Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü Yayın Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 20 / 20
  • Öğe
    Eyüp kitabı bağlamında Aharon ben Eliyahu’nun kötülük problemine çözümü ve Mu‘tezilî kelamın savunusu
    (Bursa Uludağ Üniversitesi Garbiyat Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi, 2025) Uzun, Sema Nur
    Bu makale, 14. yüzyıl Bizans Karailiğinin önde gelen düşünürlerinden Aharon ben Eliyahu’nun Ets Ḥayim adlı eserinde Eyüp Kitabı üzerinden geliştirdiği kötülük anlayışını ve bu anlayışın Mu‘tezilî kelam ile ilişkisini incelemektedir. Tanah’ın Eyüp Kitabı, geçmişten günümüze Yahudi düşünürler arasında en çok yorumlanan kitaplardan olmuştur. Orta Çağ yorumcuları, Eyüp kıssasında yer alan tartışmaları kendi felsefi ve teolojik sistemlerine uyarlamaya çalışmış; bu metni, Tanrı’nın adaleti ve inayeti konularındaki düşüncelerine destek olarak kullanmışlardır. Orta Çağ’ın en önemli Yahudi düşünürlerinden İbn Meymun, Eyüp Kitabı’nı yorumlarken hem kelamcılara hem de kelamcılardan etkilenen Rabbani bilgelere ve Karai Yahudilere çeşitli eleştiriler yöneltmiştir. İbn Meymun’un bu eleştirileri, Yahudi düşüncesinde kelamın etkisini büyük ölçüde zayıflatmış ve özellikle Bizans Karailiğinde yeni bir teolojik arayışın zeminini hazırlamıştır. “Karailerin İbn Meymun’u” olarak bilinen Aharon ben Eliyahu, İbn Meymun’un etkisiyle şekillenen bu dönemde, klasik Karai teolojisini savunmak ve kelamın kavramsal mirasını Yahudi düşüncesi içinde yeniden inşa etmek amacıyla Eyüp kıssasını yorumlamıştır. Makalenin ilk bölümünde, Bizans Yahudiliğinin genel entelektüel yapısı ve Karailiğin yeniden yapılanma süreci incelenmiş; Yehuda Hadassi ve Aharon ben Yosef gibi isimlerin Karai düşüncesindeki konumu ortaya konmuştur. Aharon ben Eliyahu’nun, seleflerinden farklı olarak Mu‘tezilî kelamı Yahudi düşüncesi içinde sistematik biçimde savunması ve İbn Meymun’un Aristotelesçiliğine eleştirel mesafesini koruması bu bağlamda değerlendirilmiştir. Ets Ḥayim, Delâletü’l-ḥâirîn ile benzer konuları ele almakla birlikte, kelamî ilkelere dayanması bakımından ondan ayrılmaktadır. Makalenin ikinci bölümünde, Eyüp Kitabı bağlamında kötülük problemi ele alınmakta ve Rabbanî, İbn Meymuncu ve Karai yorumlar karşılaştırılmaktadır. Aharon, Rabbanî geleneğin Eyüp’ün acılarını geçmiş günahların cezası olarak yorumlamasını Tanah metniyle uyumsuz bulmakta; İbn Meymun’un Eyüp’ün inanç eksikliğini vurgulayan yaklaşımını ise eleştirmektedir. Ona göre Eyüp’ün çektiği acılar bir ceza değil, “aşkın ızdırapları (yisurin şel ahava)” olarak adlandırılan, nefsin kemale ermesini hedefleyen ilahî bir imtihandır. Bu anlayış, Mu‘tezile’nin adl ilkesi doğrultusunda Tanrı’nın fiillerinde hikmet ve maslahat bulunduğu düşüncesiyle örtüşmektedir. Sonuç olarak makale, Aharon ben Eliyahu’nun kötülük problemine yaklaşımının, Bizans Karailiğinde kelamın ihya girişimlerinden biri olduğunu göstermektedir. Aharon, Eyüp ve İbrahim kıssaları üzerinden ilahî adaleti cezalandırıcı bir çerçeveden çıkararak ilahi sevgi ve hikmet ve nefsî kemale ulaşma ekseninde yeniden yorumlamış; böylece hem Rabbanî geleneğe hem de İbn Meymuncu felsefeye karşı özgün bir Karai alternatif geliştirmiştir.
  • Öğe
    Gençlere göre ideal din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni
    (Mustafa SÜLEYMAN ÖZCAN, 2018) Taşkın, Osman
    Bu araştırmada, ideal Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) öğretmenininhangi özelliklere sahip olması gerektiği sorusuna yanıt aranmıştır. Buamaçla gençlerin ideal DKAB öğretmeni algıları incelenmiştir. Bu çalışmanitel yaklaşıma göre tasarlanmıştır. Araştırmanın örneklemi 2015-2016eğitim öğretim yılında Artvin il merkezinde bulunan ortaokul ve liselerdeöğrenim gören 36 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrencilerden görüşme yoluylaelde edilen veriler, içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Belirlenentemaların desteklenmesi için, bulguların sunumunda öğrencilerinifadelerine yer verilmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerin ideal DKABöğretmeninin daha çok ahlaki ve kişisel özelliklerine vurgu yaptıklarıgörülmüştür. İdeal DKAB öğretmeninin diğer özelliklerinin; öğretmenlikyeterlikleri ve öğrencilerle iletişim ile ilgili olduğu anlaşılmıştır.
  • Öğe
    Kelâmın epistemolojik eksen olma imkânı
    (Mehmet BULĞEN, 2018) Genç, Cafer
    Kelâm âlimleri ilmi, kadîm ve hâdis olmak üzere ikiye ayırmışlar ve insana ait olanı “hâdis ilim” olarakadlandırmışlardır. Kadîm ilimle hâdis ilmi bağımsız iki ilim olarak görmemişler; içlem kaplamilişkisiyle kadîm ilmin hâdis ilmi de kapsadığını belirtmişlerdir. Kelâmcıların bu tanımlamasıyla, hangiçerçevede ele alınırsa alınsın, insandan iradî olarak sâdır olan bütün ilimler “hâdis ilim” kapsamınagirmektedir. Temel ilimler, aynı varlık alanlarını/konularını farklı açılardan ve farklı metotlarla elealarak ortaya çıkmışlardır. Ancak bu ilimlere ait müktesebat çoğalınca, ait oldukları epistemolojikekseni unutarak otonom olma sürecine girince, disiplinler arasında paradigmaya dayalı farklılaşmalarderinleşmeye başlamış; bunun bir sonucu olarak da epistemolojik parçalanma ortaya çıkmıştır. Herdisiplin kendi “realitesini” ihdas etme sürecine girince, bilgi disiplinleri arasındaki farklılaşmaderinleşerek “ayrımlaşma” sürecine geçmiştir. Disiplinler arasındaki bu olumsuz ilişkiler ağı, insanhayatını da etkileyerek bu minvalde kurumsallaşmayı ortaya çıkarmıştır. Kelâm ilmi, tarih boyunca hepilkeli bütünleşmeyi sağlama peşinde olduğundan dolayı epistemolojik parçalanmanın ortayaçıkardığı/çıkaracağı olumsuzlukları normatif bir dille ortaya koymakla yükümlüdür. Epistemolojialanında birlik/uyum sağlanamadığı sürece, küresel düzeyde barış ve uyumun sağlanmasıdüşünülemez. Bu açıdan, konu oldukça geniş kapsamlı olup çok yönlü ve bir arada çalışmayı gereklikılmaktadır. Burada sadece, teorik düzeyde kelâmın epistemolojik eksen olma imkânı ele alınmaktadır.
  • Öğe
    Analitik kitabı Farabi
    (Dergah Yayınları A.Ş., 2017) Kaya, Hacı
    Fârâbî Kitâbu't-Tahlîl adlı metninde çeşitli mantık meselelerini ele almakta, çıkarım yoları, burhan ve öncüller gibi konuların kısa bir analizinin ardından, öncüllerin bileşim oluşturma şartları, kıyas ve doğrudan çıkarım, orta terimin konumu, şartlı önermeler, yüklemin doğası, karşıolum ve döndürme, karşıolumlarda doğruluk ve yanlışlık, karşıolumlarda döndürme, döndürme ve doğrudan çıkarım yerleri, zıtlar, karşı çıkma yerleri, çıkarımda hata yerleri, burhan yolları gibi mantık meselelerinin kısa analizlerine yer vermektedir. Çevirisini yaptığımız bu eser, mantık biliminin esasen diğer bilimlere araştırmalarında takip edecekleri bir takım formlar/yerler sunan bir bilim olduğu fikrini daha çok destekler niteliktedir. Gerçekten de Fârâbî'ye göre 'yerler' bütün ilkelerin ve öncüllerin en tümel ilkelerini teşkil etmektedir. Çıkarımlar birtakım öncüllerle kurulurken, bu öncüllerin ilkesi konumundaki sözü edilen yerler dikkate alınır, başka bir ifadeyle bu yerlerin sunduğu ilkesel formlar esas alınır. David Ross'un çok yerinde ifadesiyle bir güvercin için güvercin yuvaları ne ise bir bilim adamı için de yerler odur. Güvercin yumurtasını yaparken nasıl ki yuva içerisinde kalarak yapıyorsa aynı şekilde çıkarımı yapan kişi de söz konusu mantıksal yerlerde kalarak çıkarımda bulunur.
  • Öğe
    Mantık biliminin imkanlarıyla inşa edilen bilimsel tartışma yöntemi: Münâzara ilmi ya da Âdâbu’l-Bahs
    (Iğdır Üniversitesi, 2017) Kaya, Hacı
    Şüphesiz İslâm kültür ve bilim tarihinde sorgulama ve tartışmanın bilimsel gelişmede çok büyük rolü olmuştur. Allah Teâlâ'nın dışında hiç kimsenin sonsuz ilme sahip olmadığı ve şeylere dair kesin bilgiye ancak O'nun sahip olduğu şuuru Müslüman entelektüel ve bilim adamları çevresinde her türlü bilgiyi sorgulama, kritik etme kültürünü de beraberinde getirmiştir. Ancak bu sorgulama, kritik etme gelişigüzel olmayıp belli bazı tekniklere ve kurallara bağlanmıştır. İslâm bilim geleneği içerisinde üretilmiş ve bilimsel tartışmada yöntembilim diye karşıladığımız İlm-i münâzâra veya Âdâbu'l-bahs, başta dinî ilimler olmak üzere bütün ilimler sahasında yürütülen tartışmalar için metodolojik bir çerçeve sunmaktadır. Bu metodolojik çerçeve tartışan tarafların takip edeceği birtakım teknikler ve kurallarla inşa edilmiştir. Mantık biliminin sunduğu imkanlarla üretilmiş sözü edilen teknikler ve kurallarla yürütülen tartışmada amaç hakikatin ortaya çıkarılmasıdır.
  • Öğe
    Pragmatik gerçekçi bir din felsefesi
    (Çorum Çağrı Eğitim Vakfı, 2025) Taşdemir, Tuğba; Çavuş, Beyza Nur
    Bu makale gerçeğin nasıl kavranacağına ilişkin felsefi sorunu ele alır. Buradaki zorluk, gerçek olarak tecrübe ettiğimizle gerçek olanın arasında bir fark olmadığı iddiası ile gerçeğin kavramsallaştırılmamış olduğu iddiası arasında bir orta yol bulmaktır. Bu bakımdan felsefedeki pragmatist gelenek bize ikisi arasında bir yol bulmada birkaç işe yarar fikir sağlamayı vadeder. Yazar, indirgemeci olmayan ve dolayısıyla hem dindar hem de dindar olmayan din felsefecileri için kabul edilebilir olan pragmatik gerçekçi bir din felsefesi geliştirmede bu görüşlerden bazılarına başvurur. İlk olarak önerisinin artalanı olan pragmatizmin çok kısa bir özetini verir. İkinci olarak pragmatist gelenekteki gerçekçilik kavramının aksine günümüz analitik din felsefesinde dini ya da teolojik gerçeklik olarak adlandırılana ilişkin varsayımlara kısaca değinir. Üçüncü olarak Rudolf Carnap’ın varlığın içsel ve dışsal soruları arasındaki fark düşüncesinden yararlanarak metafiziğe uygun olan ve olmayan ontolojik bağlılık arasında ayrım yapar. Dördüncü olarak Hilary Putnam’ın metafiziksel olarak gerçekçi bir varlık tasavvuruna yönelik eleştirisini ve beşinci olarak Putnam’ın içsel gerçekçilik olarak adlandırdığı şeye dair savunusunu ortaya koyar. Altıncı olarak yaşamlarımızdaki gözleme dayalı tecrübelerle var oluşa ait tecrübeler arasındaki farka dair pragmatist bir yaklaşım önerir. Son olarak Tanrı inancının Tanrı’nın varlığını varsaymayı gerektirdiği kabulünün makul olup olmadığı sorusunda pragmatik din felsefesine başvurur.
  • Öğe
    Ebû Reyye’nin tevessül hadisi konusundaki görüşlerinin tahlili
    (DINBILIMLERI AKAD ARASTIRMA MERKEZI, 2011) Akyüz, Hüseyin
    Herhangi bir hadisi tetkik etmek istediğimizde, atmamız gereken ilk adım, o hadisin kaynağını araştırmaktır. Sonrasında isnadı varsa, sağlam olup olmadığının tespitidir. Eğer sağlamsa, muhtevasının İslam‟ın temel esaslarına, Kur‟an‟a, Sünnet‟e, akla, tarihî gerçeklere vb. uygunluğunun araştırılmasıdır. Şüphesiz isnad değerlendirmesinde hadisin farklı tarîklerini bir araya getirmenin hadisi doğru anlamada önemi yadsınamaz. Dini anlama ve yaşamada Hz. Peygamber‟i sürekli takip eden sahabîlerin söz ve davranışlarından sahih ve sağlam olanları, zayıf ve uydurma olanlardan ayırmak gerekir. Zira alimlerimizin hadislerde aradığı çözümü bulamadıklarında, sahabenin konuyla ilgili görüşlerine başvurdukları tarihi bir gerçektir. Bu bağlamda yağmur duasıyla ilgili olan Hz. Ömer‟in sözünün de bu süreçten geçerek değerlendirilmesi gerektiği inancındayız.
  • Öğe
    Gazali: Mucizeler ve zorunlu ilişki üzerine
    (CUMHURIYET UNIV, 2011) Giacaman, George; Bahlul, Raja; Türkben, Yaşar
    Gazali, Tehafüt'ün 17. Mesele'sinde alışkanlık sonucu sebep-sonuç ilişkisi olarak görülen gözlemlenebilir olgular arasındaki ilişkiye dikkat çekiyor. O Eş'arilerin doktrinini kabul ediyor ve sebepliliği reddediyor. Ona göre bütün mahlükat Allah tarafından meydana getirilmektedir. Bu doğrudan veya melekler vasıtasıyla yapılabilir. G. Giacaman ve R. Bahlul, Gazali'nin Tanrı'nın kudret sahibi olduğunu tasdik etmek ve mucizelerin imkanını garantiye almak için bu düşünceleri ileri sürdüğünü iddia etmektedir. Onlara göre, Gazali'nin mucizelerin imkanını korumak için zorunlu ilişkiyi reddetmesi gerekmemektedir.
  • Öğe
    Tarih yazıcılığından tarih felsefesine: Mehmet Ârif’in “muhâkemeli tarih” anlayışı
    (SELCUK UNIV, 2010) Görkaş, İrfan
    Mehmet Arif Bey was born in Erzurum and lived in 19th century. He was one of our historiographers of Ottoman army. He did not write only 'vukuat' but also examined them himself. Before having retired, he wrote his memories by the other name 'experimentations'. His children said that he engaged with philosophy of Islam and ethics. However it is not known if he has any philosophical work or not, but he had a philosophical mode in the introduction of his book, Basimiza Gelenler, which was published a lot of times at the different dates. He tried to view history with philosophical mode and offered to carve out "a new consciousness" by moving "muhakemeli tarih" concept. This consciousness, he expressed with Ibn Khaldun's concept of the 'asabiya'.
  • Öğe
    Öğretmenlik mesleğini tercih etme nedenleri: İlahiyat fakültesi mezunları üzerine bir araştırma
    (Afyon Kocatepe Üniversitesi, 2024) Baltacı, Kamil; Coşkun, Mehmet Kamil
    Bu araştırma ilahiyat fakültesi mezunlarının, öğretmenlik mesleğini tercih etme nedenlerinde etkili olan unsurların belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. İstihdam olanağının fazlalığı, toplumsal itibarı ve farklı nedenlerle sürdürülebilir bir meslek olarak algılanan din dersi öğretmenliğinin ilahiyat fakültesi mezunlarınca yoğun ilgi görmesinin çeşitli nedenleri olabileceği düşüncesi bu araştırmanın temel motivasyonudur. Ayrıca araştırma ile yüksek din öğretiminin olası istihdam olanaklarındaki daralma durumu belirginleşecek ve temel işlevi nitelikli din adamı yetiştirme olan ilahiyat fakültelerinin zamanla öğretmen yetiştiren kurumlara dönüşeceği tezi sınanacaktır. Betimsel tarama modelinde olan araştırmanın örneklemi, 2019 yılı veya daha öncesi dönemlerde mezun olan ve halen öğretmenlik mesleğini yapmayan 1033 kişiden oluşmaktadır. Küme örnekleme yöntemi kullanılmış ve veriler, Övet tarafından geliştirilen ‘Öğretmenlik Mesleğini Tercih Etme Nedenleri Ölçeği’ kullanılarak toplanmıştır. Buna göre, ilahiyat fakültesi mezunlarının öğretmenlik mesleğine yönelmesinde etkili olan unsurların çoğunlukla maddi olduğu (iş garantisi, istihdam olanaklarının çeşitliliği, kolay iş bulma vb.); öğretmenlik mesleğini tercihte manevi unsurların (çocukları sevme, topluma katkı sunma vb.) maddi unsurları takip ettiği belirlenmiştir. Ayrıca öğretmenlik mesleğini daha çok kadınların ve toplumun alt ve orta sosyoekonomik düzeyinden gelen mezunların tercih ettiği belirlenmiştir. Eğitim Bilimleri literatürüne anlamlı bilimsel veri sunma gayretinde olan çalışma ile literatürdeki önemli bir boşluğun doldurulması hedeflenmektedir. Bu çalışmanın topluma sunulan din eğitiminin kalitesinin arttırılması ve yüksek din öğretiminde istihdam tartışmalarına katkı sunması beklenmektedir.
  • Öğe
    Postmodern salgın ve popüler dindarlık:yeni medya eksenli psikososyal bir analiz
    (Erciyes Üniversitesi Medya ve Din Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi, 2022) Baltacı, Ali
    Bu çalışma, postmodern unsurlar barındıran Covid-19 salgınının oluşturduğu yeni dindarlık biçimlerine odaklanmaktadır. Yeni dindarlık formları ile popüler kültür arasında var olan bağları belirginleştirme gayretindeki çalışma, psikososyal analiz niteliğindedir. Çalışma, salgın döneminin din ve dindarlığı radikal dönüşüme uğratacağı varsayımı üzerine kurulmuştur. Buna göre, salgın sürecinde popüler dindarlık önem kazanmış, halk inançları ve hurafeler yaygınlaşmıştır. Bireyler, salgın döneminde varoluşlarını daha fazla sorgulamış, resmi dini söylem yerine yeni medya eksenli popüler dindarlığa yönelmişlerdir. Dinin genel esasları değişmese de dindarlığın kişiye özgü olması ve salgın gibi radikal krizlerde kamusal alanın sınırlanmasıyla birlikte eklektik bireysel dindarlık biçimleri önem kazanmıştır. Bu çalışmada yeni medyanın kullanımıyla birlikte dinin kamusal alandan çekileceği, dindarlığın daha liberal biçimlerinin artacağı, sekülerleşmenin belirginleşeceği öngörülerine de yer verilmiştir. İleride yapılacak çalışmalar için kavramsal bir zemin oluşturma gayretindeki bu çalışma, postmodernite olgusunu popüler dindarlık ve yeni medya ekseninde tartışmaya açarak sosyal bilimler alanlarına katkı sunma gayretindedir.
  • Öğe
    Doçentlik başvuru ve değerlendirme sürecinde yaşanan sorunlar: fenomenolojik bir araştırma
    (Bülent Ecevit Üniversitesi, 2022) Baltacı, Ali
    Bu çalışma, doçentlik başvuru ve değerlendirme sürecine ilişkin adayların tecrübelerinden hareketle yaşanan sorunları görünür kılma amacını taşımaktadır. Ayrıca adayların deneyimledikleri sorunlara ilişkin olası çözüm önerileri de geliştirmeye çalışılmıştır. Fenomenolojik desende tasarlanan araştırmanın çalışma grubu 41 doçent adayından oluşmaktadır. Derinlemesine görüşmelerle elde edilen veriler betimsel analize tabi tutulmuştur. Çalışma sonuçlarına göre doçent adayları; başvuru koşulları, başvuru sistemi, eserlerin puanlanması, jüri belirleme ve değerlendirme süreci, başvuruların açıklanması, etik inceleme ile kurumsal iletişimle ilgili sorunlar yaşadıklarını dile getirmişlerdir. Doçentlik başvuru sürecinin şeffaf hâle getirilmesi, iletişim süreçlerinin geliştirilmesi ve adil değerlendirme ilkelerinin uygulanmasıyla yaşanan sorunların büyük bölümünün çözümlenebileceği belirlenmiştir. Bu çalışma ile son dönemde sıkça tartışılan değerlendirmede adalet ve liyakat ilkesinin önemi belirlenmiş, yükseköğretim literatürüne yeni ve özgün veri sunulmaya gayret edilmiştir. Ayrıca çalışmanın ÜAK’ın kurumsal yapısının geliştirilmesi ile yükseköğretim kalite çalışmalarına da katkı sunacağı düşünülmektedir.
  • Öğe
    Covid-19 salgın sürecinde toplumsal ve dini yaşamın dönüşümü: psikososyal bir analiz
    (Ordu Üniversitesi, 2022) Baltacı, Ali
    Bu çalışmanın amacı, Covid-19 salgın sürecinde toplumsal yaşamda gözlemlenen dönüşümlere bağlı olarak din kurumunun salgından nasıl etkilendiğini belirlemeye çalışmaktır. Psikososyal analizle desenlenen çalışma, sosyal psikolojide var olan çeşitli kuramlar eşliğinde toplumsal ve din? yaşamın dönüşümünü incelemektedir. Kriz döneminin kendine has akışkan değişimine uyum sağladığı var sayılan din, geleneksel formundan farklı olarak, kaygılı insanı teskin edecek yeni inanç ve dindarlık formları üretme potansiyelindedir. Bu kapsamda salgın sürecinde din ve dindarlığın farklılaşması, yaşanmaya başlanan sentetik dönüşüme karşı dinin gösterdiği karşı duruştan öte, bir tür evrimsel uyum veya varoluşsal tepki olarak nitelenmiştir. Seküler, mistik ve paranormal unsurlar ile bunlara tezat oluşturan din? ve manevi yönelimlerin salgın ile birlikte öne çıktığı gözlenmiştir. Çalışmada bu karmaşık davranış sürecinin altında yatan psikososyal motivasyonlar belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma sonucunda dinin, salgın sonrasında değişeceği ve daha da dijitalleşecek dünya ile birlikte bir tür post-corona dindarlığı oluşturup varlığını yeni bir formda sürdüreceği öngörülmektedir. Bu çalışmanın var olan düşünsel zeminde yeni tartışma alanları açması ve sosyal bilimler alanına katkı sunması umulmaktadır.
  • Öğe
    Sosyal yapılandırmacılıkla ekberî geleneğin epistemolojik bağlamda karşılaştırılması
    (Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, 2017) Öncü, Ali
    Yapılandırmacı öğrenme kuramı kendinden önceki davranışçı ve bilişselci kuramların aksine öznel bilgiye önem verir. Vygotsky’e göre, bireyin öğrenme faaliyeti çevresiyle olan iletişiminden etkilenir. Çünkü birey, dünyayı sosyal çevresinden edinmiş olduğu araçlar (dil, semboller, işaretler, aletler) vasıtasıyla kavrar. Dolayısıyla Vygotsky’e göre bilişin araçları bireyin içinde yaşamış olduğu kültüre ait bu araçlardır. İbnü’l-Arabî’nin son dönem şârihlerinden Ahmed Avni Konuk’a göre ise, insan varlığı kendisinde tezahür eden isimler aracılığıyla kavrar. Yani insana verilmiş “istidat” -ki kendisinde tezahür eden isimlerdir- onun dünyayı bilişini etkiler. İşte bu çalışmada Vygotskyci biliş araçlarıyla, Ahmed Avni Konuk’un biliş aracı –“istidat (esma)”- karşılaştırılmaktadır. Bu karşılaştırmanın ardından din eğitimi programları ile ilgili bir takım öneriler verilmektedir.
  • Öğe
    Değerlerin belirlenmesi testi (DIT) ile ahlaki yargı yeteneği testi (MUT) arasındaki ilişkinin incelenmesi
    (Ondokuz Mayıs Üniversitesi, 2017) Kaya, Mevlüt; Çinemre, Semra; Taşkın, Osman; Yazgan, Şenay
    Bu araştırmada, ahlaki yargıyı ölçmek amacıyla yerli ve yabancı literatürde en yaygın olarak kullanılan James R. Rest’in geliştirdiği DIT (Defining Issues Test) ile Georg Lind’in geliştirmiş olduğu MUT (Moralisches Urteil Test) testlerinin teorik ve uygulama açısından karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla, ilk olarak her iki bilim adamının testlerle ilgili kendi teorileri ve çalışmaları kuramsal açıdan ele alınmıştır. Daha sonra, testlerin ülkemizde uygulandığı bazı araştırmalara değinilmiştir. Son başlık da, DIT ve MUT testlerinin uygulandığı bulgular ve yorum kısmına ayrılmıştır. Her iki test, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Artvin Çoruh ve Ondokuz Mayıs Üniversitelerinin çeşitli programlarında öğrenim görmekte olan 251 öğrenci üz erinde uygulanmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli benimsenmiş ve verilerin çözümlenmesinde SPSS 16.0 programından yararlanılmıştır. DIT ve MUT testleri arasındaki korelasyonu belirlemek için Pearson momentler çarpımı korelasyon testi kullanılmıştır. Bağımsız değişkenler ile DIT ve MUT testi arasındaki ilişkinin belirlenmesinde, t-testi ve ANOVA testinden yararlanılmıştır. Sonuç olarak, her iki test arasındaki en temel teorik farkın DIT’ta basamak önceliği; MUT’ta ise basamak tutarlılığı olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte; testlerin yapısal anlamda da birbirinden farklı olduğu sonucuna varılmıştır. Uygulama sonucunda DIT ölçeğinin P-Puanı ile MUT ölçeğinin C-puanı arasında anlamlı bir ilişkinin (r= -0,02) olmadığı ortaya çıkmıştır. Bağımsız değişkenlerle yapılan ilişkilendirmeler sonucunda cinsiyet değişkeni ile öğrencilerin ahlaki yargı puanları arasında DIT testinde anlamlı bir farklılaşma bulunurken, MUT testinde bir farklılaşmaya rastlanılmamıştır. Üniversite ve öğrenim görülen bölüm değişkenleri ile ahlaki yargı puanları arasında DIT testinde anlamlı bir farklılaşma görülmezken, MUT testinde anlamlı bir farklılaşma ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin ahlaki yargı puanları ile sınıf değişkeni arasında ise, her iki testte de anlamlı bir farklılık bulunamamıştır.
  • Öğe
    Rousseau’s view of human nature and values education
    (Hitit Üniversitesi, 2017) Tüfenkçi, Semra; Çetin, Mustafa
    Rousseau considers human nature and everything arising from this nature as good as their original instances. Therefore, education should reveal the positive emotions in human nature, rather than to sculpt them. Rousseau’s thoughts in Emile, have been a great influence on the educators, especially on the values education approaches of modern education. In this article, we examine Rousseau’s negative education approach which acknowledges that human nature is merely good; and the importance of negative education has been discussed in the context of values education. In this context Rousseau’s original point of view on human nature has been examined in terms of its starting point, basic claims and main concepts. Rousseau’s approach to education and Rousseauian negative education concept were also discussed in terms of values education in the article. And finally, the article concludes dealing with the importance of negative education in today’s values education.
  • Öğe
    Methods of getting adherent of new religious movements
    (Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, 2018) Turan, Süleyman; Uzun, Sema Nur
    From the second half of the twentieth century, new religious movements such as Moonism, Hare Krishna, Scientology and etc., which especially emerge in the western world, have rapidly spread and have started to exist around the world. Moreover, extensions of these movements are also encountered in our country. There are some questions brought forward in the context of NRMs, such as how these groups gain members, which basic methods adopted while winning the fans, and how can they success to keep the supporters. In this article, it is dealt with the basic methods and practices by making use of examples of Moonism, Jehovah's Witnesses, Hare Krishna, and Mormonism, which pursue the goal of increase the members of movement.
  • Öğe
    4. ve 5. Sınıf öğrencilerinin dua algıları
    (Artvin Çoruh Üniversitesi, 2018) Taşkın, Osman
    Bu çalışma Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersindeki dua eğitimini incelemek amacıyla yapılmıştır. Bunun yanında, son çocukluk dönemi dua anlayışı da incelenmiştir. Bu betimleyici çalışma nicel araştırma yöntemlerine göre tasarlanmıştır. Araştırma 2011-2012 öğretim yılında Artvin il merkezinde öğrenim gören dördüncü ve beşinci sınıf öğrencilerini kapsamaktadır. Öğrencilerden veriler kapalı uçlu ve açık uçlu soruların yer aldığı bir anket ile toplanmıştır. Öğrencilerden elde edilen veriler SPSS programında ki-kare analizi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, öğrencilerin olumlu bir dua anlayışına sahip oldukları, hayatlarında duaya sıklıkla yer verdikleri, duaya önem verdikleri, bunun yanında sınıf düzeyine göre öğrencilerin dua davranışlarında bazı farklar olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca DKAB dersinde dua eğitiminin teorik bilgiye dayandığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerden hareketle, etkili bir dua eğitimi için yapılandırmacı anlayışa uygun ders içeriğinin oluşturulması, duanın öğrencilerin hayatlarıyla ilişkilendirilmesi, dua eğitiminin bir üniteden ziyade bütün programa yayılması önerilmektedir
  • Öğe
    Depiction of religious functionary in contemporary Turkish cinema: The case of 'Winter Sleep' movie
    (Cumhuriyet Üniversitesi, 2017) Öncü, Ali
    Din eğitiminin, formal eğitim süreçleri yanında informal eğitim süreçlerini de irdelemesi ve betimlemesi gerekir. Çünkü informal öğrenmeler bireyin ve toplumun anlam perspektiflerinin oluşmasına etki ederler. İnformal öğrenmeler bireyin günlük hayatı içinde çeşitli tecrübeler aracılığıyla ortaya çıkabilir. İnformal öğrenmelere neden olabilecek tecrübelerden birisi de sinema filmleridir. Bu çalışma, din adamının, çağdaş Türk sinemasında hangi özellikleriyle görünür kılındığını incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu bağlamda Nuri Bilge Ceylan’ın Kış Uykusu filmi nitel araştırma yöntemlerinden araçsal durum çalışması yöntemiyle analiz edilmiştir. Filmde yapılacak analizlere veri kaynağı olarak İmam Hamdi karakteri seçilmiştir. Yapılan analiz sonucunda İmam Hamdi’nin fakir olarak gösterildiği tespit edilmiştir. Bu fakirlik sadece maddi yönden değil bütün sermaye türlerini kapsayan bir fakirliktir. Yani İmam Hamdi, maddi fakirliğin yanında bilgisiz ve estetik duyarlıktan da uzak bir karakter olarak yansıtılmıştır. Bu sebeplerden ötürü filmdeki diğer karakterler ona saygı duymazlar. Sonuç bölümünde filmde görünür kılınan din adamı karakterinin gerçekliği tartışılmış ve bu tartışmaya bağlı olarak bazı öneriler dile getirilmiştir
  • Öğe
    [Kitap İncelemesi]: Hz. Peygamber’e yahudi ve hristiyanların yönelttikleri sorular, Aynur Uraler, İstanbul: İFAV, 2016, 399 sayfa.
    (Artvin Çoruh Üniversitesi, 2017) Uzun, Semanur
    Aynur Uraler, Hz. Peygamber’e Yahudi ve Hristiyanların Yönelttikleri Sorular isimli çalışmasında, Hz. Muhammed’in peygamberliğinden sonraki dönemde ehl-i kitap mensupları tarafından kendisine sorulan soruları ve Hz. Muhammed’in bu sorulara karşılık verdiği cevapları tespit etmekte ve değerlendirmektedir. Hadis alanında hazırlanan eserde yazar, hadis ilminin sünneti ortaya çıkarma görevinden hareketle Hz. Peygamber’in ehl-i kitap ile ilişkilerini anlamaya yönelik bilgilerin tasnif edilmesini hedeflediğini ifade etmektedir (s.13).