Cilt 4 Sayı 2 2020
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Akârın (Gayrı menkuller) kirasının zekâtı ve farzıyyeti(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2020) Ebu Sunne, Ahmed Fehmî; Balta, YusufAllah (cc) rızık ve ikramını isteyene istediği ölçü ve hikmetle vermektedir. Dolayısıyla insanların bir kısmını zengin yaparken diğer bir kısmını fakir yapmaktadır. Zenginlerin sahip oldukları mallarda, fakir ve muhtaçlar için haklar vardır. Bu bağlamda Allah (cc) kitabında onlarca ayette zekâtı farz kıldığını belirtmektedir. Allah'ın zekâtı zenginler üzerine farz kılmasının amacı, zenginlik nimetinden dolayı Allah'a şükretmektir. Fakirlerin ihtiyaçlarını temin etmek için zenginlerin nimetlendirildiği gibi muhtaçlarında malla nimetlendirilmesini sağlamaktır. Zenginleri cimrilikten ve günahlardan temizlemektir. Kullanılma niyetlerine göre akarların zekatlandırılması hususunda altı durum sözkonusudur. Akarı (gayrimenkulü) ticaret niyetiyle mülk edinmek, ziraat yapılması, ağaç dikilmesi veya onun kiraya verilmesi, kendisinde değil de menfaatlerin de ticaret yapılması gibidir. Akarların Bu durumlarıyla ilgili zekatlandırmalarında mütekaddimun ve günümüz fakihlerinin farklı görüşleri mevcuttur.Öğe [Kitap tanıtımı]: Reddu’l-hadîs min ciheti’l-metni: dirâseti fî menâhici’l-muhaddisîn ve’l-usûliyyîn, Muʿtez el-Hatîb(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2020) Yılmazlar, EsraÜlkemizde yapılan hadiste metin tenkidine yönelik çalışmalar, genel olarak mevzuyu, fıkıh usûlcüleri ve muhaddislerin metodoloji farklılıklarına göre tasnif etmeden ele almıştır. Hadislerin metin cihetinden reddedilmesi neredeyse her yönüyle müstakil olarak çalışılmıştır. Muhaddislerin ve usûlcülerin bu husustaki yöntemleri de ayrı ayrı araştırmalara konu olmuştur. Hadisçiler, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) kavil ve fiillerinin kendisine aidiyetini tespit etmeye çalışırken, onlardan şer’î hüküm çıkarma konusunu ikinci planda değerlendirmelerine almışlardır. Tabiî olarak hadisçiler daha çok senedle meşgul olmuşlardır. Bununla birlikte özellikle ilk dönem muhaddislerinin metni ihmal ettikleri iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Fıkıh usûlcülerinin ise nihâî amacı şer’î bir hükmü tespittir. Dolayısıyla rivâyetlerin sıhhatiyle ilgilenmekle birlikte yoğunlaştıkları asıl yer metindir. Metin tenkidini konu alan çalışmalarda genel olarak, usûlcüler ve muhaddisler arasındaki bu yöntem farklılıklarına satır aralarında değinilmiştir. Bundan dolayı Mu?tez elHatîb’in1 çalışması, fıkıh usûlcülerinin ve muhaddislerin hadislerin reddi konusundaki yöntemlerini ayrı metodolojiler olarak ele alması ve bunların hepsini tek bir eserde istifademize sunması açısından oldukça kıymet taşımaktadır.Öğe [Kitap tanıtımı]: İbrahim Aslan'ın ‘Kâdî Abdulcebbâr’a göre aklın ve dilin sınırlarında Kur’an’ı(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2020) Aydın, MuhammetÜlkemizde son dönemlerde akademi alanında değerli eserler kaleme alınmıştır. Mu’tezile kelam ekolüne dair çalışmalar dikkat çekmektedir. İbrahim Aslan son dönem Mu’tezile’sinin önemli ismi olan Kâdî Abdulcebbâr özelinde akademik çalışmalar yapmaktadır. Aslan’ın Kâdî Abdulcebbâr’a Göre Aklın ve Dilin Sınırlarında Kur’an adlı kitabı Ankara Okulu yayınları aracılığıyla okuyucuyla buluşmuştur. Kitap giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Kitabın bölümlerinden öne çıkan kısımları özet biçimde sunmak isteriz.Öğe Salgın döneminde yürütülen çevrimiçi eğitim faaliyetleri: tespit ve öneriler raporu, andcenter(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2020) Şahin, BekirBu çalışmanın amacı, Prof. Dr. Özcan Güngör tarafından koordine edilen Salgın döneminde çevrimiçi uzaktan eğitim faaliyetleri raporunun incelenmesi ve söz konusu çalışmanın bilimsel içerik, yöntem, uygulama, tespit ve önerilerinin değerlendirmesini yapmaktır. Araştırma bulguları doğrultusunda, çalışmanın bilimsel içeriğinin yeterli olduğu, konu ve alt başlıkların birbirine paralel değerlendirildiği ve amacına uygun bir bütünlük içerisinde sunulduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırma bulguları doğrultusunda, bu tespit ve önerilerin dikkate alınarak, pandemi sürecinde yaşanan uzaktan eğitim sisteminde yaşanan aksaklıkların önüne geçilebileceği öngörülmektedir.Öğe İslam geleneğinde mezhepleşme algısı ve mezhep olgusu(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2020) Çınar, Bayramİslam olgusu karşısında kültürel, tarihsel ve siyasal sebeplerle geliştirilmiş tutumlar, Müslümanlar arasında farklı dindarlık biçimleri olarak ortaya çıkabilmiştir. Dini kavram ve formlar üzerinde kurumsallaşmış bu yapılar “mezhep” “ekol” “fırka” olarak ifade edilmiştir. Mezhep düşüncesi, toplumsal ayrışma endişesi sebebiyle, erken dönem İslam toplumunda olumlu karşılanmamıştır. Bu sosyal, kurumsal yapının erken İslam toplumunda uzun zaman onay görmemesi onların kültürel altyapıları ile ilgili olabileceği gibi, konuya ilişkin Kur’an ayetlerinin yorumundan kaynaklandığı da söylenebilir. Kurumsallaşma sürecinin bir sonucu olan mezhepler, kuruldukları merkezlerden taşraya doğru bir yayılım göstererek alanda etkili olmuştur. Bir mezhebin yayılma hızını, farklı bölgelerdeki kültürel eğilimler ve dini yaklaşımlar belirlemiştir. Öte yandan siyasal iktidara yakın mezhepler, iktidarlar tarafından desteklenmişken muhalif söylemli mezhepler ise dışlanmışlardır. Bu yaklaşımın bir sonucu olarak da İslam geleneğinde iktidara muhalif siyasal mezhep ve söylemler, gelişme imkânı bulamamışlardır. Bu çalışmada İslam mezhep geleneğinin ortaya çıkma süreci ve sürecin sorunlarına eleştirel bir yaklaşımla değinilecektir. Bundaki amacımız ise sürecin anlaşılmasını kolaylaştırmaktır.Öğe Hadis ilimleri açısından namazın sahîh olması için gerekli olan kıraatin değerlendirilmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2020) Büyükkaynak, SamiKıraat, âyetle sabit olan namazın farzlarından birisidir. Bu farzın nasıl yerine getirileceğini açıklayan ise Hz. Peygamber’dir. Kaynaklarda Hz. Peygamber’den namazda kıraat hakkında farklı rivâyetler yer almaktadır. Sonraki zamanlarda ortaya çıkan fıkhî ekoller bu rivâyetler çerçevesinde namazda kıraatin keyfiyetini doktrinleştirmişlerdir. Ulemadan bazılarına göre namazda Fâtiha Sûresi’nin okunması farzdır, namazda okunmadığı takdirde namaz ifsat olur. Öte taraftan namazda kifâyet miktarı kıraatin farz olan kıraat için yeterli olduğunu savunan âlimler de vardır. Her iki tarafın da delil olarak kullandığı rivâyetler mevcuttur. Bu makalede konu ile ilgili rivâyetler incelenmek suretiyle sıhhatlerinin keyfiyeti ortaya konmuştur. Namazda kolaya gelenin okunması veya Fâtiha Sûresi’nin kıraati konusunda varit olan rivâyetlerin incelenmesi neticesinde Fâtiha Sûresi’nin okunması gerekli olsa da aynı zamanda bir miktar Kur’ân kıraatinin de yeterli olduğu sonucuna ulaşılmıştırÖğe Şiblî Nu’mânî’nin kelâm tarihine bakışı(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2020) Birinci, ZüleyhaŞiblî Nu‘mânî yeni kelâm hareketinin Hindistan’daki en önemli temsilcilerinden biridir. Yaşadığı dönemde Hindistan’daki misyonerlik faaliyetleri artmış ve Batı menşeli inkârcı akımlar Müslüman halk üzerindeki olumsuz tesirini göstermeye başlamıştır. Nu‘mânî, bu olumsuzluklarla mücadele etme görevinin kelâm ilmine ait olduğunu, bununla birlikte kelâm ilminin yenilenmesi gerektiğini düşünmüştür. Ona göre kelâm ilmini yenilemek için öncelikle kelâmın geçirdiği tarihi süreci bilmek gerekir. Çünkü tarih bilincinden bağımsız bir yenilenme başarı kaydedemez. Bu nedenle Şiblî Nu‘mânî’nin bu konudaki düşünceleri ehemmiyetlidir. Bu makalenin amacı da onun kelâm tarihi hakkındaki görüşlerini ortaya koymaktır. Şiblî aynı zamanda bir tarihçidir ve “kelâm tarihi” literatürünün öncü ismidir. Kelâm tarihini nasıl ele aldığı, bu açıdan da önem taşımaktadır. Makalede ağırlıklı olarak betimleme yöntemi kullanılarak Şiblî’nin bu konudaki görüşlerine yer verilmiştir. Kelâm ilminin dönemleri, kelâmcı kabul ettiği âlimler, kelâm ilminin gerilemesi gibi konularda kendine özgü fikirlere sahip olduğu görülmüştür












