Cilt 4 Sayı 2 2018
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Atıksuların arıtımı ve yeniden kullanımında halkın görüşü: bursa örneği araştırması(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2018) Yalılı Kılıç, MelikeBu çalışmada, Bursa’nın atıksuları ve atıksu arıtma tesisleri hakkında bilgiler verilmiş ve ek olarak Bursa’nın merkez ilçeleri olan Yıldırım, Osmangazi ve Nilüfer’de yaşayan kişilere yaşadıkları şehirde oluşan atıksular ve atıksuların azaltılması, atıksuların arıtıldıktan sonra yeniden kullanılması ve böylelikle su kaynaklarının korunmasına katkı sağlanması konularındaki düşüncelerini belirlemek amacıyla bir anket gerçekleştirilmiştir. Kişisel bilgiler ve atıksu bilgilerinden oluşan ankette 16 soru bulunmakta olup, anket her bir ilçeden 200 kişi olmak üzere toplam 600 kişiye uygulanmıştır. Yapılan bu anket çalışmasıyla, halkın atıksu konusuna bakış açısının genişlemesi, gri su kavramının öğretilmesi, evlerden kaynaklanan atıksuların belli yerlerde yeniden kullanılabileceği fikrinin oluşturulması hedeflenmiştir. Anketin uygulanması neticesinde, katılımcıların büyük bir çoğunluğunun kullanılmış suları ve gri suları yeniden kullanmadıkları, atıksu oluşumunu azaltmak için evlerinde farklı uygulamalar yaptıkları, Yıldırım ve Osmangazi’de yaşayan kişilerin %40’ının Bursa’daki koku problemi hakkında fikir sahibi olmadıkları görülmüştür.Öğe Su stresi, su kıtlığı ve su tasarrufu hakkında halkın farkındalığının belirlenmesi: akdeniz üniversitesi örnek çalışması(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2018) Gezer, Aslı; Erdem, AyçaDünyada nüfus hızla artarken, su kaynakları hızla azalmaktadır. Günümüzde su stresi yaşayan nüfusun gelecekte su kıtlığını yaşayacağı öngörülmektedir. Türkiye su azlığı olan ülkeler arasında olup, su fakiri olma tehlikesi altındadır. Dünya genelinde artan su ihtiyacı nedeniyle yerel ölçekten başlayarak çeşitli önlemler alınmaktadır. Bu önlemlerin yanısıra yerel halkın çevresel konularla ilgili farkındalık ve algı düzeyleri de değerlendirilmektedir. Yerelden ülke geneline kadar uygulanan anketler, su yönetimi ile ilgili çalışma ve politikalar üreten kurum, belediye ve bakanlıklara veri sağlamakta ve yol göstermektedir. Bu çalışmada, Akdeniz Üniversitesi yerleşkesi içinde görev yapan, öğrenim gören ve ikamet eden 300 kişinin “su kıtlığı, su stresi ve su tasarrufu” ile ilgili farkındalık düzeylerinin belirlenmesi amacıyla uygulanan anket çalışma sonuçları verilmektedir. Ankete verilen cevaplar SPSS Statistics Base V23 lisanslı program ile analiz edilmiştir. Elde edilen cevaplar, demografik bilgilere (yaş, cinsiyet ve aylık gelir durumu) göre ki-kare analizi uygulanarak değerlendirilmiştir. Anket sonucuna göre, (i) cinsiyet ve yaştan bağımsız olarak katılımcıların büyük çoğunluğunun benzer su kullanım eğilimine sahip olduğu, (ii) su stresi, su kıtlığı ve su tasarrufu açısından kadınların, erkeklere göre daha duyarlı olduğu, (iii) gelir seviyesi yükseldikçe, su kullanımı konusundaki hassasiyetin de arttığı tespit edilmiştir.Öğe Comparative analysis of different ınterpolation methods in modeling spatial distribution of monthly precipitation(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2018) İçağa, Yılmaz; Taş, EminFor many water resources planning and management studies such as water budget and hydrological modeling, it is very important to estimate areal precipitation from point observation stations. There are many deterministic and geostatistical methods for determining the spatial distribution of precipitation. In this study, the most widely used methods, inverse distance weighting (IDW), Simple Kriging (SK) and Co-Kriging (CK) are applied. It is the main objective of the study that Geographic Information Systems (GIS) techniques are used to compare widely preferred interpolation methods and to model the spatial distribution of monthly precipitation values for prediction in ungauged areas in Akarcay Sinanpasa and Suhut sub-basins, Turkey. At the same time, the effects of number of stations, basin area, characteristics and secondary data usage such as elevation on model performance are investigated. The IDW, a deterministic method and the SK-CK, geostatistical methods are compared with each other by cross validation technique and the applicability of the interpolation techniques for the study areas is analyzed. According to the cross validation test results of IDW, SK and CK methods, the mean RMSE (root mean square error) values of Sinanpasa sub-basin are respectively 13,76 mm, 9,32 mm and 8,72 mm while these values are 9,43 mm, 7,82 mm and 7,90 mm for Suhut sub-basin. Then, uncertainty analysis by means of PSE (prediction standard error) is applied to SK-CK methods with clear advantages over the IDW method and with the close RMSE values. In consideration of the results of the uncertainty analysis, the SK method with the mean PSE values 10,30 mm and 8,54 mm has a little superiority to the CK method whose average PSE values are 11,03 mm and 9,02 mm for both Sinanpasa and Suhut sub-basins, respectively. When the findings are evaluated, it can be seen that all three methods can be used for the study areas. The determination of the spatial distribution of precipitation in this way is considered to be beneficial for many water resources engineering studies in areas of ungauged/sparsely gauged.Öğe Entegre atık yönetimi kapsamında ambalaj atıklarının ayrı toplanması: erzurum ili yakutiye ilçesi örneği(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2018) Eren, Zeynep; Erdoğan, EmreSon yıllarda Erzurum ilinde artan nüfusa bağlı olarak kentleşme faaliyetleri ciddi bir artış göstermektedir. Bu durum kaçınılmaz olarak katı atık yönetim planının gerekliliğini ortaya koymaktadır. Erzurum İlinde katı atıklar 2007 yılında faaliyete geçirilen düzenli depolama sahasında ayrıştırmadan toplanmaktadır. Ancak teknolojik gelişmelerle birlikte hızla büyüyen üretim-tüketim faaliyetleri, evsel çöpler içerisinde ambalaj atıkların yüzdesini de artırmıştır. Ambalaj atıklarının ayrı toplanmadığı bölgelerde hem ekonomik hem çevresel ciddi zararlar meydana gelmektedir. Ayrıca katı atık depolama alanları, sera gazlarının meydana geldiği önemli alanlardan biri olduğu için küresel ısınmanın da sebepleri arasında gösterilmektedir. Bu çalışmada, ülkemiz genelindeki ambalaj atıklarının durumu incelenirken, yakın bir geçmişte Erzurum İli Yakutiye İlçesinde ilk kez uygulamaya konulan Ambalaj Atıkları Yönetim Planı ele alınmış ve Entegre Atık Yönetimi (EAY) için gelecekte yapılacak çalışmalar ve projenin yaygın etkileri irdelenmiştir. Bu bağlamda Yakutiye ilçe sınırları içerisinde sosyo-ekonomik durumları birbirinden farklı iki bölge seçilerek proje sonuçları irdelenmiştir.Öğe Ortadoğu toz kaynaklarının tespiti ve Fırat-Dicle nehir havzası (Suriye- Irak) tarım alanları üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2018) Ateşoğlu, Ayhan; Tunay, Metin; Arıkan, Talha Berk; Yıldız, SaffetÇalışma, Ortadoğu’daki toz kaynaklarının tespit edilmesi ve bu kaynakların oluşturduğu tehdidin Fırat ve Dicle nehirleri etkisi altındaki Irak ve Suriye’deki tarım alanlarında meydana getireceği olası zararların belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından Temmuz 2015 tarihinde Antalya/Türkiye’de uzaktan algılama ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) tabanlı yazılım olan Collect Earth metodolojisi kullanılarak, içinde Suriye ve Irak’ında yer aldığı Ortadoğu bölgesinin 2000-2015 yılları arasındaki mevcut arazi örtü/kullanım sınıfları, değişimleri, vejetasyon durumu incelenmiş ve sonuçları FAO tarafından yapılmıştır. Açık kaynaklı ve ücretsiz olan Collect Earth yazılımında yüksek çözünürlüklü uydu verisi içeren Google Earth ve Bing Maps görüntüleri kullanılmaktadır. Aynı zamanda orta çözünürlük ve global olan Modis, Landsat 7 ve 8 uyduları üzerinden üretilmiş tüm veri setlerini kullanmamıza da olanak sağlamaktadır. SAIKU isimli istatistik programı yardımıyla veri analizi yapılabilmekte ve rakamsal verilere ulaşılabilmektedir. Bu çalışmada, Collect Earth yöntemi kullanılarak tüm Ortadoğu bölgesi için oluşturulan veri seti üzerinden CBS kullanılarak toz kaynakları bölgeleri risk seviye sınıfları haritası oluşturulmuştur. Risk sınıfları haritasına göre Irak’ın toplam alanının %63,6’sı, Suriye’nin ise toplam alanının %53,7’sinin üçüncü derece toz kaynak bölgelerinde yer aldığı tespit edilmiştir. Bölge için son derece önemli olan yüzeysel su varlığı alanlarının toz kaynakları bölgeleri risk seviye sınıflarına göre dağılımları incelendiğinde, Irak’ın en fazla yüzeysel su varlığının %71,3 ile üçüncü derece toz kaynak bölgelerinde yer aldığı tespit edilmiştir. Suriye’nin ise en fazla su varlığı alanlarının sırasıyla %27,4 ve %25,9 ile dördüncü ve beşinci derece toz kaynak bölgelerinde yer aldığı tespit edilmiştir. Ortadoğu’ya ilişkin özellikle kum/kumul alanları, tarım alanları ve su varlığına ilişkin yapılan sınıflandırma sonuçları yorumlanarak, özellikle Fırat ve Dicle nehirleri etkisi altındaki Irak ve Suriye ölçeğinde değerlendirmeler yapılmıştır












