Cilt 14 Sayı 1 (2013)

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 13 / 13
  • Öğe
    Evaluation acreage, production and yield of wheat (t. Aestivum l.) by krigging method in Turkey
    (Artvin Çoruh Üniversitesi, 2013) Olgun, Murat; Eroğan, Saffet; Kutlu, İmren; Ayter, Nazife Gözde; Başçiftçi Budak, Zekiye
    The purpose of this study was to reveal similarities and dissimilarities of provinces and to determine the potential of provinces on wheat in terms of for acreage, production and yield by using krigging method in Turkey. Wheat is the most important and strategic crop for Turkey and plays important a role in crop production, food industry and animal husbandry whether it is given greater importance in production marketing and valorization. Results revealed that, significant relationships appear between acreage, production and crop yield. Besides, climatic, topographic and soil conditions are very significant factors in determining acreage, yield and production of wheat. The use of cultivars having higher yield, more tolerance to drought cold, and have a shorter growing period allowing rapid development will increase crop, yield therefore acreage and production.
  • Öğe
    Karabük ili buprestidae, cerambycidae ve curculionidae (coleoptera) türleri üzerinde faunistik çalışmalar
    (Artvin Çoruh Üniversitesi, 2013) Yardibi, Mert; Tozlu, Göksel
    Bu çalışma ile Karabük ili Buprestidae, Cerambycidae ve Curculionidae (Coleoptera) faunasının belirlenmesi amaçlanmıştır. 2008-2009 yıllarında Merkez, Eskipazar, Ovacık, Safranbolu ve Yenice’de yürütülen arazi çalışmaları sonucunda Buprestidae’den 11, Cerambycidae’den 20 ve Curculionidae’den de 9 olmak üzere toplam 40 tür ve alttür tespit edilmiştir. Bu türlerden; Chalcophora mariana (Linnaeus), Anthaxia nigrojubata nigrojubata Roubal, Buprestis haemorrhoidalis araratica Marseul, Buprestis octoguttata Linnaeus, Prionus coriarius (Linnaeus), Rhagium inquisitor (Linnaeus), Chlorophorus robustior Pic, Purpuricenus budensis (Gotz), Larinus latus (Herbst) ve Larinus syriacus Gyllenhal türleri diğerlerinden daha yüksek populasyon oluşturmaktadır. Çalışmada belirlenen Buprestidae ve Cerambycidae türlerinin hemen hemen tamamı özellikle orman ağaçlarında zarar yapan türler durumunda iken, Curculionidae türleri Pissodes piceae (Illiger) hariç, Cardueae (Asteraceae) tribüsüne mensup bazı yabancı otların biyolojik mücadelesinde büyük önem arz etmektedir.
  • Öğe
    Bitkilendirme tasarım kriterleri bağlamında doğal türlerin kentsel boşluk alanlarında değerlendirilmesi: Bartın, Türkiye
    (Artvin Çoruh Üniversitesi, 2013) Bekci, Banu; Var, Mustafa; Taşkan, Gaye
    Kentlerdeki yoğun yapılaşmalardan dolayı ortaya çıkan tanımlanmamış açık yeşil alanlar kent kimliğini olumsuz yönde etkilemektedir. Özellikle özel mülkiyet içerisinde yer almayan bu tip küçük kamusal alanların bakımları düzenli bir şekilde yapılamamaktadır. Çalışmaya konu olan Bartın kentindeki bazı kentsel boşluk alanlar (atıl alanlar), birbirini takip eden bir bölge içerisinden seçilmiştir. İnsanların en çok kullandıkları ve şehir merkezine yakın alanlardan seçilen 5 farklı proje alanında 5 farklı bitkilendirme tasarım kriteri (harmoni ve kontrast, denge, vurgu, dizi ve çeşitlilik) kullanılmıştır. Seçilen alanlara yapılan SWOT analizi (güçlü, zayıf, fırsat ve tehdit) sonucuna göre uygulama alanlarına yapılacak tasarım kriterlerine karar verilmiştir. Bitkilendirme tasarımlarının her birinde egzotik tür kullanımı yerine Bartın kentine ait doğal türler (Acer campestre, Sorbus torminalis, Pyracantha coccinea, Cerastium tomentosum, vb.) kullanılmıştır. Doğal türler kullanılarak yapılan bitkilendirme tasarımlarında sokak peyzajına yönelik tasarım kriterleri önerilerek, alternatif sokak peyzajı tasarımları geliştirilmiştir.
  • Öğe
    Türkiye’ de yetişen psephellus pulcherrimus (syn: centaurea pulcherrima var. freynii) (cardueae, asteraceae)’ un morfolojik ve anatomik özellikleri
    (Artvin Çoruh Üniversitesi, 2013) Özcan, Melahat
    Türkiye Florası’nda C. pulcherrima Willd. var. freynii Sint.’den detaylı olarak bilinmeyen endemik bir takson olarak bahsedilmiştir. Daha sonra yapılan çalışmalarla bu takson Psephellus Cass. cinsine aktarılmış ve Psephellus pulcherrrimus (Willd.) Wagenitz olarak adlandırılmıştır. Bu çalışmada incelenen takson ilk adının bahsedildiği tip lokalitesinden toplanmış ve taksonun morfolojik ve anatomik özellikleri detaylı olarak incelenmiştir. Kök, gövde ve yaprak enine kesitleri ve yaprak yüzeysel kesitlerini içeren tüm anatomik yapılar resimlendirilmiştir. Gövde iletim demetlerinin floem kısmında sklerenkimatik şapka, yaprakta isobilateral lamina ve amfistomatik tip stoma tespit edilmiştir. Yaprak yüzeylerinde 1 mm2 ’deki stoma sayıları hesaplanmıştır. Ayrıca doğal habitatından taksonun genel görünüşü de sunulmaktadır.
  • Öğe
    Kuraklık stresine karşı borun antioksidant enzimlere etkisi
    (Artvin Çoruh Üniversitesi, 2013) Doğan, Mahmut; Avu, Aslıhan
    Bu çalışmada materyal olarak soya (Glycine max. L., cv., “A3935”) tohumları farklı bor bileşiklerinden oluşan, kontrollü koşullarda (25+2 ?C) yetiştirilmiştir. Araştırmada kontrol grubuna herhangi bir bor uygulaması yapılmamıştır. Diğer uygulamalar sırasıyla; potasyum tetraborat tetrahidrattan 0.1 mg/l, amonyum tetraborat tetrahidrattan 1 mg/l, sodyum bor hidrürden 1 mg/l, lityum tetraborat tetrahidrattan 100 mg/l, sodyum tetraborat dekahidrattan 100 mg/l olmak üzere belirlenen uygun doz kullanılmıştır. Araştırma tesadüf parselleri deneme desenine göre planlanmıştır. Soya fideleri zamana bağlı olarak farklı kuraklık (kontrol, 3, 6, 9, 12, 15 ve 18 gün) uygulamalarına maruz bırakılmıştır. Yapraklarda katalaz (CAT; EC= 1.11.1.6), gulutatyon redüktaz (GR; EC= 1.6.4.2), askorbat peroksidaz (APX; EC= 1.11.1.11) ve süperoksit dismutaz (SOD; EC= 1.15.1.1) enzim aktiviteleri ölçülmüştür. Analiz sonuçlarına göre Stres+potasyum tetraborat tetrahidrat ortamında CAT miktarı artmış, GR, APX ve SOD miktarı azalmıştır. Potasyum tetraboratın 0.1 mg/l doz uygulamasının en uygun eşik değeri olduğu ve kuraklığa karşı en önemli gösterge olan CAT enziminde en iyi sonucu verdiği anlaşılmıştır
  • Öğe
    Kırka (Eskişehir) ve çevresinin damarlı bitki florası
    (Artvin Çoruh Üniversitesi, 2013) Dere, Hasan Hüseyin; Koyuncu, Onur; Yaylacı, Ömer Koray; Öztürk, Derviş; Özgişi, Kurtuluş; Sezer, Okan; Savaroğlu, Filiz
    Kırka Kasabası Seyitgazi (Eskişehir)-Afyonkarahisar karayolu üzerinde Eskişehir’e 70, Seyitgazi’ye 27 km uzaklıkta olup, coğrafi konum olarak, İç Anadolu Bölgesinin kuzeybatısında yer almaktadır. 2009-2010 yılları arasında gerçekleştirilen arazi çalışmalarında Kırka kasabası çevresinden toplanmış olan 860 bitki örneğinin değerlendirilmesi sonucunda 69 familya’ya ait 287 cins ve bu cinslere ait 462 tür ve türaltı takson tespit edilmiştir. 462 taksonun 5’i Gymnospermae’ye 457’si ise Angiospermae’ye aittir. Angiospermae’ye ait 462 taksonun 386’i Dicotylodonae’ye ve 71’i Monocotylodonae’ye aittir. Belirlenen taksonların 61’i endemik olup, endemizm oranı % 13.20 dir. Araştırma sonucunda, takson sayısı bakımından bölgedeki en büyük familyalar sırasıyla; Asteraceae 50, Fabaceae 42, Brassicaeceae 40, Lamiaceae 33, Poaceae 25, Caryophyllaceae 23, Liliaceae 27, Boraginaceae 18, Apiaceae 20, Scrophulariaceae 15, Ranunculaceae 14, Papaveraceae 10 ve Rosaceae8’dir. Takson sayısı bakımından bölgedeki en büyük cinsler ise; Astragalus 10, Alyssum 10, Centaurea 9, Salvia 8, Silene, Veronica, Allium, Crocus ve Covolvulus 6, Trifolium, 5’ dir. Taksonların fitocoğrafik bölgelere göre dağılımları ve oranları ise; % 16.45’i İran-Turan (76 takson), % 6.70’i Akdeniz (31 takson) %4.11’i Doğu Akdeniz (19 takson), %0,21’i Doğu Akdeniz (Dağ) (1 takson), % 0.21’i Omni Akdeniz (1 takson), % 6.49’i Avrupa-Sibirya (30 takson), % 1.70’i Karadeniz (5 takson) ve % 64,71’ geniş yayılışlı veya fitocoğrafik bölgesi bilinmeyen (299 takson)’dir.
  • Öğe
    Mutfak mekânında kullanılan tezgâh malzemelerinin kullanıcı tercihleri açısından incelenmesi
    (Artvin Çoruh Üniversitesi, 2013) Tavşan, Filiz; Küçük, Pınar
    Konut içinde zamanın en çok harcandığı alanlardan biri olan mutfak mekânı, birçok işlevi bünyesinde barındıran bir alandır. Bu işlevleri en iyi şekilde gerçekleştirebilmek ve zamanı verimli kullanabilmek için mutfak mekânı içerisinde yer alan sabit donatı yüzeylerinde kullanılan malzemelerin özelliklerinin iyi değerlendirilip, kullanıcının fizyolojik ve psikolojik ihtiyaçlarına bağlı olarak seçilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, mutfakta kullanılan sabit donatı elemanlarından biri olan tezgâh için kullanılan malzeme çeşitlerinin tespitini yaparak bu çeşitliliğe bağlı olarak ortaya çıkan beğeni ve şikayetlerin neler olduğu konularına cevap aramaktır.
  • Öğe
    Kabin tipi demonte mobilyalarda birleştirmelerin eğilme momenti üzerine kavela ve minifiksin etkisi
    (Artvin Çoruh Üniversitesi, 2013) Çetin Yerlikaya, Nurdan
    Bu çalışmada kabin tipi mobilyalarda L-tipi köşe birleştirmelerin eğilme momenti üzerine kavela ile minifiksin etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla çekme ve basınç deneylerinde melamin kaplı lif levha (MKMDF) kullanılmıştır. Birleştirme elemanları olarak ta kavela ve minifiks kullanılmıştır. Birleştirme yöntemi olarak ise “2 minifiks”, “2 minifiks + 1 kavela”, “2 minifiks + 2 kavela” ve “2 kavela” birleştirme yöntemleri kullanılmıştır. Deney sonuçlarına göre hem çekme hem de basınç deneylerinde en yüksek eğilme moment değeri, “2 minifiks + 2 kavela” birleştirme yönteminde elde edilmiştir. Diğer taraftan en düşük eğilme moment değeri ise “2 minifiks” birleştirme yönteminde elde edilmiştir. Çekme deneylerinden elde edilen eğilme moment değerleri, basınç deneylerine göre daha yüksek elde edilmiştir. Birleştirme yöntemlerinin hem çekme hem de basınç eğilme moment değerleri arasındaki farklılık % 0.1 önem düzeyinde önemli bulunmuştur
  • Öğe
    Okaliptüs, kayın ve kavak soyma kaplamaları ile üretilen tabakalı kaplama kerestelerin (tkk) bazı fiziksel özellikleri
    (Artvin Çoruh Üniversitesi, 2013) Bal, Bekir Cihad; Bektaş, İbrahim
    Bu çalışmada, okaliptüs, kayın ve kavak soyma kaplamaları ile üre-formaldehit, melamin-üre-formaldehit ve fenol-formaldehit tutkalları kullanılarak tabakalı kaplama kereste üretilmiştir. Hava kurusu yoğunluk, denge rutubeti, kalınlığına şişme ve su alma miktarları belirlenmiştir. Elde edilen bulgular varyans analizi ile istatistiksel olarak incelenmiştir. Sonuçlar, tutkal türünün denge rutubeti miktarını etkilediğini ve fenol-formaldehit ile yapıştırılan levhaların en yüksek, melamin-üre-formaldehit ile yapıştırılan levhaların en düşük denge rutubeti miktarına sahip olduğunu göstermiştir. Ayrıca, ağaç türünün, tutkal türünün ve suda bekletme süresinin kalınlığına şişme ve su alma üzerine önemli derecede etkili olduğunu göstermiştir.
  • Öğe
    Bitkisel peyzaj tasarımında renk ve form; çınar (platanus orientalis) ve sığla (liquidambar orientalis) kullanımında peyzaj mimarlığı öğrencilerinin tercihleri
    (Artvin Çoruh Üniversitesi, 2013) Kösa, Selma; Atik, Meryem
    Peyzaj tasarımlarının en önemli materyali olan bitkiler, estetik ve fonksiyonel amaçlarla farklı mekanlara farklı anlamlar ve fonksiyonlar katmaktadır. Bitkisel peyzaj tasarımlarında bitkilerin estetik özelliklerinin başında ise renk ve form gelmektedir. Bu çalışmada, çınar ve sığla türlerinin peyzaj mimarlığı bölümü öğrencileri tarafından bitkisel tasarımda renk ve form açısından nasıl değerlendirildikleri, 4 farklı sınıfta alınan mesleki bilgi ve deneyimlerin öğrenci tercihlerindeki yeri incelenmiştir. Öğrencilerinden, her iki türün form ve renk özelliklerini gösteren ve sonbahar ve ilkbahar mevsimlerine ait fotoğrafları değerlendirmeleri istenmiş; peyzaj mimarlığı bölümü öğrencilerinin farklı sınıflarda olma durumlarına göre tercihleri arasındaki farklılıklar ortaya çıktığı, bu farklılıkların öğrencilerin bitkileri tanımaya ve türlerin bitkisel tasarımda kullanımlarına yönelik dersleri almalarından kaynaklandığı ve sınıflarla tercihler arasında istatistiksel anlamda da önemli bir ilişkiler olduğu tespit edilmiştir.
  • Öğe
    Erzurum ili oltu ilçesi ve yakın çevresi ekoturizm potansiyelinin swot analiz yöntemi ile belirlenmesi
    (Artvin Çoruh Üniversitesi, 2013) Akpınar Külekçi, Elif; Bulut, Yahya
    Çalışma alanı olarak seçilen Erzurum iline bağlı Oltu ilçesi dağları, ormanları, yaylaları, gölleri, dere ve çayları gibi doğal varlıkları, 850 ile 3000 m arasında değişen, değişken topoğrafik yapısı, bünyesinde pek çok bitki ve hayvan barındıran flora ve fauna zenginlikleri, kanyonları ve ilginç jeolojik oluşumları, geleneksel ürünler ve el sanatları, yöresel mimari ve tarihsel zenginliği ile ekoturizm açısından önemli bir potansiyel oluşturmaktadır. Bu çalışmada, Oltu ilçesinin ekoturizm potansiyelini belirlemek amaçlanmıştır. Bu nedenle, 14 ve 22 Ağustos 2010 tarihlerinde 5’li Likert tipi sorularla hazırlanan anketlerin uzman değerlendirmesine sunulduğu SWOT Analizi tekniği kullanılmıştır. Yapılan SWOT Analizi ile çalışma alanının ekoturizm potansiyeli açısından, güçlü ve zayıf yönleri ile gelecekte oluşabilecek fırsat ve tehditlerin neler olabileceği belirlenmeye çalışılmıştır.
  • Öğe
    Artvin yöresinde odun hammaddesi üretim ve fidanlık-ağaçlandırma işçilerinin izometrik kuvvet değerlerinin ve vücut kompozisyonlarının belirlenmesi üzerine bir araştırma
    (Artvin Çoruh Üniversitesi, 2013) Eroğlu, Habip; Yılmaz, Rahmi; Cihan, Hamit; Kayacan, Yıldırım
    Bu çalışma kapsamında ormancılık sektöründe çalışan işçilerin izometrik kuvvet ve vücut kompozisyon değerleri araştırılmıştır. Bu amaçla, Artvin yöresinde 7 adet odun hammaddesi üretimi, 1 adet ağaçlandırma yapılan alan ve 2 adet fidanlık olmak üzere toplam 10 deneme alanında; tamamı erkek bireylerden oluşan 31 üretim ve 30 fidanlık- ağaçlandırma işçisi üzerinde çalışmalar yapılmıştır. Çalışma neticesinde orman işçilerinin bacak kuvveti değerleri; üretim işçilerinde ortalama 82.8 kg, fidanlık-ağaçlandırma işçilerinde ise ortalama 70 kg olarak, sırt kuvveti değerleri ise; üretim işçilerinde ortalama 70.5 kg, fidanlık-ağaçlandırma işçilerinde ortalama 64.8 kg olarak tespit edilmiştir. Üretim işçilerinin vücutlarındaki yağ oranları ortalama % 16.33, fidanlık-ağaçlandırma işçilerinin ise ortalama % 19.1 olarak bulunmuştur. Vücut yağ yüzdesi değerlerinin işçilerin yaş ortalamaları dikkate alındığında hem üretim hem de fidanlık-ağaçlandırma işçilerinin “orta” grupta yer aldığı belirlenmiştir. Ayrıca Vücut Kitle İndeksi (VKİ) değerlerine bakıldığında her iki işçi grubununda “Şişman” sınıfında yer aldığı tespit edilmiştir.
  • Öğe
    Fındık kabuklarının polipropilen esaslı polimer kompozit üretiminde değerlendirilmesi
    (Artvin Çoruh Üniversitesi, 2013) Akbaş, Selçuk; Güleç, Türker; Tufan, Mürşit; Taşçcoğlu, Cihat; Peker, Hüseyin
    Doğal lifler uzun yıllardan bu yana güçlendirici malzeme olarak kullanılmaktadır. Doğal lifler düşük maliyette olması, yüksek fiziksel ve mekanik dirence sahip olması gibi birçok avantajından dolayı plastiklerle çeşitli oranlarda karıştırılarak plastik-kompozit malzemeler üretilmektedir. Plastik kompozitlerde kullanılan doğal lifler arasında tarımsal atıklar (buğday sapı, pirinç sapı, kenevir lifi, çeşitli kuru meyve kabukları vb.) da yer almaktadır. Bu çalışmada polipropilen (PP) ve atık fındık kabuklarından elde edilen unlar farklı oranlar kullanılarak polimer kompozit üretilmiştir. Ekstrüzyon ve pres kalıplama yöntemleriyle üretilen kompozitlerin; çekme, eğilme, darbe direnci, kalınlığına şişme ve su alma değerleri incelenmiştir. En iyi sonucun %30 oranında fındık kabuğu unu kullanılan kompozitlerde elde edildiği belirlenmiştir. Bununla birlikte üretilen kompozitlerin eğilme direnci ve elastikiyet modülü değerlerine bakıldığında ASTM D6662 standardındaki değerleri sağladığı görülmüştür. Elde edilen veriler ile ülkemizde büyük bir kısmı atıl halde olan fındık kabukları, polimer kompozit üretiminde değerlendirilebilmesine olanak sağlamaktadır. Bu sayede fındık kabuğunun farklı alanlarda kullanılarak üreticilere yeni bir gelir kaynağı oluşturulması hedeflenmiştir.