Yazar "Karahalil, Uzay" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 14 / 14
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Aynıyaşlı ve saf doğu ladini meşcereleri için büyüme modeli geliştirilmesi(TUBITAK, 2010) Sönmez, Turan; Karahalil, Uzay; Günlü, Alkan; Yılmaz, Murat; Aktürk, Gülcan MeydanA stand growth model is an abstraction of the natural dynamics of a forest stand, and may encompass growth, mortality, and other changes in stand composition and structure. Yield tables developed for various forest types is a growth model. The first yield tables were published in Germany in 1787 and within a hundred years, over a thousand yield tables had been published. Modern yield tables often include not only yield, but also stand height, mean diameter, number of stems, stand basal area and current and mean annual volume increments. As a result of these developments of yield in Europe, a lot of techniques, approaches and models such as growth and yield equations, more detailed stand models, stand tables, transition matrices, and distance-independent and distance-dependent single tree models were developed after normal yield tables. Scientist and specialists were provided liveliness, functional and usefulness using computer technologies. Now, many countries such as Germany, Finland, Sweden, USA and Canada have developed a growth model for different tree species and been using these models for a long time. The aim of this study was therefore to develop a growth model taking into account the stand closure, mortality, in-growth and prescription for even-aged and pure Picea orientalis stands in Forest Regional Directorate of Artvin. At the end of the study, with the developed model and program, it would be possible to monitor forest stand depending on the time. Hence, decision makers would make right decisions using the accurate and required data on time, and monitor the developing a forest stand. So they could reconsider their decisions since wrong decision on forest management could cause irreversible damage on forest. They can take a long time, such as correction of 90-100 years is not even possible to even.Öğe The change of diameter increment percentage in even- aged and pure oriental spruce (Picea orientalis (L.) Link.) stands by age and diameter classes(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2013) Sönmez, Turan; Karahalil, Uzay; Günlü, Alkan; Şahin, AbdurrahmanTrees of diameter increment are known to vary according to the time and the site quality. In this study, we investigated instead of diameter increment for its proportionate percentage of the diameter increment by diameter and age classes. In this analysis, 204 sample plots data were used in the even-aged and pure oriental spruce stands. To examine the percentage change in age classes and diameter classes, the mean values of the 1011 measured diameter and age is used. As a result of a regression analysis, the relationship between the percentage of diameter increment and age classes was found to be about 95%. The relationship between diameter increment percentage and diameter classes was determined about 92%. Both are based on mathematical models derived from the relationship.Öğe Estimating Mediterranean stand fuel characteristics using handheld mobile laser scanning technology(CSIRO, 2023) Coşkuner, Kadir Alperen; Vatandaşlar, Can; Öztürk, Murat; Harman, İsmet; Bilgili, Ertuğrul; Karahalil, Uzay; Berber, Tolga; Tunç Görmüs, EsraBackground: Accurate, timely and easily obtainable information on stand fuel is of great importance in the prediction of fire behaviour. Aims: The objective of this study is to measure several stand fuel characteristics with handheld mobile laser scanning (HMLS) in six fuel types for Mediterranean region, and compare the results with traditional field fuel measurements (FFM) in 35 different sampling plots. Methods: The measurements involved overstorey (the number of trees, diameter at breast height, crown base height, tree height, maximum tree height, stand crown closure) and understorey (understorey closure, understorey height) fuel characteristics, and ground slope. Correlation analysis and t-test were performed to examine the relationship between FFM and HMLS datasets. In addition, cross-validation statistics (RMSE, rRMSE and R2) were employed to evaluate the accuracy of the HMLS method. Key results: The results indicated strong correlations among all fuel characteristics. However, overstorey fuel characteristics were more favourable (r-values between 0.804 and 0.996, P < 0.01) than understorey (r-values between 0.483 and 0.612, P < 0.01). There was no significant difference between FFM and HMLS datasets in all fuel characteristics (P > 0.05). Conclusions: The results indicated that the HMLS was practical, cost-effective, time-efficient and required less labour as compared to traditional FFM in plot-level (i.e. 0.1 ha) inventories.Öğe Estimation of crown closure and tree density using landsat tm satellite images in mixed forest stands(Springer, 2014) Kahriman, Aydın; Günlü, Alkan; Karahalil, UzayThe objective of this study was to investigate the relationship between crown closure and tree density in mixed forest stands using Landsat Thematic Mapper (TM) reflectance values (TM 1- TM 5 and TM 7) and six vegetation indices (SR, DVI, SAVI, NDVI, TVI and NLI). In this study, multiple regression analysis was used to estimate the relationships between the crown closure and tree density (number of tree stems per hectare) using reflectance values and vegetation indices (VIs). The results demonstrated that the model that used SR and DVI had the best performances in terms of crown closure (R-2 = 0.674) and the model that used the DVI and SAVI had the best performances in terms of tree density (R-2 = 0.702). The regression model that used TM 1, TM 3 together with TM 4 showed the performances of the crown closure (R-2 = 0.610) and the regression model that used TM 1 showed the performances of the tree density (0.613). Results obtained from this research show that vegetation indices (VIs) were a better predictor of crown closure and tree density than other TM bands.Öğe Evaluation of diameter distribution of even-aged and pure oriental spruce (picea orientalis (L.) link.) stands by site index and age classes(Kastamonu Üniversitesi, 2015) Sönmez, Turan; Karahalil, Uzay; Günlü, Alkan; Şahin, AbdurrahmanIn this study, in the region of Artvin, distribution of trees by diameter classes investigated in the evenaged and pure Oriental Spruce (Picea orientalis (L.) Link.) stands by site index and age classes. In the EasyFit®program, 60 different probability density functions are used to study of the distribution of diameter classes of trees in stands. For checking compliance of these models, Artvin, Ardanuç and Şavşat Forest Management Directorates, 388sample plots were taken from the data were used normally closed stands. Diameter distributions have been fitted as Weibull (3P) in III, IV, V and IV. age classes, as Johnson SB in II, VI and VIII. age classes, and as Beta inVII. age class. Also diameter distributions have been fitted as Beta in I and II. site classes, as Johnson SB in III. site class, and as Weibull (3P) in IV and V. site classes.Öğe Kadastro sonucu orman sayılmayan ağaçlık alanlar: Gölcük orman işletme şefliği örneği(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2019) Ayaz, Hüseyin; Karahalil, UzayTürkiye’de orman tanımı ve mülkiyeti konularında halen sorunlar yaşanmaktadır. Sosyo-kültürel değişim ve ekonomik gelişmelerin etkisiyle, ülke orman varlığında artışlar yaşansa da yasa değişiklikleri ve yönetsel kararlarla orman ağaçları ile kaplı geniş araziler orman sayılmamaktadır. Bu yaklaşım önemli miktarda orman alanının yasal koruma dışında kalmasına sebep olmaktadır. Yaşanan bu sorunu ortaya koymak ve çözüm önerileri geliştirmek üzere Gölcük Orman İşletme Şefliği örnek alan olarak seçilmiştir. Seçilen alanda, farklı zamanlardaki orman amenajman planı verileri ile arazi kadastrosu sonucu belirlenmiş orman varlığı arasındaki farklılıklar, konum ve büyüklük olarak irdelenmiştir. Ulaşılan sonuçlara göre, 1972 ile 2015 yılı arasında orman ağaçları ile kaplı alan %20 civarında artmıştır. Ancak, arazi kadastrosu sonuçlarına bakıldığında, orman varlığındaki artışın sadece %20’si miktarında alanın orman varlığına dahil edildiği tespit edilmiştir. Evvelinden beri orman olan veya üzerinde sonradan orman örtüsü oluşan toplam 904.5 hektar arazinin ise kadastro uygulaması sonucunda orman sayılmadığı görülmektedir. Bilimsel ölçütlere göre orman vasfı taşıyan arazilerin orman dışında bırakılmasın önemli sebeplerinden birisi, çok sınırlı haller dışında özel orman mülkiyetine izin vermeyen mevzuattır. Yapılası gereken, evvelinden beri devlete ait olan ormanların dışında kalan, tapulu arazilerde var olan veya sonradan oluşan ormanların mülkiyetine müdahale edilmemesidir. Bu yerler orman sayılmalı, sürekliliği güvenceye alınmalı, sahiplerinin faydalanması için ormancılık teşkilatı yerel çalışanlarının yapacağı faydalanma düzenlemesi ve kontrolü yeterli görülmelidir.Öğe Kestane (Castanea sativa Mill.) ormanlarında farklı silvikültürel müdahalelerin sürgün gelişimi ve karbon depolama kapasitesi üzerine etkileri(TUBITAK, 2018) Turna, İbrahim; Karahalil, UzayAnadolu kestanesi çok yönlü kullanım olanakları (odun, meyve, bal, vb.) ile dünya ve ülkemiz ormancılığı açısından büyük bir öneme sahiptir. Ancak kestane türünün biyolojisine uygun olmayan müdahalelerle kestane ormanlarının vasfı bozulmuş, birçok yerde aşı vb. çalışmalarla niteliği değiştirilmeye çalışılmıştır. Bunun sonucunda kestane ormanları uzun yıllar bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de biyotik ve abiyotik faktörlerin olumsuz baskısı altındadır. Normal kuruluşundan uzaklaşmış, yaşlı, hastalıklara maruz ve hiçbir müdahale yapılmayan ormanların sağlıklı hale gelmesi, baltalık olarak işletilerek ekonomiye kazandırılması, devamında koruya dönüştürme çalışmalarına hazırlanması gerekmektedir. Çalışmada, sürgün verme yeteneği yüksek olan Anadolu kestanesinin dip kütüklerine uygulanan farklı kesim yüksekliği (toprak seviyesinden, 10 cm yüksekten, 30 cm yüksekten), kesim şekli (meyilli ve V şeklinde), katran ardıcı uygulaması ve seyreltme müdahalelerinin sürgün verme kabiliyetine ve sürgün gelişimi üzerine etkisi ortaya konmuştur. Ayrıca biyokütle ve karbon depolama miktarı hem gövde, dal ve yaprak gibi sürgün bileşenlerine bağlı olarak hem de tüm sürgün için belirlenmiştir. Araştırmaya konu edilen alanlar doğal kestane ormanlarının yoğun olarak yayılış gösterdiği Trabzon, Sinop ve Bartın yörelerinden seçilmiştir. Kesim işlemi sonrasında üç yıl boyunca deneme alanlarında sürgünler üzerinde ölçümler gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda kesim işlemi sonrasında meydana gelen sürgün sayıları ile kesim yüksekliği arasında pozitif korelasyon olduğu ve istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gösterdiği belirlenmiştir. Sürgünlerin boy ve çap gelişimi bakımından en iyi sonuçların tüm deneme alanlarında toprak seviyesi ve toprağa yakın kesim işlemlerinde elde edildiği tespit edilmiştir. Trabzon-Araklı deneme alanında seyreltme müdahalesi sonrasındaki iki gelişme döneminde de en iyi sürgün gelişimi kuvvetli seyreltme müdahalesinde elde edilmiştir. Sinop-Erfelek ve Bartın-Amasra deneme alanlarında seyreltme müdahalesi sonrasındaki ilk yıl kuvvetli seyreltme müdahalesi, ikinci gelişme döneminde ise kontrol müdahalesi en iyi sürgün gelişimini yapmıştır.Öğe Meşcere parametrelerinin yerel uydu ve dijital kamera görüntüleriyle tahmini ve farklı uydu görüntü verileri ile karşılaştırılması(2017) Karahalil, Uzay; Karslı, Fevzi; Çil, Bayram; Canaz Sevgen, SibelOrmanların yapı ve kuruluşu hakkında daha az para ve emek harcayarak bilgi sahibi olma ve bunu güncelleme isteği önemini korumaktadır. Bu noktada, özellikle meşcere parametrelerinin doğru, hızlı ve ucuz yöntemlerle belirlenmesi büyük avantajlar sağlayacaktır. Ormancılıkta özellikle son dönemde yapılan çalışmalar dikkate alındığında, uzaktan algılama verilerinin kullanımı ile, elde edilmesi zor ve pahalı olan meşcere parametrelerinin daha kolay ve ucuz bir biçimde tahmin edilebileceği görülmektedir. Hazırlanan proje kapsamında, aynı ve farklı yaşlı olarak işletilen saf Sarıçam (Pinus sylvestris) ve saf Göknar (Abies nordmanniana subs. bornmulleriana) meşcerelerinden alınan örnekleme alanlarında yapılan ölçümler sonucu elde edilen ağaç sayısı, göğüs yüzeyi ve hacim gibi farklı meşcere parametreleri ile uzaktan algılama teknolojisi ile elde edilen parametre verileri arasındaki ilişkiler araştırılmıştır. Çalışma alanı olarak, Sarıçam meşcerelerinin ağırlıklı olarak yer aldığı Kelkit/Gümüşhane ve Göknar meşcerelerinin içerisinde barındırıldığı İğdir (Samatlar)/Kastamonu bölgeleri seçilmiştir. Gerçekleştirilen çalışmada, elde edilen uydu görüntüsü yansıma değerleri (reflectance value) ve farklı vejetasyon indeksleriyle meşcere parametreleri arasındaki ilişkiler ortaya konmuştur. Kelkit araştırma alanı için 130 örnekleme alanı, İğdir için 107 olmak üzere, toplamda seçilen 237 örnekleme alanından elde edilen göğüs yüzeyi, ağaç sayısı ve hacim verilerine dayanmıştır. Göktürk-2, Rasat, Landsat 8, WorldView-2 (pan sharpen), görüntülerinin tüm bantları için yansıma (reflectance) değerleri, digital kamera ile çekilen hava fotoğrafları için ise direkt piksel değerleri (DN) kullanılmak suretiyle 20 farklı vejetasyon indeksi hesaplanmıştır. Her banda ilişkin yansıma değerleri/DN ve onlara bağlı olarak hesaplanan vejetasyon indeksleri ile çalışılan meşcere parametreleri arasında ilişki olup olmadığı Pearson Korelasyonu ile ortaya konmuş sonrasında, regresyon analizi yardımıyla modeller geliştirilmiştir. Çalışma sonucunda aynı zamanda, orta ve yüksek çözünürlüğe sahip milli uydu görüntüleri ile diğer Landsat 8, WorldView-2, Pleiades gibi farklı görüntülerden elde edilecek sonuçlarla karşılaştırılmış ve böylece ülkemizde ilk defa ulusal uyduların etkinliği karşılaştırmalı olarak ortaya konmuştur.Öğe Orman ekosistem envanterinin uzaktan algılama ve coğrafi bilgi sistemleri ile gerçekleştirilmesi(T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı, 2005) Çakır, Günay; Kadıoğulları, Ali İhsan; Karahalil, Uzay; Sönmez, TuranKarmaşık ekosistemleri planlarken konumsal bazda güncel ve güvenilir verilerin elde edilmesi gerekir. Geniş alanlardan veri almak zaman ve para alıcı işlemler topluluğudur. Dinamik yapı gösteren orman ekosistemi ne ait veriler ne kadar güncel, güvenilir ve hızlı sağlanırsa o kadar hızlı ve sağlıklı planlamalar yapılabilir. Bu bildirinin amacı, ülkemizde günümüze kadar uygulan mış planlama sistemlerin.e veri sağlama teknikleri dile getirilmiştir. Orman ekosistem envanteri ne, uzaktan algı lama ve Coğrafi Bilgi Sisteminin getirdiği yeniliklere değinilmiştir. Orman kaynaklarının rasyonel kullanımına sağladıkları katkılar, ormancılık açısından ele alınmıştır. Ulusal ve ul uslararası bazda uzaktan algılama tekniklerinde gelinen sön durum çerçevesinde, orman ekosistem planlaması için veri kalitesinin standardizasyonu, Coğrafi Bilgi Sistemleri ve ekosistem veri tabanının önemi üzerinde durulmuştur.Öğe Preliminary results of canopy fuel load estimation using mobile laser scanning in Turkish red pine stands(Springer Science and Business Media Deutschland GmbH, 2025) Coşkuner, Kadir Alperen; Vatandaşlar, Can; Özturk, Murat; Harman, İsmet; Karahalil, Uzay; Berber, Tolga; Görmüş, Esra Tunç; Bilgili, ErtugrulThere is a growing interest in stand fuel inventories through the use of light detection and ranging (LiDAR) technology among fire researchers. In this study, canopy fuel load of Turkish red pine (Pinus brutia Ten.) stands was estimated based on point-cloud data collected from five sample plots using a mobile laser scanner (MLS). For this, stand fuel characteristics (i.e., dbh and number of trees) and fuel load models were used in combination. The estimation results were stand fuel characteristics were compared against the ground truth obtained through traditional field measurements. Preliminary results indicated that MLS was able to capture dbh and the number of trees information at the plot level. Thus, it is possible to estimate canopy fuel loads in Turkish red pine relying on species-specific models that utilize MLS data as input. Further research is needed for automating the point-cloud data analysis workflow and more accurate characterization of surface fuel in Mediterranean forests.Öğe Saf doğu ladini meşcerelerinde çap dağılımının modellenmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2010) Sönmez, Turan; Günlü, Alkan; Karahalil, Uzay; Ercanlı, İlker; Şahin, AbdurrahmanOrmanların meşcere yapıları, bu meşcerelerin günümüz ve gelecekteki çap dağılımlarının ortaya konulması ile tanımlanmaktadır. Meşcerelerin çap dağılımının modellenmesi ise, meşcerelerden elde edilebilecek ürün çeşitleri tahmini olanağı sağlaması bakımından da ormancılık planlanmasında karar verme sürecinde değerli bir bilgi olmaktadır. Bu çalışmada, Artvin yöresi saf Doğu Ladini (Picea orientalis (L.) Link) meşcerelerinden alınan 45 adet örnek alan verilerine bağlı olarak, çap dağılımlarının modellemede başarıları bakımından 2 parametreli Weibull, 3 parametreli Weibull, 2 parametreli Gamma, 3 parametreli Gamma, Beta, 2 parametreli Lognormal, 3 parametreli Lognormal, Normal, Johnson SB olasılıklı yoğunluk fonksiyonları karşılaştırılmıştır. Rennolds vd. (1988) tarafından geliştirilen hata indeksi “error index” değerlerine bağlı olarak yapılan bu karşılaştırmada, farklı çap dağılımlarını temsil etmede en başarılı fonksiyon olarak Johnson SB fonksiyonu belirlenmiştir. Daha sonra ise; Beta, 2 parametreli Weibull, Normal, 3 parametreli Gamma, 3 parametreli Weibull, 3 parametreli Lognormal, 2 parametreli Gamma, 2 parametreli Lognormal fonksiyonları gelmektedir. 4 parametreli Johnson SB fonksiyonu, farklı yapıdaki çap dağılımlarını temsil etmede kabiliyetleri ve esneklikleri oldukça yüksek olup, farklı çap dağılımlarını modelleme oldukça başarılı bir fonksiyondur.Öğe Saf doğu ladini meşcerelerinde meşcere tipi ayrımının istatistiksel olarak değerlendirilmesi(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2010) Sönmez, Turan; Karahalil, Uzay; Günlü, Alkan; Şahin, AbdurrahmanDoğal ormanlar yapı itibariyle heterojen özellik gösterirler. Bu heterojenlik genellikle ağaç türü, karışım şekli ve derecesi, gelişim çağı, yaş ve kapalılık gibi özellikler nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Ancak ormancılık faaliyetleri benzer özellik gösteren orman alanlarında daha kolay ve başarılı şekilde uygulanmaktadır. Bu nedenle ormanlık alanların yapı bakımından birbirinin aynı veya benzer özellik gösteren kısımlara ayrılması gerekmektedir. Bu işlem ormancılıkta meşcere tipi ayırımı adını almaktadır. Saf Doğu Ladini meşcerelerinde uygulamada yapılan meşcere tipi ayrımının istatistiksel olarak değerlendirilmesi amacıyla yapılan bu çalışmada Artvin, Şavşat ve Ardanuç Orman İşletme Müdürlüğü ormanlarında veriler toplanmıştır. 10 farklı meşcere tipinde alınan 234 adet örnek alanda çap, boy ve yaş değerleri ölçülmüştür. Amenajman planlarında yapılan meşcere tipi ayrımının istatistiksel olarak uygunluğu, Ayırma Analizi (Discriminant Analysis) ile belirlenmeye çalışılmıştır. Analizde; hektardaki ağaç sayısı, yaş, orta çap, orta boy, göğüs yüzeyi ve sıklık dereceleri ayırma kriterleri olarak alınmıştır. Meşcere tipi ayrımının gerçek anlamda başarılı sayılabilmesi için oranın %70’ler civarında olması gerektiğini literatürler yazmaktadır. Yapılan analiz sonucunda; orman amenajman planlarında meşcere tipi ayrımının yaklaşık %30 başarıyla yapıldığı tespit edilmiştir.Öğe Some important parameters to display the effects of climate change on forest: a case study in Cerle planning unit, Antalya, Turkey(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2020) Fosso, Lionel Constantin; Karahalil, UzayClimate change is one of the most detrimental issues of the earth in this century. It is evident that a change in climate parameters would affect considerably the entire global ecosystem’s environment. On the other hand, different forest related parameters such as natural disaster occurrence or land cover change of forest ecosystems could also help to understand the effects of climate change besides climate parameters such as temperature, precipitation or relative humidity. Therefore, in this study, selected parameters describing climate change were tried to display in a Mediterranean forest planning unit called “Cerle” located in Antalya. Firstly, trend analysis was carried out using climate parameters in the selected study area to detect the amount of climate change. Then, different natural disaster occurrences such as forest fire, windstorm, insects and pest attack evolution were displayed over a period of 30 to 50 years. Spatiotemporal changes for the same period were also tried to be demonstrated, based on historical and actual maps to identify the impact of climate change on the structure and composition of forest ecosystems. In brief, Mann-Kendall test results showed significant increasing trends in annual mean temperature and precipitation. Moreover, the natural development of crimean pine as a result of land use change analysis, as well as the increasing frequency of wildfires and windstorm leading to salvage cutting have been interpreted as the impact of climate change. It is concluded that changes in selected climate parameters are very important to display the climate change digitally. The outputs of this study could help in future forest management planning decisions and determination of silvicultural prescriptions. Furthermore, the obtained results might be the basis for the integration of climate change to forest management planning related to future climate projections and scenarios.Öğe Yetişme ortamının aktif uydu görüntüsü (radarsat-1) belirlenmesi: Artvin-merkez planlama birimi örneği(Artvin Çoruh Üniversitesi, 2010) Günlü, Alkan; Başkent, Emin Zeki; Karahalil, UzayBu bildiride, Artvin-Merkez planlama biriminin yetişme ortamı özellikleri yersel ölçümlerle belirlenmiş ve uzaktan algılama teknolojileri ile de tahmin başarısı ortaya konulmuştur. Yetişme ortamı özelliklerinin meşcere tipleri bazında RADARSAT-1 C Bandlı uydu görüntüsünden elde edilen yansıma değerleri ile örnekleme alanlarında açılan toprak profillerine ilişkin üst toprak katmanında belirlenen higroskopik nem arasındaki değişimin yetişme ortamı özellikleri bazında incelenmesi amacıyla korelasyon analizi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde, özellikle bozuk ve 1 kapalı meşcerelerde 0.82’lik bir ilişki bulunmasına rağmen, 2 ve 3 kapalı meşcereler de herhangi bir ilişki bulunamamıştır. Bu meşcerelerde ise pasif optik algılayıcıların kullanılması daha isabetli olacaktır. Buradan, uydu görüntülerinin yetişme ortamı belirlemesinde kullanılabileceği, ancak, meşcere yapısı ile kullanılacak uydu özelliklerinin iyi seçilmesi gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır.












