Cilt 3 Sayı 2 2020
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Vegetation of highly disturbed conifer forests around Murree, Pakistan(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2020) Khan, Afsheen; Ahmed, Moinuddin; Ahmed, Farid; Saeed, Rafat; Sıddıquı, FaheemThis phytosociological investigation is conducted in various disturbed forests around Murree hills. The main purpose of study is to explore community types, associated ground flora and their relation to soil characteristics. Eight community types and two monospecific tree stands have been recognized as follows: Pinus wallichiana (pure), Pinus roxburghii (pure), Pinus wallichiana-Quercus baloot, Pinus wallichiana-Cedrus deodara, Pinus wallichiana-Abies pindrow, Pinus wallichiana-Quercus dilatata, Quercus dilatata-Cedrus deodara, Pinus roxburghii-Pinus wallichiana, Pinus roxburghii-Cedrus deodara, Pinus roxburghii-Quercus dilatata. Pinus wallichiana dominates monospecifically in 8 stands while Pinus roxburghii -Pinus wallichiana community types found at 5 locations. Pinus wallichiana formed community type with Cedrus deodara and Abies pindrow at 4 locations separately. Highest stand density achieved in Pinus wallichiana-Cedrus deodara and Pinus roxburghii-Quercus dilatata community i.e. 128 trees/h. Highest basal area (48.06 (m²/ha) recorded from Pinus wallichiana (pure) stands. Pinus wallichiana-Pinus roxburghii communities correlated significantly (p < 0.05) with tree density. Range of DO. pH, Temperature, Conductivity, Salinity, ORP and chemical parameters in each community type has also shown and discussed.Öğe Erzurum bataklıkları (Yakutiye, Erzurum, Türkiye) florası(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2020) Sarpdağ, Fazilet; Emi̇nağaoğlu, ÖzgürBu araştırma, 2017–2019 yılları arasında Erzurum ili, Yakutiye ilçesinde bulunan Erzurum Bataklıkları’nın florasını tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma alanından toplanan 885 adet bitki örneğinin değerlendirilmesi sonucunda 40 familya, 141 cinse ait toplam 223 bitki taksonunun alanda doğal yayılış gösterdiği tespit edilmiştir. Tespit edilen taksonların 33 adeti Liliopsida ve 190 adeti Magnoliopsida sınıflarına aittir. Toplam takson sayısı bakımından Asteraceae (44), Fabaceae (20), Lamiaceae (17), Poaceae (12) ve Caryophyllaceae (11) familyaları en zengin familyalardır. En fazla takson içeren cinsler ise Achillea (5), Astragalus (5), Silene (4), Centaurea (4)’dır. Fitocoğrafik elemanların dağılımı şu şekildedir: Avrupa-Sibirya 32 (%14,0), İran-Turan 63 (%28,1) ve çok ya da bilinmeyen bölgeli 128 (%57,9) takson. Alanda 25 endemik bitki taksonu belirlenmiş olup, endemizm oranı %11,2’dir. IUCN tehlike kategorilerine göre endemik ve endemik olmayan 29 nadir taksonun tehlike durumu değerlendirilmiştir.Öğe Variation in biomass production of sunflower (Helianthus annuus) plants under the influence of Lemongrass (Cymbopogon erectus) extract(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2020) Asad, Muhammad; Khan, Afsheen; Jahan, BushreenPlant extract is being used for crop yield and biomass enhancement since long time. Using plants extract for the enhancement of growth of other plant is a worthwhile strategy so as to enhance crop yield and crop biomass. Current study is an attempt to increase growth in sunflower plants using lemongrass foliar extract. For this purpose, various trials based on computer modeling have conducted. Pot experiment of sunflower plants has performed in greenhouse conditions that have irrigated by different concentrations of lemongrass extract. Results show that lower concentrations produced significant gain in biomass of crop i.e. greater fresh and dry weight was achieved by 1% samples (7.4±0.8mg and 2.0±0.3mg respectively) while lowest fresh and dry weight attained by 3% samples (2.5±0.2mg and 1.1±0.1mg respectively). Absolute growth rate (AGR) and Relative growth rate (RGR) of the plants are obtained in sequential order of treatment. Control, 0.5% and 2% samples form close linear fit to the model while 0.5% samples produce long tailed positive correlation fit whereas 3% samples are negatively fitted to the model. CDF model produce closely fitted relationship of 1% and control samples while 3% samples negatively corresponded to normal fit. Therefore, current study suggests promoting an efficient agriculture strategy that would be helpful in biomass gain of the crops to sequester carbon and effectively take part in climate mitigation.Öğe General overview on the conservation of medicinal plants in Turkey(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2020) Akalın, Emine; Gürdal, Bahar; Olcay, BülentMedicinal plants are a special area that needs to be evaluated with different parameters than the general biodiversity threatening due to intense collection pressure. In the study, Turkey's plant diversity, requirements and strategies for sustainable use of Turkish medicinal plants, criticizing and planning of data for the protection of medicinal plants have been evaluated using standards of the Guidelines on the Conservation of Medicinal Plants by WHO, IUCN, WWF and Traffic. In addition, the richness of traditional medicinal plant uses in Turkey, the concept, and usage potentials, administrative requirements for the protection, creation of the in situ and ex situ conservation areas and recommendations for the future have been presented.Öğe Türkiye'nin farklı bölgelerinden Cinara cedri'nin (Hemiptera: Aphidoidea: Lachninae) morfometrik analizi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2020) Akyıldırım Beğen, Hayal; Görür, GaziAphididae familyası içerisinde yer alan ve en çok türe sahip olan Cinara (Aphidoidea: Lachninae), Pinaceae ve Coniferaceae familyalarındaki bitkiler üzerinden beslenirler. Cinara (Cinara) cedri Mimeur,1936 türü farklı konaklar üzerinde beslenebilmekte ve morfolojik olarak birbirine benzer türlerden oluşmaktadır. Teşhis anahtarlarına göre küçük morfolojik farklılıklara göre birbirinden ayrılmaktadırlar. Bu nedenle taksonomik durumları karmaşıktır. Bu çalışmada Afyonkarahisar, Kütahya, Uşak ve Niğde illerinin tamamında yayılış gösteren Cinara cedri türüne ait bireyleri alandan örneklenmiş, teşhisleri tamamlanmış morfometrik ölçümleri yapılmış ve anlamlı olan 9 morfolojik karakter (AntIV, AntVI, HTIBD, RIV, RV, SPHBD, ANT6Tüy, HTII ve ANTIII) ve iki morfolojik karakterin oranı (ANTIV/VI) kullanılarak, SPSS programı ile morfometrik analizleri yapılmıştır. Bu çalışma sonucunda sedir ağacı üzerindeki bu türlerin ayrımında en çok farklılık gösteren karakterlerin BL, PT, URS, HTI ve HTB karakterleri olduğu gözlenmiştir. Sedir üzerinden örneklenen C. cedri türünün istatistiksel analizleri sonucunda lokalitelere göre ayrımına bakıldığında, özellikle ANT6 Tüy, ANT4, Ant4/6, ANT6, HTII, RIV, RV ve ANTIII segmentlerinin boyutlarındaki farklılık ile Uşak ilinden örneklenen bireylerin morfometrik karakterlerinin grup ortalamalarının diğer üç lokalitedekilerden farklı konumlandığı, bu da lokalitenin türün morfolojik yapısında farklılık oluşturabileceğini gösterebilir. Lokalitenin bu cinsin morfolojik karakterleri üzerindeki etkisi istatistiksel olarak açıklanmıştırÖğe Türkiye’de küsküt taksonları ve etkileri(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2020) Yazlık, Ayşe; Albayrak, BeratBu çalışmada, bir holoparazitik cins olan Cuscuta cinsinin Türkiye’deki mevcut taksonlarının ve dağılımlarının belirlenmesi ve bu taksonların çevresel ve sosyoekonomik etkilerinin tespiti amaçlanmıştır. Bu amaçla Türkiye'de Cuscuta taksonlarını içeren çalışmalardan ve Türkiye’deki herbaryum kayıtlarından kanıtlar elde edilmiştir. Ayrıca taksonların etki türleri incelenmiş ve bu taksonların bölgesel dağılımı Türkiye kareleme sistemine göre tespit edilmiştir. Tüm kayıtlar, özellikle sinonim kullanımı, Uluslararası Bitki Adı Endeksi (IPNI), Global Biyoçeşitlilik Bilgi Servisi (GBIF) ve Bitki Listesi (PL) dikkate alınarak düzenlenmiştir. Mevcut yeni tespitler ve kayıtlarda yapılan düzenlemeler dikkate alındığında; Türkiye’de Cuscuta cinsine bağlı 23 taksonunun varlığı tespit edilmiştir. Etki değerlendirmelerinde, tüm taksonların sahip olduğu “parazitizm” dışında, taksonlara göre değişen, toplam altı farklı etki tipi belirlenmiştir. Bu etki tipleri sırasıyla; toksik (6 takson), ürün kalitesi (5), vektör (3) ve birer taksonla yapısal, allelopatik ve etnobotanik etki olarak sıralanmıştır. Türkiye’de mevcut Cuscuta taksonlarına ait bilgilerin güncellenmesi ve etkilerin tespiti ile elde edilen sonuçlar; özellikle parazit bitkilerin istila potansiyelleri de dikkate alındığında, taksonların olumsuz etkilerini azaltmak ve biyolojik çeşitliliği korumak amacıyla gerekli önlem ve kontrol programlarını geliştirmek için kullanılabilir. Ayrıca Türkiye’de ilk kez tüm etki yönleriyle incelenen Cuscuta taksonlarından elde edilen bu veriler, farkındalık çalışmaları da dâhil, yapılabilecek yeni çalışmalara yön verilebilir ve kaynak sağlayabilir.












