Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Diğer Yayınlar Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Leo animasyon filminin eğitim öğretim unsurları açısından incelenmesi(Cengiz Alyılmaz, 2025) Çoban, İsmail; Keleş, Şule; Can, TubaEğitsel ögeler, eğitimin bileşenlerini bir arada tutan unsurlardır. Eğitimin kalıcılığı ve eğitimin kolaylaşması için eğitsel unsurların bir bütün olarak sistemli bir şekilde işlenmesi gerekmektedir. Eğitim öğretim süreci üzerine kurgulanan LEO animasyon filmi içerdiği eğitim öğretim unsurlarının belirlenmesi amacıyla incelenmiştir. Nitel araştırma yönteminin tarama modelinden yararlanılan araştırmada veriler doküman incelemesi ile toplanmıştır. Yapılan inceleme sonucunda LEO animasyon filminde toplam 125 eğitim öğretim unsuru tespit edilmiştir. Tespit edilen unsurlar 8 ayrı başlık altında sınıflandırılmıştır. Yapılan sınıflandırmada en çok 44 unsur ile sınıf düzeni ve sınıf imkânları ile ilgili eğitim öğretim ögesi tespit edilmiştir. En az unsur ise ikişer unsur ile okul idaresi ve sınıf dışı iletişim kategorileri ile ilgilidir.Öğe Tarımda dijitalleşme süreci: Lisanslı depoculuk, ELÜS ve TÜRİB üzerine bir alan araştırması(Türk Kooperatifçilik Kurumu, 2025) Berberoğlu, Murat; Kızılkan, ÇiçekTarım sektörü, teknolojik gelişmelerin etkisiyle üretimden pazarlamaya, depolamadan finansmana kadar tüm değer zincirinde dijital dönüşüm sürecine girmiştir. Türkiye’de bu dönüşümün kurumsal çerçevesini Lisanslı Depoculuk (LD), Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) ve Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) oluşturmaktadır. Çalışmanın amacı, üreticilerin bu sistemlere ilişkin bilgi düzeylerini, kullanım niyetlerini ve kullanılmama nedenlerini incelemektir. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde (Giresun, Ordu, Trabzon, Samsun) faaliyet gösteren 403 fındık üreticisinden anket yoluyla veri toplanmış; elde edilen veriler ANOVA, bağımsız örneklem t-testi ve Ki-Kare testi ile analiz edilmiştir. Bulgular, katılımcıların yarısından fazlasının LD hakkında, yaklaşık %70’inin ise ELÜS ve TÜRİB hakkında düşük bilgi düzeyine sahip olduğunu göstermektedir. Yaş ve tarımsal tecrübe arttıkça LD ve ELÜS bilgi düzeyleri anlamlı biçimde yükselmekte; özellikle 56 yaş üzeri ve 21 yılın üzerinde tecrübeye sahip üreticiler daha yüksek bilgiye sahiptir. Cinsiyet açısından yalnızca LD’de anlamlı fark bulunmuş, kadınların bilgi düzeyi erkeklerden yüksek çıkmıştır. Ayrıca, bilgi düzeyi daha yüksek olan üreticilerin gelecekte sistemi kullanmaya daha eğilimli oldukları belirlenmiştir. LD ve ELÜS kullanım düşüklüğünün başlıca nedeni bölgede lisanslı depo bulunmaması iken, TÜRİB için temel neden yetersiz bilgilendirmedir. Katılımcıların çoğunluğu gelecekte de LD ve ELÜS’ü kullanmaya istekli değildir; TÜRİB için ise eğilim yarı yarıya dağılmaktadır. Kullanım dışı kalma nedenleri ile yaş ve tarımsal tecrübe arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamış, ancak bazı gruplarda örtük ilişkiler olabileceği değerlendirilmiştir. Sonuçlar, literatürde vurgulanan bilgi eksikliği, geleneksel pazarlama alışkanlıkları ve düşük finansal okuryazarlık bulgularıyla örtüşmektedir.Öğe E7 ülkelerinde hoşnutsuzluk endeksi ve insani gelişim endeksinin ekonomik büyümeye etkisi(Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, 2025) Öksüz, Gül; Çayır, MustafaBu çalışmanın amacı son zamanlarda ekonomik büyüklükleri açısından önem arz eden ve ‘‘emerging countries’’ olarak tanımlanan aralarında Türkiye’nin de yer aldığı E7 ülkelerindeki çalışan başına düşen GSYİH ile insani gelişme endeksi, hoşnutsuzluk endeksi, sermaye yüzdesi ve işgücüne katılım oranı arasındaki ilişkinin uzun dönemli etkilerini ortaya koymaktır. Çalışmada kullanılan hoşnutsuzluk endeksi Arthur Okun’un ortaya koyduğu ve stagflasyon simgesi olarak kabul gören endeks enflasyon ve işsizlik oranlarının toplamlarından oluşmaktadır. Çalışmanın amacı doğrultusunda çalışmada çalışan başına düşen GSYİH ve diğer değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesi için 1993-2022 dönemlerindeki yıllık veriler kullanılarak panel ARDL analizi yapılmıştır. Bulgular neticesinde E7 ülkelerinde değişkenler arasında uzun dönemli bir ilişkinin olduğu sonucuna varılmıştır. Uzun dönemde değişkenlerdeki artışların çalışan başına GSYİH’yı artırdığı görülmüştür. Endonezya hariç diğer ülkelerin hata düzeltme katsayısı hem negatif hem de istatistiksel olarak anlamlı çıkmıştır. Diğer ülkelerde kısa dönemde oluşabilecek bir şokun hata düzeltme katsayısı kadarki kısmının bir sonraki dönemde denge düzeyine döneceği sonucuna varılmıştır.












