Cilt 23 Sayı 1 (2022)
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Acıçay (Çankırı) Riparian Zonunda zamansal ve mekânsal değişimin analizi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2022) Ediş, Semih; Tuttu, Gamze; Aytaş, İbrahim; Tuttu, Uğur; Özcan, Ali UğurAkarsu kıyı bölgeleri sahip; oldukları bitki örtüsü nedeniyle mecra erozyonunu önleme, kıyı stabilizasyonunu sağlama, yaban hayvanları için beslenme ve barınma, habitatlar arasında göç yolları ve durak noktaları olarak hizmet etmektedir. Riparian zondaki antropojenik etkiler, yukarı havzalardan alt havzalara kadar topoğrafyada ve arazi kullanma türünde önemli değişikliğe neden olmaktadır. Bu çalışmada Çankırı'da yer alan Acıçay'ın üç farklı dere kıyısı zonunda (0-60m-Zon 1, 60-120m-Zon 2, 120- 180m- Zon 3) meydana gelen zamansal ve mekânsal arazi kullanım değişimlerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaçla 2008-2021 yılları arasını kapsayan çalışmada Sentinel 2 uydu görüntüsü ve orto foto görüntüleri kullanılmış ve arazi gözlem noktalarında bitki türleri tespit edilmiştir. Çalışma alanında akarsu koridoru boyunca en çok tespit edilen odunsu türler Tamarix smyrnensis Bunge ve Elaeagnus angustifolia L. olarak belirlenmiştir. Coğrafi bilgi sistemleri yardımıyla ortaya çıkan arazi kullanma türü değişikliği sonuçlara göre, birinci zonda akarsu yatağı alanlarında 6.2’ha, akarsu kenarı vejetasyonu alanlarında 9.9 ha, mera alanlarında 1.5 ha azalma saptanmıştır. Buna karşılık tarım, yerleşim ve diğer alanlarda artış belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre akarsu kenarı vejetasyonu alanlarının en çok 0-60m’lik zonda tahribata uğradığı belirlenmiştir.Öğe Mechanical, rheological and aging properties of nano-fibrillated cellulose/EPDM composites(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2022) Dikmen Küçük, Sibel; Tozluoğlu, Ayhan; Güner, Yusuf; Arslan, Recai; Sertkaya, SelvaThis work was aimed to develop green composite materials from nanocellulose / Ethylene Propylene Diene Monomer (EPDM) rubber. The obtained green composites were investigated in terms of chemical, thermal, mechanical, morphological, and aging properties. The results obtained in this work showed that the tensile strength and elasticity of the composites decreased with nanocellulose while permanent set values increased. Green composite materials have lower scorch values that means easier and faster vulcanization. Some cracks and staining were seen after 250h aging over 3 phr of nanocellulose whereas the surfaces were not degraded up to 100h weathering. All values are in the range of acceptable limits except for tear strength. Briefly, the study conducted reveals that nanocellulose can be used with EPDM until the concentration of 10.0 phr without any chemical degradation. Thus, sealing profiles used in automotive sector can be produced by nanocellulose/EPDM green composites instead of EPDM rubber. This can be an innovative technology in order to replace petroleum-based materials with bio-degradable materials.Öğe Çoruh Nehri, Melet Irmağı ve Harşit Çayı sedimentlerinde solunum oranlarının belirlenmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2022) Kodat, Murat; Tepe, YalçınBu çalışmada, Artvin ili Borçka ilçe merkezinden Gürcistan’a geçip Batum şehrinden Karadeniz’e dökülen Çoruh Nehri, Ordu il merkezinden Karadeniz’e dökülen Melet Irmağı ve Giresun ili Tirebolu ilçe merkezinden Karadeniz’e dökülen Harşit Çayı’nda sediment solunum oranlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Sediment solunumu su ortamındaki organik materyal ve kirletici unsurların taban çamuruna çökelmesiyle oluşan sedimantasyona bağlı olarak artacağından iyi bir kirlilik göstergesidir. Çalışmada örneklemeye Şubat 2015 tarihinde başlanmış ve saha çalışması aynı mevsim içerisinde tamamlanmıştır. Bu çalışma anılan su kaynaklarının sediment solunumun kapasitelerini değerlendirmek ve karşılaştırmak amacıyla planlanmış olup, sediment solunum çemberlerinin kullanıldığı laboratuvar çalışmalarıyla değerlendirilmiştir. Çalışma için Çoruh Nehri, Melet Irmağı ve Harşit Çayı’ndan belirlenen noktalardan üst 5 cm’lik sediment tabakası örneklenmiştir. Alınan her sediment segmentindeki mikrobiyal ayrışma bir solunum çemberi içinde 25°C’de, karanlıkta kuluçka edilmiş ve 1, 2, 4, 8, 12, 16, 20, 24, 28, 36. günlerdeki sediment solunumu ölçülmüştür. Ortalama sediment solunum değerleri (mg CO2/g) Çoruh Nehri’nde 2.54, Melet Irmağı’nda 2.48 ve Harşit Çayı’nda ise 1.97 şeklinde bulunmuştur. Sediment solunum değerleri ile birlikte sediment örneklerinden pH ve organik madde miktarı tespit edilerek istatistiki analizleri yapılmıştır. Ölçümler sonucu ortalama sediment pH değerleri Çoruh Nehri’nde 8.59; Melet Irmağı’nda 8.39 ve Harşit Çayı’nda 8.00 olarak tespit edilmiştir. Nehir sedimentlerinde ölçülen ortalama organik madde miktarları (%) sırasıyla Çoruh Nehri’nde 4.05, Melet Irmağı’nda 6.67 ve Harşit Çayı’nda 4.51 olarak tespit edilmiştirÖğe The propagation of forage kochia cutting in different IBA concentrations and at holding times(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2022) Koç Koyun, Nur; Acar, RamazanForage kochia, a subshrub forage plant, grows naturally in the pastures of dry areas in Turkey. Their seeds grow slowly in nature, and being short duration of seed viability could be caused by limitations on the cultivation of forage kochia in Turkey. Forage kochia seedlings can be produced serially quickly with cutting propagation as vegetation propagation method. Therefore, forage kochia cuttings were exposed to 12 different IBA concentrations (250, 500, 1000, 1500, 2000, 2500, 3000, 4000, 5000, 6000, 10000, and 15000 mg kg-1 ) at four holding times (5, 30, 180, and 900 s) in this research carried out Completely Randomized Design in the greenhouse. We investigated the percentage of rooting, the number of the root, shoot and root length, shoot and root weight, dry root weight, and leave yellowing of these cutting. The best developments in the percentage of rooting (100%), number of roots (> 7), shoot length (> 20 cm), root length (>10 cm), root weight (>0.60 g), dry root weight (>0.1 g) and leave yellowing (score >1.60) were obtained from 500 mg kg-1 IBA at 900 s, 5000 mg kg-1 IBA at 180 s, and 10000 mg kg-1 IBA at 5 s interactions. As a result, we advised 500 mg kg-1 IBA at 900 s, 5000 mg kg-1 IBA at 180 s and 10000 mg kg-1 IBA at 5 s for the quick and economically cutting propagation of forage kochia.Öğe Atık gazete kağıdı liflerinin biyokompozit üretiminde kullanılabilirliği(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2022) Peşman, Emrah; Yıldız, Hüseyin Emrah; Boran Torun, Sevda; Dönmez Çavdar, AyferBu çalışmada, polilaktik asidin (PLA) atık gazete kãğıdı lifi (AGKL) ile kullanılabilirliği araştırılmıştır. Mekanik, termal ve optik özellikler açısından incelenmiştir. Plastik kompozitlerin eğilme direnci sonuçları incelendiğinde atık gazete kãğıdı lifi oranının eğilme direncini azalttığı tespit edilmiştir. Plastik kompozitlerin eğilmede elastikiyet modülü, ilave edilen lif miktarı ile artmıştır. Atık gazete kãğıdı ilavesi ile çekme dirençleri azalmıştır. Ortama ilave edilen atık gazete kãğıdı lifi ile termal dayanım daha da azalmıştır. DSC analiz sonuçları incelendiğinde atık gazete kãğıdı lifinin camsı geçiş sıcaklığını 1 ?C düşürdüğü ve soğumayı yavaşlattığı görülmüştür. FTIR-ATR karakterizasyonu ile PLA ile AGKL’nin karakteristik piklerinin benzer bağ türlerinden dolayı üst üste çakıştığı tespit edilmiştir. PLA geçirgen bir malzeme iken optik özelliklerde AGKL ilavesi ile geçirgenlik azalmıştır. Bu nedenle %10 lif ilave edildiğinde ISO parlaklığı kontrole göre %55' ten %5.15' e düşmüş, lif oranı %30’a çıkarıldığında ise parlaklık %6.07' ye yükselmiştir. Sonuç olarak PLA ve atık gazete kãğıdını birlikte kullanımının olumlu etkisi olduğu tespit edilmiştir. AGKL ve PLA'nın diğer termoplastiklere göre birbiriyle çok daha uyumlu ve doğada kolayca parçalanabilen iki bileşen olduğu görülmüştür.Öğe Isparta Çünür Mahallesi park ve konut bahçelerinin peyzaj tasarımı açısından incelenmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2022) Akten, Sibel; Yücedağ, CengizGünümüzde, insanların rekreasyonel ihtiyaçlarının artması farklı aktivite alanlarını da beraberinde getirmiştir. Bu ihtiyaçların karşılanması anlamında kentsel açık-yeşil alanlar en önemli alanlar arasındadır. Ancak birçok kentte nitelik ve nicelik bakımından yetersiz olan aktif yeşil alanlar kullanıcıların beklentisini karşılayacak hizmet kalitesini sergileyememektedir. Bu çalışmanın amacı, Isparta’nın yeni ve önemli yerleşim merkezlerinden biri olan Çünür Mahallesi park ve konut bahçelerinin mevcut durumunu incelemek, analiz etmek ve elde edilen bulgulara dayanarak yeterlilik ve işlevsel niteliklerine yönelik çözüm önerileri geliştirmektir. Mekan analizleri sonucunda, mahalle içerisinde yer alan açık ve yeşil alan miktarının 183.588 m² olduğu ve kişi başına düşen yeşil alan miktarının ise yaklaşık 10 m2 olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, Çünür Mahallesi parklarının eşit ve dengeli dağılıma sahip olmadığı ve bu alanlara erişilebilirlik açısından farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Park alanlarında en çok kullanılan bitki Platanus orientalis iken, konut bahçelerinde en çok kullanılan bitkiler Cupressus macrocarpa “Goldcrest” ve xCupressocyparis leylandii. Sonuç olarak, mahalle içerisindeki açık ve yeşil alanların planlama ve tasarım çalışmalarında koruma-kullanım dengesi dikkate alınması gerekmektedir.Öğe CCA ile emprenyeli sarıçam planya artıklarından üretilen çimentolu yongalevhaların bazı teknolojik özelliklerinin incelenmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2022) Aras, Uğur; Yel, Hüsnü; Kalaycıoğlu, Hülya; Kuştaş, SüleymanBu çalışmanın amacı, bakır-krom-arsenik (CCA) ile emprenyeli sarıçam (Pinus sylvestris L.) planya artıkları kullanılarak üretilen çimentolu yongalevhaların mekanik, fiziksel ve termal özellikleri üzerine odun/çimento oranı ve pres sıcaklığının etkisini araştırmaktır. Bu amaçla, 3 farklı odun-çimento oranı (1/2, 1/2.5 ve 1/3) ve 2 farklı pres sıcaklığı (20 ? ve 60 ?) kullanılarak 1200 kg/m3 hedef yoğunluk ve 500 mm x 500 mm x 10 mm boyutuna sahip tek tabakalı çimentolu yongalevhalar üretilmiştir. Üretilen levhalar, fiziksel (rutubet, yoğunluk, su alma ve kalınlığına şişme oranı), mekanik (eğilme direnci, eğilmede elastikiyet modülü, yüzeye dik çekme direnci ve vida tutma direnci) ve termal (TGA/DTG) özellikler açısından incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, pres sıcaklığının artması levhaların mekanik ve fiziksel özelliklerinde önemli bir iyileşme sağlamıştır. Levhada odun-çimento oranın artması, eğilme direnci ve vida tutma direncini artırırken, eğilmede elastikiyet modülü ve yüzeye dik çekme direncini düşürmüştür. Diğer taraftan, odun/çimento oranı artıkça, su alma ve kalınlığına şişme oranları da artmıştır. TGA sonuçlarına göre, odun-çimento oranın azalması ve pres sıcaklığının artması, levhalarda çimento hidratasyon ürünlerinin artmasına neden olmuştur. Genel olarak, CCA ile emprenyeli planya artıklarından üretilen tüm levhalar, EN standardında belirtilen değerleri karşılamıştır.Öğe Tuz stresi altındaki mısır fidelerine aseton o-(4 klorofenilsülfonil) oksim ön uygulamasının biyokimyasal parametreler üzerine etkilerinin araştırılması(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2022) Yetişsin, Fuat; Karakaya, AylinMevcut çalışmanın temel amacı, tuz stresi altındaki mısır fidelerine aseton O-(4 klorofenilsülfonil) oksim (AO) molekülünün ön muamelesinin stresin olumsuz etkilerini hafifletici etkilerinin olup olmadığının araştırılmasıdır. Bunun için; 18 saat distile su kontrol (K), 6 saat AO+12 saat distile su (AO), 6 saat distile su+12 saat 100 mM NaCl (TS) ve 6 saat AO+12 saat 100 mM NaCl (AO+TS) deney düzeneği kurulmuştur. Elde edilen bulgulara göre; kontrol uygulaması ile AO uygulaması arasında nispi su içeriği (NSİ) açısından bir fark saptanamazken, TS’de ciddi bir düşüş AO+TS’de ise kontrole göre önemli bir artış olduğu belirlendi. Klorofil içeriği TS uygulamasında AO ve kontrole göre azalırken, AO+TS uygulamasında içerik TS’ye göre önemli bir artış gösterdi. En yüksek karotenoid içeriği TS uygulamasında görülürken, en düşük içerik AO+TS’de belirlendi. MDA ve H2O2 içeriklerinde AO uygulamasında kontrole göre önemli bir azalış gözlenirken, TS’de kontrole göre ciddi bir artış AO+TS’de ise TS ile kıyaslandığında önemli bir azalış belirlendi. Guaiacol peroksidaz, katalaz, askorbat peroksidaz ve süperoksit dismutaz enzimleri AO ön uygulaması ile aktivitelerini düzenleyerek MDA ve H2O2 içeriğini önemli ölçüde azalttığı belirlendi. AO uygulaması ile prolin içeriğinde kontrole göre önemli bir artış gözlenirken, AO+TS’nin TS uygulamasına göre içerikte önemli bir azalışa neden olduğu belirlendi. AO uygulamasının fenolik madde içeriği üzerinde önemli değişikliklere neden olduğu gözlendi. Elde edilen bulgular ışığında, tuz stresi altındaki mısır fidelerine AO ön uygulamasının metabolizmanın genel işleyişini engelleme potansiyeline sahip radikallerin oluşumunu engelleyebileceğini düşündürmektedir.Öğe Mardin ili yabancı ot sorununun ve kimyasal mücadele durumunun belirlenmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2022) Alptekin, Harun; Gürbüz, Ramazan; Özkan, Abdullah; Usanmaz Bozhüyük, AyşeAraştırma 2020 yılında Mardin ili tarım alanlarında ve kültür bitkilerinde sorun olan yabancı ot türlerini, tarım ve tarım dışı alanlarda kimyasal mücadele durumunu ve herbisitlere dayanıklı yabancı ot durumunu belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Mardin Tarım ve Orman Müdürlüğüne bağlı ruhsatlı 40 Bitki Koruma Ürünleri (BKÜ) Bayileri ile yüz yüze anketler yapılmıştır. Araştırma sonucunda, bayilerin yarıdan fazlası (%62.5) tarım alanlarında yoğun bir yabancı ot probleminin olduğunu belirtmişlerdir. Sorun teşkil eden bu yabancı otların başında sırasıyla; S. halepense (%85), A. retroflexus (%65) ve S. arvensis (%60) yabancı ot türlerinin geldiğini bildirmişlerdir. Yabancı ot sorununa kültür bitkileri düzeyinde bakıldığında en büyük sorunun mısır (%90), buğday (%87.5) ve pamuk (%75) ekim alanlarında olduğunu ve dolayısıyla en yoğun kimyasal kullanımında bu bitkilerde olduğunu belirtmişlerdir. Bayilerin büyük bir çoğunluğu (%85) bölgede ciddi bir dayanıklılık problemin olduğunu ve herbisit kullanılmasına rağmen bazı yabancı ot türlerinin kontrol altına alınmasının mümkün olmadığını ifade etmişlerdir. Bu yabancı otların başında da sırasıyla; S. halepense (%52.5), A. retroflexus (%40) ve A. sterilis (%22.5) türlerinin geldiğini bildirmişlerdir. Mardin ilinde yabancı otların tarım ve tarım dışı alanlarda büyük sorun teşkil ettiği ve yabancı otlarla mücadele etmek amacıyla herbisitlerin yoğun ve sık kullanılmasından dolayı yabancı otlarda gelişen herbisit dayanıklılığının gün geçtikçe daha fazla sorun teşkil ettiği görülmektedir.Öğe A research on health problems of working in forest fire workers(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2022) Bacı, Nevin; Çalışkan, ErhanTurkey is geographically located in a region susceptible to wildfires. To ensure the long-way sustainability of our forests, protective measures should be taken initially, and fires that start despite precautions should be extinguished as soon and effectively as possible. The mental-physical health of fire workers was investigated in this study by examining the recent state of occupational safety and health for forest fire workers employed by the İzmir Regional Directorate of Forestry and assessing the psychological condition of the workers. The research sampled 246 fire workers assigned to the İzmir Regional Directorate of Forestry. Data collection was accomplished through the questionnaire method. Frequency weights and chi-square methods were used to analyze the acquired data. According to the study, 117 of the questionnaire respondents had at least one accident throughout their careers as fire workers. And 101 participants have been involved in an accident in the previous year. 70% of those with a high score on the General Health Questionnaire and 35.8% of those with a low score had an occupational accident. Psychologically, 24% of field workers felt shyness, 13.8% felt, and 2.8% felt dread. 59.4% stated that they felt nothing. As a result, it was detected that fire workers should get the required occupational safety and health training, the risks listed with accidents should be minimized, and improvements aiming for their psychosocial status should be addressed.Öğe Hane halkının orman ürünleri sektöründe yeşil pazarlamaya dair tutum ve davranışlarının incelenmesi: Kastamonu örneği(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2022) Bayram, Bahadır Çağrı; Üçünçü, UtkuŞiddeti gitgide artan çevre problemleri ve azalan doğal kaynaklar, günümüzde gerek tüketicileri gerekse üreticileri çevreye karşı daha duyarlı olmaya mecbur bırakmaktadır. Yeşil pazarlama kavramı da bu durumun bir yansıması olarak literatürde kendine yer bulmuştur. Bu çalışma kapsamında Türkiye orman ürünleri sektöründe çok önemli bir yer tutan Kastamonu ilinin, hane halkının yeşil pazarlamaya dair bilgileri, bakış açıları ve tüketici olarak tepkilerinin ortaya koyulması amaçlanmıştır. Bu maksatla, il merkezi hane halkıyla anket çalışması yapılmış olup sonuçlar istatistiksel metotlarla analiz edilmiştir. Anket kapsamında literatürde doğruluğu kanıtlanmış olan bir yeşil pazarlama ölçeğinden faydalanılmıştır. Analizler neticesinde, yeşil pazarlama ve tüketici davranışları anketinin genel ortalamasının 3.65 olduğu ve anket sorularının 3.50-3.79 arasında değerler aldığı belirlenmiştir. Genel olarak tüketicilerin çevreye önem verdikleri ve bu doğrultuda ekonomik güçleri kapsamında çevre için yeşil pazarlama faaliyetlerini destekledikleri ve çevreci ürünleri satın alma niyetinde oldukları tespit edilmiştir. Ayrıca, orman ürünleri işletmelerine de yeşil pazarlama faaliyetlerinde bulunmaları ve bu faaliyetleri ile ilgili olarak tüketicilerde bir farkındalık oluşturmaları önerilmektedir.Öğe Doğu Karadeniz göknarı (Abies nordmanniana (Stev.) Spach. subsp. nordmanniana) meşcerelerinin verim gücü ile bazı yetişme ortamı özellikleri arasındaki ilişkiler: Şavşat Orman İşletme Müdürlüğü örneği(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2022) Yener, İsmet; Duman, AhmetBu çalışma ile Şavşat Orman İşletme Müdürlüğü sınırları içerisinde doğal yayılış gösteren değişik yaşlı saf Doğu Karadeniz göknarı meşcerelerinin bonitet endeksi ve bazı ekolojik özelliklerinin belirlenmesi ve aralarındaki ilişkilerin araştırılması amaçlanmıştır. Bu kapsamda Şavşat Orman İşletme Müdürlüğü sınırları içerisindeki göknar meşcerelerinden bakı grupları ve yükselti basamakları da dikkate alınarak toplam 60 adet alan örneklenmiştir. Örnek alanların bazı fizyografik özellikleri (enlem-boylam, yamaçtaki konum, yükselti, bakı ve eğim) ve meşcere özellikleri (göğüs çapı ve boy) belirlenmiştir. Sonra çap ve boy verileri kullanılarak her bir örnek alan için bonitet (meşcere verim gücü) endeksleri hesaplanmıştır. Ayrıca her alanda bir adet toprak çukuru açılarak üst topraktan (0-20 cm) birer adet bozulmuş ve bozulmamış (silindir) toprak örneği alınmıştır. Alınan toprak örnekleri üzerinde bazı fiziksel (kum, kil, toz, hacim ağırlığı, iskelet miktarı) ve kimyasal (pH, elektriksel iletkenlik, organik madde) özellikler belirlenmiştir. Sonuçlara göre bu yöredeki göknar meşcerelerinin bonitet endeksi ortalama 27.1 ile 31.1 m arasındadır. 1720-2228 m yükseltiler arasında yer alan araştırma alanında eğim oldukça değişken olup örneklenen meşcerelerin %76.6’sı dik eğimli ve sarp (eğim>%36) yamaçlar üzerinde bulunmaktadır. Örnek alan topraklarının %83.3’ü balçıklı kum ve kumlu balçık tekstüründe olup hafif asidik (pH=6.1-6.8) topraklar sınıfında yer almaktadır. Toprakların organik madde içeriği oldukça iyi olup %91.6’sı %4’ün üzerindedir. Araştırma alanı toprakları denizden yüksekliğin ve eğimin de etkisiyle oldukça taşlı olup %68.3’ünün iskelet miktarı %40’tan fazladır. Ayrıca bu yetişme ortamı faktörleri ile meşcerelerin bonitet endeksi arasındaki ilişki basit korelasyon analizi ile belirlenmiştir. Ancak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (p>0.05). Çalışmadan elde edilen bulgu ve sonuçlar yöre ormanlarının ekolojisinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacaktır.Öğe Insecticidal activities of some plant essential oils on Rhyzopertha dominica (F.) and Sitophilus granarius L. (Coleoptera: Bostrichidae and Curculionidae) adults(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2022) Kordalı, Şaban; Kesdek, Memiş; Akkan, Ümran; Usanmaz Bozhüyük, AyşeIn this study, the insecticidal activities of the essential oils extracted from Cuminum cyminum L., Mentha longifolia L. and Allivum sativum L. by hydrodistillation method using the Clevenger apparatus were investigated against Rhyzopertha dominica (F.) (Coleoptera: Bostrychidae) and Sitophilus granarius L. (Coleoptera: Curculionidae) adults. The tests were carried out under 25±1°C temperature, 65±5 proportional humidity and 16:8 (light:dark) conditions and doses of 5, 10, 15, 20 µL/petri. The results of the tested essential oils showed that they had insecticidal effect at different rates (between 1.25% and 100%) 96 hours after exposure. Among the essential oils tested, it was determined that the oil of A. sativum showed the highest effect against R. dominica and S. granarius adults, while the essential oils of C. cyminum and M. longifolia showed the lowest effect against each two pests. Additionally, LC50 and LC90 values of these oils against R. dominica and S. granarius adults were seperately recorded. According to LC50 and LC90 values, it was reported that M. longifolia and C. cyminum essential oils were more effective against adults of R. dominica (0.698 µL/insect, LC50 and 4.694, LC90) and S. granarius (0.131 µL/ insect, LC50 and 2.452 LC90), respectively. These datas showed that the mortalities increased depending on the increase in the doses of the tested three plant essential oils. Most importantly, considering all these results, it is seen that these essential oils can be used as a natural and environmentally friendly biopreparate against harmful R. dominica and S. granarius adults in stored grain crops.Öğe Kent peyzajının yeşil altyapı yaklaşımı ile değerlendirilmesi: Çankaya / Ankara örneği(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2022) Duru, Muhittin Alpaslan; Hoş, Ferhat; Ersoy Tonyaloğlu, EbruYeşil altyapı peyzaj içinde birçok fonksiyonun sağlanabilmesi için stratejik olarak planlanan ve yönetilen sistem bütününü ifade etmektedir. Bu çalışmada Ankara ili Çankaya ilçesinin kent peyzajı yeşil altyapı yaklaşımı ile incelenerek 2012-2018 yılları arasında yeşil altyapıda meydana gelen değişimler analiz edilip planlama önerileri geliştirilmiştir. Çalışmada, öncelikle yeşil altyapı bileşenlerini oluşturan tüm kentsel açık ve yeşil alanlar parça ve koridor tipolojisine göre 2012 ve 2018 yıllarına ait Copernicus Kent Atlası (Urban Atlas-UA) verileri kullanılarak tanımlanmıştır. Daha sonra ise bu alanlarda yaşanan değişimler FRAGSTATS 4.2 yazılımında sınıf düzeyinde sekiz peyzaj metriği ile analiz edilmiştir. Sonuç olarak, yeşil altyapı bileşenlerinin konut, sanayi ve taş ocakları gibi kültürel alanlar tarafından baskılandığı ve tahribata uğradığı belirlenmiştir. Bu kapsamda yeşil altyapı bileşenleri üzerindeki tahribat ile birlikte meydana gelen parçalanmanın önüne geçilebilmek amacıyla yol ağaçlandırması ve refüj bitkilendirmesi gibi yeşil altyapı bileşenlerinin birbirleriyle bağlantıları sağlayabileceği ve mevcut açık ve yeşil alan miktarının arttırılmasına/iyileştirilmesine katkıda bulunabilecek önerilerde bulunulmuştur.Öğe Fibonacci and Lucas numbers of some taxa naturally distributed in North East Anatolia(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2022) Gökcan, İbrahim; Özcan, MelahatIn this study, general information about obtaining Fibonacci and Lucas number sequences from the rabbit problem is given. Obtaining the golden ratio and phyllotaxis ratio with Fibonacci numbers is examined.The Fibonacci and Lucas number characteristics of plants belonging to the same species are the same all over the world. The phyllotaxis ratio of 47 plant taxa and the number of cone spirals of two pines belonging to Gymnospermae distributed in North East Anatolia were determined. 34 of 47 taxa which phyllotaxis ratio investigated are herbs and 13 ones are woody/scrubs. Three of the herbaceous plants are endemic (Psephellus straminicephalus(Hub.-Mor.) Wagenitz, Tripleurospermum fissurale(Sosn.) E.Hossainand Chesneya elegansFomin) and two are rare species (Callicephalus nitens(M.Bieb. ex Willd.) C.A.Mey.and Cirsium rigidumDC.). With these studies, a literature contribution was provided to the studies in the field.Öğe Kurşun ile kontamine edilen Achroia grisella Fabr. (Lepidoptera: Pyralidae) larvalarının protein, lipit ve karbohidrat kompozisyonundaki değişiklikler(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2022) Akman Gündüz, Nevran Eylem; Yılmaz, YelizBu çalışmada, kurşunun Achroia grisella (Lepidoptera: Pyralidae) larvalarının protein, lipit ve karbohidrat miktarlarına etkisi araştırılmıştır. Larvalar farklı konsantrasyonlarda kurşun (50, 100 ve 200 mg/kg besin) ile kontamine edilen yapay bir besin ortamında yetiştirilmiştir. Kültür hazırlama ve tüm deneyler 16A:8K fotoperiyot, 25 ± 2 °C sıcaklık, %60 ± 5 bağıl nem içeren bir ortamda gerçekleştirilmiştir. Biyokimyasal analizlerde son evre A. grisella larvaları kullanılmıştır. Elde edilen veriler, kurşun uygulamasının 50 ve 200 mg/kg kurşun konsantrasyonlarında larvaların protein miktarında önemli bir azalmaya neden olduğunu göstermiştir. Larvaların karbohidrat ve lipit miktarları 100 ve 200 mg/kg kurşun konsantrasyonlarında kontrol grubuna göre önemli ölçüde düşmüştür.Öğe Mineral dolgu maddelerinin fındıkkabuğu/polimetilmetakrilat kompozitlerin ses yutma katsayısına etkileri(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2022) Büyükkaya, KenanBu çalışmada, farklı partikül boyutuna sahip (max.150, 250, 425 mikron) fındıkkabuğu/ polimetilmetakrilat kompozitlere ilave edilen, mineral dolgu maddelerinin ses yutma katsayısına etkileri araştırılmıştır. Kullanılan dolgu maddeleri; camküre, wollastonit, ve mika’dır. Farklı partikül büyüklüğüne sahip fındıkkabuğu polimetilmetakrilat kompozitler % 15 oranında fındıkkabuğu içermektedir. Bu kompozitler içerisine % 2.5, 5 ve 10 oranında dolgu maddeleri ilave edilerek ses yutma testlerinde kullanılacak kompozit numuneler hazırlanmıştır. Mineral dolgulu fındıkkabuğu/polimetilmetakrilat kompozitlerin ses yutma (?) katsayısı, çift mikrofonlu empedans tüpü yöntemiyle belirlenmiştir. Ayrıca kompozitlerin yoğunlukları Arşimed prensibine göre tayin edilip, içerdiği boş hacim yüzde oranları hesaplanmıştır. Numune morfolojisini değerlendirmek amacı ile, deney yapılan numunelerden kırık parçalar elde edilmiştir. Kırık yüzeylerin görüntüleri taramalı elektron mikroskobu ile görüntülenip, içyapı bu görüntüler çerçevesinde değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre, kompozite ilave edilen cam küre ve mikanın oranları ile birlikte, fındıkkabuğu partikül boyutunun da artması ses yutma katsayısını artmıştır. Bu değişimin sade fındıkkabuğu kompozitlere göre maksimum % 247 oranda olduğu belirlenmiştir.Öğe Anaokullarında bulunan çocuk oyun alanlarının tasarım ilkeleri açısından incelenmesi: Aydın kenti örneği(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2022) Kamer Aksoy, Özgür; Çilenger, Burçin; Ekinciel, SudeBu çalışmada Aydın ili Efeler merkez ilçesinde yer alan devlet anaokullarına ait dış mekân kullanım şekilleri, kişi başına düşen açık alan miktarları, donatı elemanları ve bitki türleri yerinde gözlem çalışmaları ile incelenmiştir. Elde edilen bilgiler ışığında, anaokulu bahçelerinin çocuk gelişimine katkısını tespit etmek amacıyla bu alanlarda bulunan oyun alanları tasarım ilkeleri kapsamında değerlendirilerek öneriler sunulmuştur. Çalışmanın ana materyalini Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinden elde edilen bilgilerle (okul bahçelerine ait parsellerin açık alan miktarları), İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden ise 9 devlet anaokuluna ait öğrenci ve öğretmen sayıları oluşturmaktadır. Belirlenen okul bahçelerinde yapılan yerinde gözlem çalışmaları sırasında çekilen fotoğraflardan faydalanılarak, okul bahçelerinde bulunan mevcut bitkiler, açık alanlardaki oyun ve donatı elemanları tespit edilmiş; dış mekân kullanımlarına yönelik puanlama tabloları kullanılmıştır. Çalışma sonucunda temsil derecelerine göre iyi dereceli olarak kabul edilen okullar İstiklal Anaokulu ve Unicef Türkiye Milli Komitesi Seyda Kayhan Anaokulu; orta dereceli olarak kabul edilen anaokulları ise Dalama Anaokulu, Efe Emir Ayşe Çetin Anaokulu, Mimar Sinan Anaokulu, Organize Sanayi Bölgesi Anaokulu, Şehit Polis Demet Sezen ve Zübeyde Hanım Anaokulu’dur. Yunus Emre Anaokulu’nun ise zayıf dereceli olduğu tespit edilmiştir.Öğe Odun kömürü ve odun yakıtları alanında Türkiye’nin dünya rekabetindeki konumu(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2022) Akyüz, Kadri Cemil; Ersen, Nadir; İlker, AkyüzEnerji ihtiyaçlarının büyük kısmını karşılayan fosil yakıtlarının geleceği hakkında oluşan kötü senaryolar, iklim dengesinin daha çok bozulmasına neden olmayan farklı kaynakların bulunmasını zorunlu kılmaktadır. Bu anlamda gerek geniş kaynak boyutuna gerekse daha az kirletici etkisine sahip olması nedeniyle yenilenebilir enerji kaynakları daha çok ilgi çekmekte ve önem kazanmaktadır. Böylece yenilenebilir enerji kaynak potansiyeline sahip ülkeler enerji piyasalarında aktif ve etkili bir konuma sahip olacaklardır. Bu çalışmada, açıklanmış karşılaştırmalı üstünlük yaklaşımı kullanılarak yenilenebilir enerji kaynakları içerisinde yer alan odun yakıtları ve odun kömürü ihracatını yapan ülkeler ve Türkiye’nin rekabet konumunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç için Trademap sitesinden alınan 2011-2020 dönemine ait ihracat verileri kullanılmıştır. Çalışma sonucunda 4401 ürün grubunda (odun yakıtları) en yüksek rekabet üstünlüğüne sahip ülke Letonya çıkarken, 4402 ürün grubunda (odun kömürü) ise en yüksek rekabet üstünlüğüne sahip ülke olarak Küba çıkmıştır. Ayrıca, her iki ürün grubunda Türkiye rekabet gücünde artış göstermesine rağmen dünya piyasalarında etkili olabilecek konumdan oldukça uzak olduğu görülmektedir. Endüstriyel anlamda odun hammaddesi kullanan üretim birimlerinin, sistematik bir yapı içinde atıklarının toplanması ve enerji üretimi amacıyla kullanıma hazır hale getirilmesini sağlayıcı yatırımların teşvik edilmesi ile ülkemiz rekabet alanında etkili konuma erişebilecektir.Öğe Zelus renardii (Kolenati, 1857) (Heteroptera, Reduviidae)’nin tohum zararlısı Leptoglossus occidentalis (Heidemann, 1910)’e karşı biyolojik mücadelede kullanılabilirliği(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2022) Parlak, SalihHeidemann tarafından 1910 yılında tanımlanan Leptoglossus occidentalis (Heidemann, 1910) İkinci Dünya Savaşından sonra hızlı bir şekilde yayılmaya başlamış, Avrupa’da ilk kez 1999 yılında görülmesine rağmen on yıl içerisinde tüm kıtayı sarmıştır. Ekolojik şartlara hızlı adapte olması ve beslendiği türlerin fazlalığı yayılışında etkili olmuştur. Ülkemizde ilk kez 2009 yılında görülmüş, geçen süre içerisinde tüm ülkede yayılmayı başarmış ve ibreli tür tohumlarında zararları ortaya çıkmıştır. Erken dönem kozalak dökümüne neden olması, olgunlaşan kozalakların embriyo ve endosperm kısımlarına zarar vermesi nedeniyle tohum oluşumu ve çimlenmesini önemli ölçüde azaltmaktadır. Ormancılık çalışmaları açısından irdelendiğinde; böcek zararı nedeniyle tohum kaynağındaki azalmaların ormanlarımızdaki doğal gençleştirme ve fidanlık çalışmalarını olumsuz etkileyeceği aşikârdır. Böceğin doğal düşmanları henüz oluşmadığından popülasyon dengelenememekte ve her yıl zarar yapmaktadır. Ülkemizde olduğu gibi dünyada da henüz etkili bir mücadele yöntemi ortaya konulmuş değildir. Kimyasal mücadeleden ekolojik dengeyi bozacağı endişesi ile kaçınılmaktadır. Bu nedenle biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemleri üzerinde durulmaktadır. Bu mücadele yöntemlerinin biri de L. occidentalis’in doğal düşmanlarının predatör olarak kullanılmasıdır. Bu doğal predatörlerden biri ülkemizde yayılmaya başlayan Zelus renardii (Kolenati, 1857)’dir. Genel bir predatör olması ve L. occidentalis ile nimf dönemlerinin çakışması bu türün L. occidentalis’e karşı predatör olarak kullanılabilirliğinin araştırılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu amaçla elde edilen Z. renardi nimf ve erginlerinin kendi türüne ve L. occidentalis’e karşı predatör davranışları gözlemlenmiştir.












