Cilt 17 Sayı 2 (2016)
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Planlama ve tasarım süreçleri bağlamında çocuk oyun alanlarına ilişkin temel kalite kriterlerinin belirlenmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2016) Arslan Muhacir, Emine Seda; Yavuz Özalp, AyşeÇocuk gelişiminde önemli roller üstlenen çocuk oyun alanlarının doğru planlanması ve tasarımı bu gelişimin olumlu yönde olmasını destekleyen unsurlar arasındadır. Bu çalışmada literatürdeki veriler ve uzman görüşleri doğrultusunda belirlenen temel kriterlerin (11 planlama ve 5 tasarım kriteri) etki dereceleri Analitik Hiyerarşi Yöntemi (AHP) kullanılarak değerlendirilmiştir. Değerlendirmenin sonucunda yeterli ve kaliteli bir çocuk oyun alanının planlanması ve tasarlanması süreçlerine dair en etkili kriterler güvenlik (KP7) ve oyun elemanlarının malzemesi (KT4) olarak bulunmuştur. Alt kriterlerin değerlendirilmesinde ise çocuk oyun alanlarının park içinde konumlanması ve engelli erişiminin var olması planlama süreci için en önemli alt kriterler olurken tasarım süreci içinse çocuk oyun alanlarında kullanılan donatıların işlevsel+estetik özelliklere sahip olması ve kullanılacak olan modüler sistem oyun elemanlarının yanı sıra ekolojik öğelerle birlikte tasarlanmasının olduğu görülmektedir. Sonuçta mevcut ve yeni yapılacak çocuk oyun alanları için yeterlilik ve kaliteyi geliştirmeye yönelik bazı öneriler getirilmiştir.Öğe Investigation of antioxidant activity of some fruit stem barks in the eastern black sea region(Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi, 2016) Güder, AytaçAntioxidant compounds in food play an important role as a health protecting factor. Scientific evidence suggests that antioxidants reduce the risk for chronic diseases including cancer and heart disease. Primary sources of naturally occurring antioxidants are whole grains, fruits and vegetables. Antioxidant activity can be investigated by using different methods such as total antioxidant activity, hydrogen peroxide and DPPH free radical scavenging activities, metal-chelating activity, total phenolic and flavonoid contents and others. In this study, antioxidant activity of the ethanol-water extracts of three stem barks, Kiwi (Actinidia chinensis Planch.) (AC), lemon (Citrus limon (L.) Burm. f.) (CL) and chery laurel (Laurocerasus officinalis Roem.) (LO) has been designated. According to FTC method, the total antioxidant activities (%) of AC, CL and LO have been determined as 73.35, 67.59 and 61.62, respectively. The DPPH radical scavenging activities of AC, CL, LO, BHA, RUT and TRO in terms of SC50 values (µg/mL) were found as 50.52, 56.56, 98.18, 8.58, 17.01, 26.84, respectively. Total phenolic and total flavonoid contents in AC, CL and LO ranged from 850.71 to 457.79 µg gallic acid equivalent/g and 58.77 to 22.91 µg of catechin equivalents/g, respectively. In conclusion, the extracts of AC showed higher antioxidant activity than the other samples so needs further exploration for its effective use in pharmaceutical and medicine sectors.Öğe Parkların bitkisel tasarımında kullanılan taksonlar: Trabzon kent merkezi örneği(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2016) Tarakçı Eren, Emine; Var, MustafaPark tasarımında, öncelikle alanın doğal (topoğrafyası, bitki örtüsü, mikroklima vb) ve fiziksel (mevcut yaya ve taşıt trafiği vb.) özellikleri iyi değerlendirilmelidir. Tasarım, alanın özellikleri ve sınırlarıyla uyumlu olmalıdır. Tasarımda doğayı mümkün olan tüm çeşitliliği ile kente taşıyacak doğal taksonlara ve yeşil alanlara yer verilmelidir. Kentlerdeki parklar, insan ve doğa arasında bozulan ilişkiyi dengelerken kent mekânına da fiziksel ve estetik değer sağlar. Parklardaki bitkilendirmeler ve kullanılan bitki türleri sahip oldukları çeşitliliklerinin yanı sıra ortaya koydukları doğal bitki örtüsü ve farklı kompozisyon tipleri bakımından önemlidirler. Bu çalışmada Trabzon kenti içerisindeki parklar (alan büyüklüğü 1 ha üzerinde olanlar) ve bu parklar içinde bulunan bitki kompozisyonları (bitkilerin ölçüleri açısından), bitki türleri ve doğallık oranları değerlendirilmiştir. Bu amaçla yapılan çalışmada beş farklı parkta toplam 103 farklı bitki taksonu belirlenmiştir. Bu bitkilerin ortaya koydukları çeşitlilikler, doğal ya da egzotik olma durumları ve bitkisel tasarımda ölçü açısından nasıl kullanıldıkları belirlenmiştir. Parklarda gerçekleştirilen bu çalışmada ölçü açısından değerlendirilen bitkisel komposizyonlar da en çok belirlenen hata dikim aralıklarına dikkat edilmemesi olmuştur.Öğe Yusufeli mikro havzasında (Artvin) yüzey erozyonu toprak kaybının tahmin edilmesi ve erozyon risk haritasının oluşturulması(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2016) Tüfekçioğlu, Mustafa; Yavuz, MehmetAkarsu ve göl ekosistemlerini etkileyen en önemli su erozyonu tiplerinden biri toprağın üst kısmında ince tabaka halinde gerçekleşen yüzey toprak erozyonudur. Bu erozyon tipini önemli kılan en anlamlı faktör ise üst topraktaki verimli kısmın çok kısa süre içerisinde alandan kayboluşu ve beraberinde gerçekleşen olumsuz sonuçlardır. Bu çalışmayla yüzey toprak erozyonu miktarının RUSLE modeli kullanılarak tahmin edilmesi ve çalışma alanı içerindeki alansal dağılımının ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışma Artvin iline bağlı Yusufeli ilçesi yakınlarındaki 245 km2 ’lik bir alanda RUSLE erozyon hesaplama metodolojisi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma neticesinde alandan hesaplanan tahmini ortalama yüzey erozyonu 3.6 ton ha-1 yıl-1 ’dır. Yapılan araştırmada ortaya çıkan sonuç ve haritalar, öncelikli erozyon risk alanların belirlenmesi ve bu gibi alanlar için uygun erozyon kontrol çalışmalarının oluşturulması açısından büyük önem arz etmektedir.Öğe Ormanlardaki karbon birikiminin konumsal ve zamansal değişiminin incelenmesi: Daday planlama birimi örneği(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2016) Değirmenci, Ahmet Salih; Zengin, HayatiArtan ve çeşitlenen doğal kaynaklara talebin karşılanmasına yönelik olarak orman ekosistemlerinin kapasitelerinin zorlanarak tahrip edilmesi, biyolojik çeşitliliğin azalması, kirlilik ve küresel ısınma gibi pek çok sorunun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Küresel ısınmanın sebebi olarak sanayileşme ve arazi kullanım değişiklikleri sonucu atmosfere salınan CO2 miktarının artması gösterilmektedir. Orman ekosistemleri karbon havuzudur ve küresel ısınmanın etkisinin azaltılmasına önemli katkı yapmaktadır. Bu nedenle, orman ekosistemlerinde depolanan karbon miktarının değişiminin belirlenmesine yönelik çalışmalar son dönemlerde yaygınlaşmıştır. Bu çalışma kapsamında, Daday planlama biriminin 1970, 1990, 1999 ve 2012 yıllarına ait toprak üstü ve toprak altı biyokütleye bağlı karbon depolama kapasitesinin zamansal ve konumsal olarak nasıl bir değişim gösterdiği, ArcGIS 10.2TM yazılımı kullanılarak belirlenmiş ve karbon depolama haritaları oluşturulmuştur. 1970 ve 2012 yılları arasında karbon miktarının yaklaşık 871 bin ton, biyokütle miktarının da yaklaşık 1.1 milyon m3 arttığı görülmüştür. Yıllara ait değerler incelendiğinde özellikle verimli ormanlardaki biyokütle ve karbon birikimi miktarlarında gözle görülür bir artış olduğu belirlenmiştir. Biyokütle ve karbon birikimindeki bu artışlar bozuk orman alanlarının azalması ve verimli orman alanlarının artmasından kaynaklanmaktadır.Öğe Artvin orman bölge müdürlüğü’nde orman işletme şeflerinin orman amenajman planlarının hazırlanması ve uygulanması süreçlerine ilişkin görüşleri(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2016) Yolasığmaz, Hacı Ahmet; Çavdar, Burak; Yılmaz, Rahmi; Demirci, Ufuk; Aydın, İnci ZeynepBu araştırmada; Artvin Orman Bölge Müdürlüğü örneğinden hareketle ilgi gruplarının temel unsuru olan ve planları uygulayan orman işletme şeflerinin planlamaya bakış açılarını ortaya koymak, planların hazırlanması ve uygulama sürecinde karşılaşılan bazı sorunlara ilişkin görüşlerini belirlemek ve çözüm önerileri geliştirmek hedeflenmiştir. Araştırma kapsamında Artvin Orman Bölge Müdürlüğü’nde görev yapan 31 orman işletme şefi ile anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Anket sonuçlarına göre planlama sürecinde; katılımcılık sürecinin işletildiği, envanter sürecinde orman fonksiyonlarının ayrılmasında belirli ölçüt ve göstergelerin benimsendiği ve planlamada dikkate alındığı, özellikle meşcere parametrelerinin doğru şekilde belirlendiği görülmüştür. Yine planlamada endemik, nadir ve nesli tehlike altında olan hedef bitki ve yaban hayvanı türlerine ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı, odun dışı orman ürünlerine ilişkin değerlendirmelerin ise yetersiz olduğu görüşü öne çıkmaktadır. Ayrıca silvikültür planlarının olmaması ya da yetersizliği, orman işletme şefliklerinin alanlarının büyük olması, orman idaresi ile yerel halk arasındaki ilişkiler konusunda sorunların yaşandığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Planlama sürecine katılan diğer ilgi gruplarını da dahil eden çalışmalar yapılarak, çalışmanın kapsamını genişleterek ve farklı orman bölge müdürlüklerinde benzer çalışmalar gerçekleştirerek, planlama sürecinde hem bölgesel hem de yerel anlamdaki ortak noktalar ya da farklılıklar ortaya konulabilir, buna bağlı olarak yeni stratejiler geliştirilebilir.Öğe Tricholoma terreum ve coprinus micaceus’un bazı biyolojik aktivitelerinin belirlenmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2016) Akgül, Hasan; Nur, Aylin Dilara; Sevindik, Mustafa; Doğan, MuhittinMantarların gıda olarak kullanımlarının yanı sıra tıbbi açıdan kullanımları gün geçtikçe artmaktadır. Bu çalışmada yenilebilir mantar türlerinden Tricholoma terreum (Schaeff.) P. Kumm. ve Coprinus micaceus (Bull.) Fr. materyal olarak kullanılmıştır. Çalışmada mantarların etanol özütlerinin antioksidan ve DNA koruyucu aktivitelerinin belirlenmesi ve toplam antioksidan ve oksidan seviyeleriyle oksidatif stres indeksleri ve Fe, Mg, Zn, Cu, Na ve Ca içeriklerinin tespiti ve kıyaslanması amaçlanmıştır. Antioksidan aktiviteleri DPPH metodu ile toplam antioksidan ve oksidan seviyeleri ise Rel Assay Diagnostics kitleri kullanılarak belirlenmiştir. DNA koruyucu aktivitesi pBR322 süperkoil DNA kullanılarak belirlenmiştir. Ayrıca element içerikleri yaş yakma metodu ile atomik absorpsiyon spektrofotometresi kullanılarak saptanmıştır. Çalışma sonucunda her iki mantar türünün etanol özütleri antioksidan ve DNA koruyucu aktivitelerinin dikkate değer bir etki göstermemiştir ve toplam oksidan değerlerinin çok yüksek olduğu belirlenmiştir.Öğe Determining surface water and bed sediment quality of Lake Kopa(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2016) Kazangapova, Nurgul B.; Romanova, Sofiya M.; Alipbeki, Ongarbek A.; Ponomarenko, Oksana I.; Batsanov, Andrei S.In this research, the results of a hydro-chemical study of Lake Kopa in Kazakhstan are described, in the context of the regional geography and aggravating ecological problems of the lake. Besides analyzing the concentrations of all major ions, heavy-metal ions and other pollutants, their vertical and horizontal distribution were also assessed. Moreover, water pollution indices (WPI) were calculated for individual ions, classes of pollutants, and total pollution, revealing serious overload of humaninduced pollution within the lake’s ecosystem. Concentrations of major ions and WPI were monitored over 2009-2013 period, revealing a distinct seasonal pattern and a multi-year periodicity in respect to the measured parameters. In addition, studying ion exchange between lake water and bottom sediment showed complex non-equilibrium processes besides leaching out Ca2+ and its exchange for Na+.Öğe Yükselti değişimlerinin orman üstü meraların vejetasyon yapısı ve toprak özellikleri üzerine etkilerinin irdelenmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2016) Bilgin, Fuat; Mehmet, ÖzalpArtvin’in Ardanuç ilçesi Aydın Köyü yakınlarında yürütülmüş olan bu araştırmada, orman üstü doğal mera alanlarında botanik kompozisyon, kuru ve yaş ot verimi, otlatma kapasiteleri ile bazı toprak parametrelerinin kısa mesafeli yükselti artışlarına bağlı olarak değişimleri irdelenmiştir. Bu amaçla; 1900, 2000 ve 2200 metre yükseltilerde tel kafesler yardımı ile her biri 1 m2 olan toplam 36 adet deneme parseli kurulmuştur. Kafeslerle ayrılan bu parsellerden alınan bitki örnekleri teşhis edildikten sonra botanik kompozisyonlarına ayrılarak yaş ve kuru ot verimleri ile otlatma kapasiteleri hesaplanmıştır. Ayrıca, 0-20 cm derinlikten alınan bozulmuş ve bozulmamış toplam 72 adet toprak örneği üzerinde geçirgenlik, hacim ağırlığı, iskelet içeriği, ince kısım ve kök miktarı, tekstür, tane yoğunluğu, gözenek hacmi, organik madde (OM), toprak reaksiyonu (pH) analizleri yapılmıştır. Yapılan hesaplama sonuçlarına göre meraların ortalama yaş ot verimi 647.22 kg/da, kuru ot verimi 196,67 kg/da olarak tespit edilmiştir. Botanik kompozisyonun ise %46.19 ile buğdaygillerden, %14.36 ile baklagillerden ve %39.45 ile diğer familyalardan oluştuğu belirlenmiş ve yükselti kademelerine göre bazı istatistiksel farklılıklar göstermiştir. Ayrıca, meraların toprak özellikleri içerisinde OM, hacim ağırlığı, ince kısım, iskelet içeriği ile gözenek hacmi değerlerinin yükselti kademeleri arasında önemli seviyede farklılıklar gösterdiği anlaşılmıştır. Son olarak, yapılan korelasyon analiz sonuçları, meralardaki botanik kompozisyonun şekillenmesi üzerinde bazı toprak özelliklerinin istatistiksel önem derecelerinde rol oynadığını ortaya çıkarmıştır.Öğe Determination of appropriate education program for participation of local authorities for controlling of hunting and game management: a case study on east anatolia(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2016) Tolunay, Ahmet; Yalçın, Özden; Güldaş, Nihat; Semerci, Çetin; Okutucu, Mehmet Akif; Ağyürek, CevdetThe purpose of this study was to determine whether the village headmen who are legally responsible in the Eastern Anatolian Region have sufficient knowledge regarding the follow-up of closed seasons or not, and to create an appropriate training program for the target audience, which would ensure more efficient control in rural areas and the village headmen’s efficient participation in the sustainability of hunting-wildlife. The study includes the Ardahan, Kars, Igdir, Agri, Van, Hakkari, Bitlis, Mus, Bingol, Elazig, Malatya, Tunceli, Erzincan and Erzurum provinces. Data collected with surveys through face to face interviews to be made with 346 people in 146 villages in total. The level of knowledge of the village headmen, members of board of alderman and, village watchmen on the issues such as wildlife, protection-control, legislation and public relations questioned, and a training program appropriate for the abovementioned audience created.Öğe Sürdürülebilir peyzaj düzenleme yaklaşımı: KTÜ kanuni kampüsü’nün xerıscape açısından değerlendirilmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2016) Bayramoğlu, ElifGünümüzde özellikle son yıllarda küresel ısınma ve kuraklığın olası etkilerinin yansıması olan susuzluk sorunu bütün canlıları olduğu gibi peyzaj mimarlığı uygulama alanındaki bitkisel elemanları da olumsuz yönde etkilemektedir. Bu durum sürdürülebilir peyzaj düzenleme yaklaşımı ile ele alındığında planlama ve uygulamaya yönelik kuraklığın olumsuz etkilerini azaltmak için etkin su kullanımına yönelik kurakçıl peyzaj (xeriscape) yaklaşımını gündeme getirmiştir. Bu çalışma Karadeniz Teknik Üniversitesi Kanuni Kampüsü’nde bulunan ana yol aksındaki orta refüj bitki gruplarının ve yeşil alanlarda kullanılan çim bitkilerinin xeriscape uygunluğunu belirlemek ve uygun çözüm önerileri getirmek amacıyla yapılmıştır. Çalışma sonucunda tespit edilen 53 bitki türünün sadece 10 tanesinin su isteği az, 13 tanesinin su isteği az/orta ve 4 tanesinin su isteği yüksek olduğu belirlenmiştir. Alanda bulunan bitki türlerinin su istekleri az olmasına karşın doğal türlerin az kullanıldığı ve suyun etkin kullanımına dayanan xeriscape yaklaşımı için uygun olmadığı tespit edilmiştir. Kullanılan çim türü karışımının su tasarrufu sağlaması ve kuraklığa karşı dayanıklı olması bakımından olumlu olduğu, ancak yoğun çim yüzeyleri yerine xeriscape düzenleme yaklaşımı açısından daha çok doğal yer örtücü ve malç kullanımının uygun olacağı sonucuna varılmıştır.Öğe Uludağ göknarı’nda (abies bornmülleriana mattf.) bazı fidan karakterleri bakımından genetik çeşitlilik(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2016) Gülcü, Süleyman; Özbedel, Nil DilekBu çalışmada; Uludağ Göknarı’nın doğal yayılış alanlarından örneklenen 5 populasyon ve her populasyonda 20 olmak üzere toplam 100 aileye ait fidecik ve 2+0 yaşlı fidan karakterleri bakımından genetik varyasyonlar belirlenmiştir. Ayrıca, elde edilen sonuçların karşılaştırılması amacıyla Doğu Karadeniz Göknarı (Abies nordmanniana Stev.) ve Toros Göknarı’ndan da (Abies cilicica Kotschy.) birer populasyon (her birinden 20 aile) çalışmaya dahil edilmiştir. Deneme, Ankara İlyakut Orman Fidanlığı açık alan koşulları altında kurulmuştur. Türlere ve populasyonlara ait fidecikler ile bu fideciklerden gelişen 1+0 yaşlı fidanlarda kotiledon sayısı (KS), epikotil boyu (EB) ve hipekotil boyu (HB); iki yaşlı fidanlarda ise fidan boyu (FB), kök boğazı çapı (KBC), tomurcuk bağlama zamanı (TB) ve tomurcuk patlatma zamanı (TP) ölçüm ve gözlemleri yapılmıştır. Bu kapsamda birey ve aile düzeyindeki kalıtım dereceleri ile bazı genetik parametreler ve karakterler arası genetik fenotipik korelasyonlar tahmin edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, iki yaşlı fidan özelliklerinin tümü bakımından populasyon içi (aileler arası) farklılıklar önemli çıkarken, kök boğazı çapı ve tomurcuk bağlama zamanı bakımından populasyonlar arası farklılıklar önemsiz, fidan boyu ve tomurcuk bağlama zamanı bakımından da türler arası farklılıklar önemsiz düzeyde bulunmuştur. Aynı zamanda çalışılan fidecik ve fidan özellikleri bakımından orta ve yüksek düzeyde birey ve aile kalıtım dereceleri [0.09(KS)Öğe Prunus cerasifera cv. ‘’Pissardii Nigra’’nın antioksidan ve antimikrobiyal aktivitesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2016) Kırbağ, Sevda; Göztok, FerdaBu çalışmada; Elazığ ilinde toplanan P. cerasifera cv. “Pissardi Nigra“ ekstraktlarının antioksidan ve antimikrobiyal aktiviteleri araştırıldı. Bitki özlerinin DPPH serbest radikal temizleme aktivitesi, lipid peroksidasyon önleme etkinliği ve vitamin içerikleri ölçüldü. Eksraktların 25 µl konsantrasyondan itibaren serbest radikal temizleme etkisi gösterdiği ve bu etkinin doza bağımlı arttığı tespit edildi. In vitro ortamda FeCI2 grubunda lipid peroksidasyon düzeylerinin kontrol grubuna göre yüksek miktarlarda arttığı, meyve ekstraktı ve FeCI2 içeren gruplardaki lipid peroksidasyon seviyelerinin belirli oranlarda azaldığı görüldü. Ekstraktların en fazla E vitamini (50.60-57.32 ?g/g) ihtiva ettiği belirlendi. Ayrıca, meyve kısımlarından elde edilen özütlerin 13 bakteri (14-22 mm), 3 maya (14-18 mm) ve 2 dermofit fungus (16-18 mm) üzerine farklı düzeylerde antimikrobiyal etki gösterdikleri tespit edilmiştir.












