, kültürel ve demografik açıdan önemli bilgiler vermesi nedeniyle hem tarihçilerin ilgisini çekmiş hem de şer?iye sicilleri üzerine yapılan çalışmaları son dönemde artırmıştır. Çalışmamın asıl konusunu oluşturan 5 Numaralı Konya Şer?iye Sicili Hicri 970-1250 (Miladi 1562-1834) yılları arasında Konya'da meydana gelen şahısların birbiriyle ve devletle olan ilişkilerini içermektedir. Bu bağlamda sicilde ağırlıklı olarak Fransa'nın Mısır Seferi sonrası merkezden gönderilen fermanlar, halkın vakıflardan aldığı borçlar, mülk satışları, alacak davaları, vasi ve vekil tayinleri yer almaktadır. Bu çalışmamda kullanılan 5 numaralı Konya Şer?iye Sicili'nin mikro filmlerini hem Selçuk Üniversitesi Merkez Kütüphanesi'nden hem Mevlana Müzesi'nden nüshasından hem de Milli Kütüphane'den alınmıştır. Çalışma ilgili sicillerin karşılaştırılması yapılarak hazırlanmıştır. Bu çalışma giriş ve defterin transkripsiyonunu içeren metin kısmından oluşmaktadır. Giriş bölümünde, defterde mevcut 863 adet belge konularına ve belge türlerine göre tasnif edilerek bunlar hakkında kısa bilgiler sunulmuştur. Metin kısmında ise belgelerin transkripsiyonu yapılmıştır.Öğe Selanik vilayetinde ortaöğretim (İdâdîler) kurumlarının teşkili ve gelişimi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2019) Bilgin, Mahmut; Demirel, FatihOsmanlı Devleti XVIII. yüzyıl sonu itibariyle çeşitli alanlarda Batı yönlü reformlara girişmiştir. Reformların bir yönünü de eğitim alanındaki modernleşme oluşturmuştur. Osmanlı eğitim modernizasyonu Tanzimat Devri'nden önce başlamış ve Türkiye'nin Cumhuriyet dönemi sonrası eğitim sisteminin temellerini oluşturmaktadır. Modernleşme süreci öncelikli olarak Askeri okullarda yürürlüğe sokulmuştur. Mühendishâne-i Bahrî-i Hümâyun ve Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyun ile bu süreç başlamış, Sultan II. Mahmud döneminde ise askeri okullar dışında da modern eğitim kurumları teşkiliyle devam etmiştir. Nitekim Osmanlı sivil eğitim kurumlarının tesisi 1869 yılında yayımlanan Maârif-i Umûmiye Nizamnâmesi ile yeni bir hiyerarşik düzenlemeye girmiştir. Ancak, maddi imkânsızlıklar ve öğretmen eksikliği bu süreci yavaşlatmış ve planlanan hiyerarşik düzenlemenin tam olarak uygulanmasının önüne engel teşkil etmiştir. Bu çalışma giriş, iki bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Çalışmanın giriş kısmında araştırma ile ilgili genel bilgiler ile Osmanlı Devleti'nde Tanzimat Devri'nden önce eğitim kurumlarında atılan modernleşme temelleri ile Tanzimat süreci ve sonrasında ortaya çıkan eğitim sistemi ve idâdîlerin kuruluşu ve ülke genelinde gelişiminden kısaca bahsedilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde idâdîlerin Osmanlı Devleti'nin en önemli ve batıya açılan şehirlerinden biri olan Selanik vilayetinde kuruluşu ve Selanik'teki orta öğretim kurumları; idari yapısı, öğretim kadrosu, öğretim süreleri ve programları, ders içerikleri incelenmiştir. İkinci bölümde ise, Drama ve Siroz idâdîleri incelenmiş, sonuç bölümünde ise idâdîlerle ilgili genel bir değerlendirme yapılmıştır.Öğe Selçuklu'dan Osmanlı'ya Kafkaslar'da siyasî hayat(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2019) Kartal, Sevinç; Subaşı, ÖmerKafkasya coğrafyasındaki siyasî mücadeleleri ele aldığımız bu çalışmada öncelikle bölgenin yer adlarıyla beraber sınırlarına dair yapmış olduğumuz tanımlamalar yer almaktadır. Önemli bir konumda bulunan Kafkaslar, tarihi boyunca birçok mücadeleye tanıklık etmiş, VIII. ve XV. yy. aralığında ise bölgedeki siyasî güçler oldukça değişkenlik göstermiştir. Selçukluların, Kafkaslara gelişinden önce burada; Şirvânşahlar, Şeki ve Arrân Hânedanlığı, Sâcoğulları, Salârîler (Müsâfiriler), Şeddâdîler, Revvâdîler, Ermeniler ve Gürcüler hâkimiyet kurmuşlardır. Özellikle Gürcüler, Kafkaslardaki varlıkları ve siyasî etkileriyle Büyük Selçuklu Devleti'nden itibaren diğer devletlerle de oldukça fazla hâkimiyet mücadelesi vermişlerdir. Büyük Selçuklulardan sonra; Irak Selçukluları, Saltuklular, Artuklular, Mengücekler, Anadolu Selçuklu Devleti, Hârezmşahlar, Moğollar, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Timur ve Osmanlı Devleti Kafkasya'da egemen güç haline gelmiş ve isimlerini zikrettiğimiz bu devletlerin Kafkaslardaki hâkimiyet mücadelesi sadece Gürcülere karşı değil kendi aralarında da vuku bulmuştur.Öğe Hülâgû'den Ebû Said Bahadır Han'a İlhanlı doğu politikaları(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2017) Aksakal, Sibel; Köse, Bayram Arifİlhanlı Devleti, Cengiz Han'ın Borte-Ucin'den olan dördüncü oğlu Tuluy'un oğlu Hülâgû Han tarafından kurulmuştur. Hülâgû, büyük kağan olan ağabeyi Mengü Han'ın talimatı ile İran ve çevresine Abbasilere son vermek ve İsmailileri ortadan kaldırmak üzere gönderildi. İlhan unvanını kullanan Hülâgû Han burada İran merkezli bir Moğol şube devletinin temellerini attı. Cengiz Han ölümünden önce ülkesini oğulları arasında paylaştırmış, bu paylaşımda İli Irmağı'ndan Ceyhun'a kadar olan yerleri ikinci oğlu Çağatay'a bırakmıştı. İlhanlıların kurulması ile bu iki ulus komşu oldu. Ancak İran'ın doğusunda kalan verimli Horasan bölgesi iki ulusun arasında kalmakta ve Çağatay ulusu tarafından bölgede hak iddia edilmekteydi. Horasan'a hakim olmak için yapılan mücadeleler Abaka ve Barak zamanında savaşa dönüşmüştür. Bu durum Çağatay Hanlığı tarafından fırsat buldukça bölgeye yapılan akınlar ile devam etti. Nitekim Olcaytu Han döneminde Çağataylı Kebek ve İsen-Buka Han tarafından kontrollü bir şekilde Horasan'a akınlar yapılmıştır. Ebû Saîd Bahadır Han'ın ölümünden sonra İlhanlılar devleti hızlı bir yıkılış sürecine girmiştir. Ancak bu dönemde iç meselelerle meşgul olan Çağatay Hanlığı da fazla bir varlık gösterememiştir.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »












